Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '19

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
87
 

Şüphe Tek Gerçektir

Şüphe veya kuşku, bir insanın, bir olay karşısında duyduğu emin olamama duygusu veya güvensizlik duygusudur.

Eğer birinin aklına, sera yakma fikrini sokarsan; serayı yakana kadar fikrin peşini bırakmayacaktır…

     Ünlü yönetmen Lee Chang-dong’un 8 yıl aradan sonra çektiği Şüphe, Haruki Murakami’nin öyküsü “Barn Burning” den uyarlanmıştır. Başrolleri, Güney Kore’nin en bilinen oyuncularından Yoo Ah-in, Jeon Jong- seo ve Steven Yeun paylaşmıştır.

    Film iki çocukluk arkadaşının karşılaşması ile başlar. Birbirlerini uzun süredir görmeyen iki arkadaş birbirlerini tanımaya çalışırken, Shin Hae- mi’nin cümleleri ile filmin çok eğlenceli ve heyecanlı geçeceğini anlarız. Shin Hae-mi Afrika’ya gitmek için para biriktirmekte ve pandomim öğrenmektedir.

“Sadece öğrenmek için öğreniyorum. Pandomim sayesinde istediğim zaman mandalina yiyebilirim. Bunun yetenekle bir ilgisi yok. Burada mandalina olduğunu düşünme. Sadece mandalina olmadığını unut. Püf noktası bu işte. Önemli olan gerçekten mandalina istediğini düşünmek. O zaman ağzın sulanır ve tadı gerçekten güzel olur.”

    Lee-Jong-su ise yazar olmaya çalışan fakat bir türlü ne yazacağına karar veremeyen bir yazar adayı olarak karşımıza çıkmaktadır. Shin Hae-mi Afrika’dayken kedisine düzenli olarak yemek ve su vermek görevi Lee-Jong-su’ya düşmüştür. Fakat bir sorun vardır. Kedi gerçekten var mıdır yoksa mandalina örneği gibi sadece orada olmasını istediği için bir hayal ürünü olarak mı vardır? Bu sorunun cevabını tüm film süresinde izleyici düşünür.

 

    Shin-Hae-mi Afrika’dan tek başına dönmez. Ben adlı gizemli bir adamla birlikte dönmüştür. Lee- Jong-su  Ben’e ne iş yaptığını sorduğunda Ben “basitçe anlatmak gerekirse ben oyun oynarım. Günümüzde çalışmak ve oynamak arasında bir ayrım kalmadı” diye cevap verir. Ama bu cevap Lee-Jong su’yu hiç tatmin etmemiştir. Film süresince Ben’in gizemini çözmeye çalışacaktır.

   Şüphe, hem konusuyla hem de içinde geçen konuşmalarla bana çok şey kattı. Karakterlerin birbirleri ile olan sözlü paylaşımları o kadar gerçekçi ve öğreticiydi ki o konuşmalardan çıkarım yaptığım birçok konu hakkında araştırma yaptım. Her karakterin kendine özgü bir dili vardı. Örneğin, Lee-Jon-su ve Shin-Hae -mi arasında Kalahari çölü ile ilgili bir konuşma vardı. Bu konuşma sonunda Buşmanlar hakkında bilgi edinmiştim.

    Lee- Jong-su kedinin bir türlü ortaya çıkmayışından o kadar etkilenir ki Shin-Hae- mi’nin de hayal ürünü olup olmadığından şüphe eder. Film, ismi gibi sürekli bir şüphe etrafında geçer, ana karakter Lee-Jong-su bir türlü emin olamaz. Hem karakterinde vardır hem de yaşam şartları, yetiştirilme şartları ona hiç emin olma hakkı tanımaz. Bu sebeple, Ben hakkında ne iyi düşünür ne de kötü. Onda hem sevdiği hem de sevmediği yönler bulur. Hikayesini dinlemeyi hem çok istiyordur hem de birbirlerinin zıttı olduklarını bildiği için onda bir şeyler bulmak ister. Ben zengin, Lee-Jong-su ise işsiz, kendini ifade etmekten yoksun biridir. Ben, eğlenmeyi çok iyi bilen, kendini her konuda çok iyi ifade eden, çok iyi yemek yapabilen, yurtdışında gezilere giden, Porsche sahibi biridir. Kısacası, Muhteşem  Gatsby gibidir. Fakat,  gerçekte Ben’in ne iş yaptığını kimse bilmiyordur. Film, ipuçları verse de hep bir şüphe vardır. Bu süre zarfında kimse Ben’e kötüyü yakıştırmaz. O, Kore’deki Gatsby’lerden sadece biridir. Muhteşemdir…

   Lee-Jong- su ise terk edilmiş bir çocuktur. Annesi, kardeşini ve onu babasının öfke patlamaları yüzünden terk etmiş; o da babasına olan nefretini bastırmaya çalışarak büyümüştür. Ayrıca, gereğinden fazla ciddidir. Şiddet eğilimli bir baba ve babası ile iletişimini kesmiş bir oğul.  Ne aradığını bilmeyen, bulsa bile ne bulduğundan bile emin olamayacak bir yazar adayı.

    Muhteşem ama hüzünlü yaşamların hikayesi. Film 135. dakikada yeniden başlıyor gibi. Gerçekleri ararken hayatının hikayesini bulmuş bir yazar. Ben’in evindeki makyaj kutusunun gizeminin açığa çıktığı ve Ben’in arayışlarının sonu. Hepsi son 20 dakikaya sığdırılmış. Ve Ben’in hazin sonu. Film hakkında  yorumlarınızı bekliyor olacağım. İyi seyirler…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 148
Kayıt tarihi
: 18.07.15
 
 

1992 yılı İstanbul doğumlu. İlkokulu İstanbul'da okudu, ortaokulu ve liseyi Edirne'de bitirdi. Kara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster