Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
367
 

Suçlu kim?

Suçlu kim?
 

Yıllarca küçük bir kasabada okul müdürlüğü yapmıştır. Hiçbir zaman memuru olmamıştır dersek; abartmış olmayız. Dokuz yıllık müdürlüğün sadece 6 ay kadarını memurla çalışmıştır. Çok zaman yardımcısı bile olmamıştır. Bir yardımcı hizmetler personeli vardır. Kalorifercisi de temizlikçisi de o olmuştur. Hizmetlisinin izne ayrıldığı zamanlar yılda 30 gün hizmetli görevleri de müdür tarafından yapılmıştır.

Öğretmen durumu mu? Tanıdık tanımadık kim varsa ulaşıp mücadele etmeye çalıştığı halde sürekli açık geçen dersler olmuştur. Matematik dersine eczacı ve veteriner, edebiyat dersine belediye başkanı, İngilizce dersine kaymakam ve ziraat mühendisi girmiştir. Gelen aday öğretmenler ertesi yıl askere gitmiş, bayanlar ise evlenerek veya bir yolunu bularak ayrılmıştır. Her öğretim yılında kadro yeniden kurulmuştur.

Velilerin maddi durumu yetersiz olması nedeniyle okulun ihtiyaçları kaymakamlığın ve belediyenin yardımlarıyla karşılanmaya çalışılmıştır. Bunun sağlanması için de bu iki kurumla ilişkilerin iyi tutulması için büyük mücadele verilmiştir. Yokluklar ve yoksunluklar içinde olunmasına rağmen büyük fedakârlıklarla öğrencilerin yetişmesi için çalışılmıştır. Hatta önemli başarılar kazanılmıştır.2003 yılında EA puanında kendi türündeki okullar arasında il 1.si olunmuştur.

Derslerin yanı sıra –çoğu zaman beden eğitimi öğretmeni olmamasına rağmen- spor çalışmalarına da önem verilmiştir. 2003 yılında genç erkeklerde il 1. olunarak Türkiye şampiyonasına gidilmiş ve orda Türkiye 12’liği gibi önemli bir derce elde edilmiştir.

Çocukları büyümüş ve birisi ilköğretimi bitirerek liseye birisi de 7. sınıfa geçmiştir. Artık il merkezine gitme zamanı gelmiştir. Aynı okulda beş yılını dolduran müdürler de zorunlu olarak yer değişikliğine tabii tutulacaktır. Çalışılan yerde başka lise de olmadığı için yer değişikliği kaçınılmaz gözükmektedir. Henüz zorunlu atamalar yapılmadan il genelinde isteğe bağlı boş okul müdürlüklerinin listesi yayınlanır. Ve, boş bulunan okullar için istekte bulunur. 1.sırada tercih etmiş olduğu okul kimse tarafından tercih edilmemiştir ve kimseyle çatışma yaşamadan ve rekabet etmek zorunda kalmadan ataması yapılır ve görevine başlar.

Yeni bir okula ve şehre gelmenin zorlukları içinde mücadeleye etmeye çalışırken; o okuldan iki yıl kadar önce soruşturma neticesi alınarak başka bir okula atanmış bulunan okul müdürü bölge idare mahkemesinin idarenin kararını usulen bozmasıyla birlikte eski görevine döner. Soruşturma ilköğretim müfettişleri tarafından yapılmıştır. Usulen bozulmuş olan soruşturmanın iki yıllık süresi dolmadan usulüne uygun olarak yapılması gerekirken nedendir bilinmez ama soruşturma yeniden usulüne uygun olarak yapılmaz.

Bizim müdüre derler ki sen geldiğin yere- geldikten 6 ay sonra - geri gideceksin. Kararname çıkarılır ve ataması yapılır. Sıkıntılar başlamıştır. Bütün aile sıkıntı çekmektedir. Herkesin psikolojisi bozulmuştur.17 yıllık memuriyet hayatında yıllık izinlerini bile kullanmayan müdür, 30 gün rapor kullanmak zorunda kalır.

Eş dost tanıdıklar olaydan haberdar olmuşlardır. Başka bir ilde aynı benzer bir olay neticesi için, bakanlığa sorulmuş ve bakanlık bizim müdürün durumuna düşen müdür için durumuna uygun isteği doğrultusunda eş değer bir okula atanabilir diye görüş belirtmiştir. Bir akrabasının tanıdığı şube müdürü sayesinde haber alınan bu sonuç sayesinde aynı şehir merkezinde başka bir okula atamasının yapılması sağlanır. Yeniden A tipi okuldan B tipi okula atanmıştır, ama olsun, buna da şükür. Tesadüfler sonunda geri gitmekten veya istifa etmekten kurtulmuştur.

Evet, suçlu kim? Boş bulunan okula atama isteğinde bulunup da atanan müdür mü? Soruşturmayı doğru yaptırmayan idare mi? Normalde usulüne uygun yapılacak bir soruşturmayla belki de görevine son verilecek müdür mü? Karar sizin artık…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli meslektaşım. İçini güzelce dökmüşsün. Maalesef adaletsizliğin ileri derecede olduğu bir alanda çalışıyoruz. Bu sene yapılanları daha iyi biliyorsunuz atamalarda. O sınavı kazanıp elinde sertifikası olan ve atanamayan idareci adaylarına ne demeli ? Bu meslek gönül mesleği, yapılan tüm haksızlıklara rağmen mesleğimi seviyorum. Sizin sevdiğiniz de ortada. Sorunuza gelince sizin dışınızda olan bir gelişme olmuş, sizin suçunuz yok.

Eşit Ağırlık 
 23.06.2007 9:42
Cevap :
Harun Bey, yorumunuz için teşekkür ederim. Amacım yaşadıklarımı paylaşmaktı. benzer sorunların birçok meslektaşımtarafından fazlasıyla yaşandığını biliyorum. Ben sorununumu çözmüş durumdayım ama ya diğerleri....  23.06.2007 20:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 2637
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Eğitimciyim. Evli ve Hüseyin Kürşat ve Mehmet Çağrı adında iki oğlum var. Bilgisayar ve psikoloji..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster