Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
399
 

Sözün bittiği yer

Sözün bittiği yer
 

İstanbul´da yaşayan Zeynep-Kenan Apaydın çifti, bundan 8 ay önce dünyaya gelen ikinci kızları Buse ile mutluluklarını katladı. Ancak Buse, 3.5 aylıkken rahatsızlandı. Buse´ye karaciğer yetmezliği tanısı konuldu. Bir süre tedavisi İstanbul´da devam eden Buse´yi doktorlar İzmir´deki Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi´ne organ nakli için gönderdi. Zeynep Kenan Apaydın çifti kızlarının organ nakli ile kurtulacağı ümidiyle sevinçle İzmir´e 1.5 ay önce geldiler. Minik Buse´nin talihsizliği burada da peşini bırakmadı. Parça karaciğer nakli için gönüllü olan anne ve babanın doku uyumu Buse ile tutmadı. Doktorlar, şu anda 8 aylık Buse´nin yaşaması için karaciğer naklinin şart olduğunu söyledi. Bu arada Zeynep Kenan Apaydın çifti, İstanbul´da kirada oturdukları evden çıkarak, hastaneleri evleri olarak bildiler. Eşyalarını bir bir satarak Buse´nin mama, bez, Yeşil Kart´ın karşılamadığı ilaçları almaya çalıştılar. İzmir´de önce EÜ Tıp Fakültesi´nde bir süre kalan, doku uyumu tutmadığı için organ naklinin gerçekleşemeyeceği söylendiği için taburcu edilerek Bornova´daki Hasta Çocuk Evi´nde son 10 gündür kalan Apaydın çiftine, Pazartesi günü kaldıkları odayı boşaltmaları istendi. Gidecek yerleri olmadığı için Buse ile anne ve babası dışarıda kalacak.

NİKAH YÜZÜĞÜMÜZÜ SATTIK

Baba Kenan Apaydın (28), hastalığın Buse´yi de kendilerini de yıktığını ifade ederek, ``Hastaneler evimiz oldu. Kızımın durumu çok ağır. Karaciğer nakli gerekiyor. Anne, baba olarak biz vermek istedik, uymadı. Bizim ikametgahımız İstanbul. Elimizdeki son parayla İzmir´e geldik. İzmir´e sevinerek, coşarak geldik. Geri dönmemiz gerektiğini söylediler. İzmir´den İstanbul´a dönüş yapmamız gerekiyor. Ama bizim İstanbul´da başımızı sokacak evimiz artık yok. Hastalık peşindeyken çalışamadım. Evimdeki eşyaları sattım, paraya dönüştürdüm. Hastanede ihtiyacımız oldukça harcadık. Çalışmak istedim ama çocuğun peşinde dolaşmak zorundaydım. 5 ay içinde herşeyi tükettim. Yeşil kartlıyız ama her ilacı karşılamıyor. En son eşimin alyansını sattık. İlaç alacaktık. Yüzük 55 YTL tuttu. 100 YTL´lik ilaca paramız yetmedi. Biz de o parayla mamasını, bezini aldık. Yüzükten başka satacak birşeyimiz kalmadı'' dedi.

SOKAKTA KALACAĞIZ

Şu anda kaldıkları Hasta Çocuk Evi´nden Pazartesi günü ayrılmalarının istendiğini belirten Kenan Apaydın, ``Nereye gideceğiz bilmiyorum. Çıktığımız zaman sokaktayız. Başımızı sokacak bir evimiz yok. Tek isteğim, duyarlı vatandaşların yeni bir yuva kurmam için maddi ve manevi destek vermeleri. Hiç tanımadığım insandan yeri geldi çocuğum için para istedim. Allah razı olsun verdi. Gitti mamasını aldı ama insanların da gücü bir yere yetiyor. Şu anda çocuğumun hastaneye yatıp normal tedaviye başlaması gerekiyordu'' diye konuştu. Buse´nin yaşamasının karaciğer nakline bağlı olduğunu dile getiren Kenan Apaydın, "Doktorlar bize karaciğer nakli olursa yüzde 90 ümit verdiler. İstanbul´e dönüp organ bulununcaya kadar ayakta tedaviye devam etmemezi, uygun organ çıktığında bizi çağıracaklarını bildirdiler'' dedi. Kenan Apaydın, ilk kızları 3.5 yaşındake Sudenaz´ı da kendi anne ve babasının memleketleri Giresun´da baktıklarını, onların da yardım edecek maddi güçleri olmadığını söyledi.

ŞEKERLİ SU İLE BESLEDİM

Anne Zeynep Apaydın (24) kızı Buse´yi gördükçe çaresizliğine ağladığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Çocuğumu böyle görünce, elimden birşey gelmeyince anne olarak kendime çok kızıyorum. Elimden birşey gelse çocuğumu kurtarmak istiyorum ama başaramıyorum. Her an birşey olacak diye başında bekliyorum. Kendimi hazırlamak istiyorum ama hazırlayamıyorum. Evladıma birşey olacak diye çok korkuyorum. Dua ediyorum Allah´a bize bağışlasın diye. Pazartesi günü buradan çıkmamızı istediler. Dışarıda kalacağız. Gidecek bir yerimiz yok. Bize yine 5 gün fazla verdiler ama o süre içinde de birşey yapamadık. Çocuğum için sesleniyorum, ne olur bizi duyun, bize yardım edin. Dışarıda kalmamıza izin vermeyin. Çocuğumun kurtulmasını istiyorum. Başka bir dileğim yok. Allah bu acıyı kimseye vermesin. Dayanılacak gibi birşey değil bu. İki üç gün önce şekerli su içirdim doymadı. Bağırdı durdu. Elimden birşey gelmedi. Bakkala gittiğimde yalvardık, çocuğum için mama istedim ama vermediler. Ne yapacağız derken aklıma şekerli su geldi. Çocuğumun karnı çok şiş. Asit var. uyuyamıyor. Sızlanıyor. Sıkı beslenmesi lazım. Elimizde olmayınca ne yapacağız.' (Kaynak:Milliyet)

Ülkenin gerçek portresi bu işte... Sağlık sektörü tükenmiş durumda. Devletin insan hayatına insan sağlığına verdiği değer ortada. Kanal kanal gezip boy göstermekle sorunlar çözülmüyor.

Sözün bittiği yerdeyim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunları uyduruyorlar...Hökümatı yıpratmak için söyleyollaaar ...Sosyal devlet olduk netekim ...Hamdolsun !..

Mesut Selek 
 14.12.2008 21:16
Cevap :
:( Sayın Başkanım keşke söylediğin gibi olsaydı gerçekten ne iyi olurdu... Sevgiler...  14.12.2008 22:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster