Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '07

 
Kategori
Babalar Günü
Okunma Sayısı
887
 

Süslü Doğan'a...

Süslü Doğan'a...
 

Hiç bir erkek senin gibi dansedemedi benimle.

O ne tangolardı öyle...

Papatya gibisin, beyaz ve ince
Seviniyor ruhum seni görünce...

Sevdim bir genç kadını, ansam onun adını
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar...

Ya o valsler ?

Gül ağacı değilem, her gelene eğilem
Çek elini elimden ben sevgilin değilem...

Biz çıkınca piste, herkes oturur muydu ne?

Bolu balolarının gülüydük biz senle.

Hiç bir erkek senin gibi, dansemedi benimle...

Ya sofra muhabbetlerimiz ?

Ben adam gibi içmeyi senden öğrendim. Doyumsuz sofra muhabbetlerini de...

Haydarpaşa yılların, edebiyat fakültesinde 2. dünya savaşında kapıldığın turancılık akımları, sonra özüne dönüş...İlçe başkanlığı, Bolu Gençlikte top koşturmaların... Bolu spor kurucu başkanlığı dönemleri... Süslü Doğan ve çetesi ekibi Deli Ayhan, Kara Cemal, Tabanı Yarık Hulki, Pürüz Cemal, Kadife Kemal, Abaza Servet' lerle yaptığınız yaramazlıklar... Annemin yanında staj yaparken, Abaza Servet amca ile anlaşıp, annemi bi kahve falına kandırışın...Ağzımız açık dinlerdik, öylece... Hadi babaaa...bi daha anlat !

Yemek yapmayı da senden öğrendim ben.

Dillere destan Abant, Gölcük, Aladağ pikniklerimizde ki, parmak yediren göveçlerin unutulur mu hiç ?

" Kuzu etinden olmalı göveç mutlaka. Sebzesi az olmalı içinde, domatesi de az tabii. Yoksa lezzeti bozulur. Sarımsaklar diş diş olacak. Arpacık soğan da olmalı içinde. " derdin. Kimse senin gibi göveç yapamazdı.Yemeklerin dillere destandı. Ne keyf adamıydın be baba...

Sana telefon açardım hep, yemek tarifi almak için. Hani annem... apar topar gitmişti ya... ben evlendikten hemen sonra. Şimdi de büyük kız beni arar hala. Senin tariflerinin aynısını veririm ona. Sonuç muhteşem tabii.

Yeme, içme ve keyf meseleleri senden sorulurdu be baba.

Biraz Sadri Alışık, biraz Gary Grant... Ne yakışıklı...ne süslü adamdın sen. Tam lakabına yakışır cinsinden.

Çakı gibi olurdu pantolonların hep. Kimselere ütületmezdin . O zamanlar ütü masaları da yok. Sererdin yere battaniyeleri.Üstüne de çarşafı. Pantolonun üstüne de ütü bezi ve ıslatılarak ütülenirdi. Buharlı ütü neyim , yoktu o tarihlerde. O ne özendi öyle...Kiracımız terzi İsmail amcanın kulakları çınlasın. Sana çalışırdı hep. Hiç kira parası aldığımızı hatırlamıyorum. Üstüne para verilirdi daha çok.

Bolu çiftetellilerini , en iyi biz oynardık seninle. Biraz erkeksi bir oyun olsa da, seni taklit etmek zevkti benim için. Hala da iyi oynarım laf aramızda, bilesin.

Ben hep, gece lambam açık ve kitaplarım yatağımın içinde, uyurum baba. Gece uyanıp, kitabımı okur, sonra yine uykuya devam ederim.Yatağımın içi kitaplarım ve gazetelerimle doludur. Sanki kitaplarla sevişir gibi. Tıpkı senin gibi. Hatta bu duruma çocukların babası dayanamadı sonunda ! Naapsın adam, ışıkta uyuyamıyordu !

Ben kitapların o büyülü dünyasını senden öğrendim . Her şey kütüphanedeki Varlık yayınları ile başladı. Ben sadece seni taklit ettim baba.

Yıllarca erkek kardeşim Neşet' i benden daha çok sevdiğini sanıp, kıskançlıklar içinde kıvrandım durdum. Pek belli etmezdin sevgini. Şöyle bir sarılmadın bana. Neşem demedin. Şapur şupur öpmedin beni yanaklarımdan. O otoritesi, sertliği dillere destan deniz gözlü Türkçe öğretmeni Neşet Bey var yaaa.. Senin baban yani. Hani bakışlarıyla konuşan... Bilirim, hep onu taklit ettin sen aslında.

Ben, o zamanlar çok üzülürdüm baba. Hep Neşet'i benden daha çok sevdiğini sanırdım. Ben de annemi senden çok severek, intikam alırdım kendimce senden.

Sonra... ne oldu ...neyi farkettim biliyo musun baba ?

Ben hep, senin gibi bir model arayıp durmuşum.

Ve o modeli arayıp dururken, model aslında ben olmuşum...

Toprağındaki gelincikler, kimbilir ne süslü, ne keyifli, ne kıpkırmızı açıyodur , şimdi Bolu'da...






Blognot: (Bu blognot meselesini çok sevdim, teşekkürler Pirmete...)
*Fotoğraf: Babam ve ben ( Ellerdeki, tutuştaki zerafete bakar mısınız . Eller her şeyi anlatıyor)
*Süslü Doğan ve ekibinin yaramazlıklarını okumak isteyenler, anılar kategorisindeki " Süslü Doğan ve ekibini takdimimdir " başlikli yazımı ziyaret edebilirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toprağı bol mekanı cennet olsun babacığının. Ne kadar şanslı olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Neşe ve sevgi deponu vaktiyle aldığın sevgi gıdalarına ve onun kaynaklarına borçluymuşsun demek:) Bi düşün kaç insan senin kadar şanslı bir çocukluk dönemi anıları hatırlar?Anlattıklarını yaşayarak okudum keşke o muhteşem insanı bizlerin de tanıma şansı olsaydı ama o muhteşem insanın eseriyle tanışmak da bi onur. Öpüyorum gülen gözlerinden sevgi dolu kalbinden, Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 26.06.2007 9:03
Cevap :
Canım Emoşum, paylaşımın için çok teşekkür ederim . beni duygulandırdın yeniden. >ben de senin dün Samsun yazını okudum. >ÇOk beğendim. Ama bu günlerde öyle üzgünüm ki... Olanlardan. En son da Haşim gidiyooo...Hiç bi şeyi değiştiremedim. Bloğ yazdım yine olmadı.Keşkke yapabileceğim bi şeyler olsaydı. Keşke buradaki sevgiler sanal olmasaydı.Sen öyle düşünmüyorsun değil mi ? Biz kadınlar, erkeklere n9azaran daha hassasız işte. Onlar kestirip atabiliyorlar. biz her yolu deniyoruz,bıkmadan usanmadan. Eksilmek duygusundan hiç hoşlanmıyoruz. Çünkü biz, içüinden can çıkaranız. nasıl kkıyarız ki insanlara..... Üfff yaaa.... Çok üzgünüm Emoşşş  26.06.2007 12:14
 

Hep özenmişimdir siyah ve beyazı, Karelerdeki duygu yüklü anılara. Hep orda olmak istedim. En güzel balolarda Tango yapmak, filinta gibi giyinmek, ispanyol paçaları çekip caka satmak tüm şaşalığıyla, bunları yapmak istedim hem. Ama işte kaderde büyüklerimizin karelerine bakmak ve hüzünlenmek varmış. Çok duygulandım, çok teşekkür ederim bu duyguları yaşattığın içinnn

estastone 
 19.06.2007 18:32
Cevap :
İspanyol paçaların üstünde, mutlaka uçları omuzlara varacak kadar büyük yakalı gömlekler olacak ama... Ve gömleğin arka yakası hafifçe kaldırılacak, havalı bir biçimde. Favoriler de mutlaka uzun, saçlarda tabii. Bıyıklar arzunuza kalmış. Aşağı,yukarı vaya pos bıyık. Metroseksüel neyim de neymiş o zamanlar... Biz 68 kuşağını ucundan da olsa yakaladık. Babalarımız süslü idi ama erkek arkadaşlarımız parkalı. Türküleri de dinlerdik, Pink Floydu ,Pepino di Capriyi de, mehtaplı yaz gecelerinde. Roberta ile yapılan dansların tadı bi başkamıydı ne ? Ziyaretin,paylaşımın için teşekkürler, sevgili YOLcu...  20.06.2007 0:45
 

Fotoğrafa uzun uzun baktım. Duygulandım, ürperdim ve içimden binbir duygu akıp geçti tarif edemediğim... Güzel bir adam ve güzel kızı...Huzur içinde yatsın.Sevgilerimle....

Fulya 
 18.06.2007 13:44
Cevap :
O siyah-beyaz fotoğraf kareleri neler neler anlatıyor, di mi Fulya'm ? ben yeni yetme bi genç kızım o zamanlar. 15 yaşlarında filan. Liseye yeni başlamışım sanırım. Büyümeye meraklı. Saçlar başlar yapılı. (O zamanlar öyle moda ) Ama bi yandan da mahcup, dudaklarımı ısır mışım...kimbilir, belki de etrafta yakışıklı bi delikanlı var, ondan hem hoşlanıyorum hem de utanıyorum.. kimbilir... kocamaan sevgiler canımın içi gamzelim...  18.06.2007 14:44
 

Babanız için Allah rahmet eylesin.Çok güzel anlatmışsınız.Ellerinize sağlık.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 18.06.2007 4:16
Cevap :
Ziyaretiniz ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Ben de sizin ve babanızın gününü içten dileklerimle kutlarım. sevgiler...  18.06.2007 12:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2300
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster