Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
598
 

Stres!

Stres!
 

Kimsenin kalbini kırmamak için “Evetler” çoğunlukta! Kalbim beynim hüngür hüngür “Hayır” diyerek dirense de! Gün bitiminde, ceplerim evetlerle dolup taşarken, sarı cılız “Hayırlar” ın yan etkisi vicdan azabı, yatağımda yastığımda!

Kendime ayıracak vaktim yok, öyle ise mola verme zamanı geldi!

Konuk dinleyici olarak katıldığım bir sempozyumda bilgin kişilerin konuşma ve açıklamalarının, bana hatırlattığı düşüncelerin özeti.

Kadınlar ense omuz sırt ağrılarından, erkekler kalça kasık bölgesinden muzdarip oluyorlarmış, hormon cortisol ikide bir devreye girdiğinde! Yağlandırıp yaşlandırıyormuş insanoğlunu, tüm hastalıkların temelinde o da yatıyormuş! Acımadan utanmadan bizi zehirliyormuş!

“Gel beni çürüt” diye davetiye gönderen bizler, o geldiğinde avuç avuç hap yutarak, onun işini kolaylaştırmak için yardımcı oluyormuşuz! Beden; bir yandan kendi ürettiği zehirden diğer yandan bolca yutulan renkli kimyasal bonbonlardan kendini arıtma çabasına düşermiş, her zaman galibiyetle sonuçlanmazmış bu mücadele!

Cortisol’ün kardeşi Adrenalin, kısa yaşamlı olduğundan beden ona ihtiyaç duyarmış canlanmak için! Spor yapmak, dans etmek, sevmek, sevişmek gibi!

Johannes İnsel din adamı görevi dert dinleyip, doğru yol göstermek! Başarılı olmak adına kendini şarj etmeyi unutarak, hababam kendinden vermiş! Bir gün bir anda iki kulağı duymaz olmuş! ( Tıp dünyasında buna Burnout denirmiş, kulakların iflası)

Din adamının karşısına dikilen kardeşi”Yetti gari ben din adamıyla değil, kardeşim Johannes ile konuşup dertleşmek istiyorum!” Cümlesiyle tavrını koymuş! Bay İnsel de aklını, yol yakın iken başına devşirmiş, kulakları kendisiyle barışmış!

Çevremizdekiler, bizim hayatımızı planlayıp programlamaya bayılırlar, Allah razı olsun onlardan, bazen iyi niyetin verdiği zarar, kötü niyete fark atar! Dizginleri (Her kim olursa olsun) başkalarına kaptırdığımız anda, hani şu yaramaz hormon cortisol var ya tere ne tere nene türküleriyle sahneye çıkarmış!

Ondan sonra gelsin haplar, gitsin şuruplar!

Yeni yetişme genç kız, düğüne gidecek giysisi yok geçen düğünde giymişti iki kez aynı bez parçası giyilir mi? Üstelik sivilceler kabarmakta!

Eş dost ziyarete gelecek, ev halkı yasta! Ne pilav kıvamında nede kurabiye börek! İnat ediyorlar kabarmamakta!

Psikologlar, sosyologlar davranış bozukluklarını düzeltmek uğruna sayısız kitapları yutanların ortak görüşü, biz insanların dünyaya geliş nedenini çözememiş olduğumuz yönünde.

Onlara göre sorunları çözmek, çare ve doğru yolu bulmak için bu dünyaya gönderilmişiz! Birbirimizin koçluğunu yapıyormuşuz!

Kıskanç sevgililer, laf dinlemez evlatlar, huysuz komşular, başarılarımızı görmezden gelen işverenler bizleri ince ince işlemek yontmakla görevlendirilmişler! Onlarla sürtüştükçe pırıl pırıl parlıyormuşuz!

Tüm korkularmış stressssslere düşmemizin girip çıkmamızın nedenleri! Başaramama yetişememe alkış alamama korkusu!

Ya beğenmezler ya sevmezler ya aralarına almazlarsa! Çocuklarımız evrenkenti bitirmeli, doktor avukat mühendis olmalı!

Saçımızı kim keser? Buğdayımızı kim eker? Şıp şıp damlayan muslukları kim tamir eder? Meslek liseleri ne işe yarar?

Dershaneler kutsal mekânlar, aile bütçesi med cezir.”Çocuk neye kadir ne ister? Önemli değil önce dershaneye gitmelidir!

“Diplomayı alsın duvara assın yeter, on sene sonra boşandığında lazım! Şimdilik çalışmasa da olur! Dörtnala uçan bilim nanoları nazlı kızımızı bekler mi? Hey gidi günler hey! Stressssse girmeye değer!

Allahın izniyle ben koçlarımı uygun bir fiyata satmak istiyorum, yerim dar! Kelli felli yaşlarda idaresi çok zor, onlara bakamıyorum. Zaten başımda yeterince tüylüler… Ağlarlar! Ağlatırlar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Program yapma" der, hemen. İyi de bazen "annem" konusunda yapılması gerekebilecek bazı katılımları düşünemiyorlar. Ben "duygusal" bir balık olmanın ötesinde "ayrıntıcı" bir balıkım da, ne yapayım.:)) Sevgiler, en kardeş mavilerle...

derinmavi.. 
 31.10.2007 21:16
Cevap :
Programsızlık arada sırada hoş olabilir, ama sadece arada sırada! Ayrıntılar: mükemmele yakın olmanın temel taşları, rasgele işler beni de yoruyor! En kardeş maviler, ablamsı mavilere dönüşebilir! Sevgiler selamlar.  01.11.2007 13:00
 

Sevilmek, kabul edilmek güdüsü ta doğduğumuz anda başlar. Başlar başlamasına da, sevilmek, kabul edilmek için ne yaparız? Bilmeden yargılayarak, sadece kendimize acıyarak ya da "burnumuz kaf dağında"... At gözlüğü ile bakarak, din-namus bekkçiliğinde... Cortisol davetiyesi yazarız sık sık, hem kendimize, hem çevremize. Oysa önce kendimizi sevsek... Saygı duysak benliğimize... İnsana ait değerlerle donansak... Diğer yaratılanlara sevgi ve saygı kendiliğinden gelir desem... Bilmem katılır mısınız? Çok keyifli ve yol gösterici bir yazı olmuş:)) Seviyorum tarzınızı. Mutlukalın:)

madamex 
 03.10.2007 15:45
Cevap :
Size nasıl olurda katılmam...Kendini tanımak, görebilmek eğitmek...Disiplin, güç iyi niyet ister! Hem çok kolay hem de çok zorlu bir iş, çünkü sınırsız bir alan." Ben dört dörtlük oldum, tamirata tadilata ihtiyacım kalmadı" dediğimiz an tüm çabalar bir anda heba oluveriyor! Ben de yazımın okunduğunu kanıtlayan, bu tür yorumları çok seviyor ve özlüyorum! Mutlu edebiliyor sunuz! Yüce, Kaf dağlarına at gözlüğü takıp çıkmaktan, oralarda sonsuza dek bekçilik yapmaktan hepimizi korusun! Güzellikler peşinizi bırakmasın! Sevgiler  04.10.2007 14:08
 

Yazınızı okurken bir an karşımda oturuyorsunuz ve tane tane yavaş yavaş anlatıyorsunuz hissine kapıldım.Omuz ağrılarım oluyor,demek ki adrenalinmiş, ben de bilgisayara kızıyordum-:))Korkuyla salgılanan adrenalin de eğer dışarı atılmazsa o esnada,daha sonra vücuda rahatsızlık veriyor.Depremler sırasında olduğu gibi,anında farkedilmiyor sonra çıkıyor acısı."Günah çıkarma" denilen olayın aslında terapi niyetine yapıldığı gerçek,insani rahatlatıyor.Stresle birçok değişik başetme yolları var.İlaç asla kullanmadım,gencecik insanlar anti-depresanla yaşıyor,görüyorum ve üzülüyorum.Daha yazacak var ama yer işgal etmeyeyim...Selamlarımla birlikte stressiz günler dilerim.Koçlarınıza da hayırlı kısmetler...

Fatma Köse  
 06.09.2007 10:12
Cevap :
...Sadece bana değil, tüm bloglara gönderdiğiniz yorumlar, yazıları baştan sona okuduğunuzu kanıtlıyor! Bu özelliğiniz beni etkiliyor ve emeğe saygınız mutlu kılıyor! Satırlarınız: Her bedene uyan giysi misali değil! İster olumlu, ister az olumlu farketmiyor! MB de Sizin gibi yorumcuların çoğalması ümidiyle Sevgiler Teşekkürler!  08.09.2007 0:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 830
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster