Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '15

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2308
 

Takısız tamlama

Takısız tamlama
 

İnternetten


Takısız ad tamlaması

Takısız ad tamlaması mı, sıfat tamlaması mı,”takısız ad tamlaması” diye bir ad tamlaması yok mu? Bu konuda, dilbilgisi yazarlarının görüşleri.

Tamlayan ve tamlanan ek almamıştır. Anlamca ikiye ayrılır:

1)Tamlayıcı, asıl adın neden yapıldığını gösterir: pamuk yorgan, yün çorap, lastik top, tahta sandık...

“Nitekim, madeni develer, altın zarflar, altın tabaklar, gümüş bıçaklar,k emik kaşık ve mercan saplarla dolu bir camekanın önünde mutlaka fazla durmuşum ki, uzun sakallı antikacı bu ziyaretçiden birdenbire şüphelenmişti... Kapının dışarısında porselen bir saat yarımı gösteriyordu.”  

(Kenan Hulusi Koray,Milliyet,20 Aralık 1930)

“Oraya buraya öbek öbek yığılmış eski mermer kurnalar, musluklar, alaturka tuvalet taşları, sedef sehpalar, mangallar, tavan ve duvar süslemesi parçaları, cam fanuslar, lambalar dikkatini çekti.”  

(Zülfü Livaneli, Leyla’nın Evi, s.45)

Tül perdeler arkasındaki evleri gördü.”

(Isıl Özgentürk,Dünyaya Masallar)

“Bir cuma günü de Ayasofya’da namaz kılınırken yobazın biri padişahın başına bir demir gülle attı, ama vuramadı.”    

(Hıfzı Topuz, Meyyale s.10)

2) Tamlayıcı, asıl adın neye benzediğini gösterir: altınbaşak, tunç bilek, aslan asker, inci diş...

Altın golün kahramanı, kendini onların elinden kurtardı.”                                                                                                                                                                                                                                 (Haldun Taner)

“Karartının önünde büyük bir pullu balık gümüş karnı ay ışığında parlayarak üç kere suyun yüzüne atladı.”

 (Yaşar Kemal, Ölmez Otu, s.9)

Takısız tamlamaya sıfat tamlaması diyen yazarlar da var. Bu görüşte olan yazarlar, takısız ad tamlamasında tamlayanın sıfat olduğunu, kendinden sonra gelen adı nitelediğini ileri sürmekteler.

Bu tür tamlamalara Tahir Nejat Gencin,”takısız tamlama” diyor.  (Dilbilgisi,1975,s.153)

Doğan Aksanda (Neşe Atabey, İbrahim Kutluğ, Sevgi Özel ) Sözcük Türleri’ nde konuyu,”takısız tamlama” başlığı altında İşlerler.(Sözcük Türleri ve Sözdizimi,1983,s.56) 

Ahmet Topaloğlu, Zeynep Korkmaz da” takısız tamlamaya” yer vermemişlerdir.

Berke Vardar, Açıklamalı Dilbilim Terimler Sözlüğünde “takısız tamlamaya” yer vermiş ve şu tanımı yapmıştır: Tamlayan ve tamlananın ek almadığı ad öbeği. Tül perde,devlet baba, ipek gömlek, toprak ana. (Açıklamalı Dilbilim Terimler Sözlüğü’1988,ABC Kitabevi)    

Cengiz AlyılmazOrhun Abidelerinde geçen her iki unsuru da ek almayan tamlamaları belirtisiz ad tamlaması başlığı altında inceler: Kağan at“kağan adı” Bu yapıtların yanında son yıllardaki konuyla ilgili makalelerde takısız ad tamlamasının ,”sıfat tamlaması “olduğunu savunan dilcilerin sayısının arttığını söyleyebiliriz.(Orhun Yazıtlarının Sözdizimi, 1994,s.  19-20)

Hamza Zülfikar,” ‘Takısız Ad Tamlaması’ Sorunu başlıklı çalışmasıyla taş köprü, şeytan adam gibi birliklerin sıfat tamlaması olduğunu belirtir.(Türk Dili,1995,S.523,s.781-789)

Haydar Ediskun, belirsiz isim tamlamasında bazen belirten eki düşmektedir: kuzupirzola, şiş kebap. Takısız tamlamaya yer vermemiştir.(Türk Dilbilgisi, 1963,s.118)

Muharrem Ergin, tamlayan eki alan isim tamlamasına “belirli isim tamlaması”,tamlayanı eksiz olan isim tamlamasın da “belirsiz isim tamlaması” der. Takısız tamlamaya yer vermez. (Türk Dil Bilgisi,1990,s.361 )

Mustafa Güveli, Tahir Nejat Gencan’ın takısız tamlama dediği birlikleri, Haydar Ediskun’un sıfat tamlaması olarak adlandırdığı görüşünden hareketle konuyu tartışmaya açar ve anlamı öne çıkararak bu tür yapılara sıfat demek gerektiği görüşünü ileri sürer. Mustafa Güveli, demir çubuk, tunç bilek örneklerinin sıfat tamlaması olması üzerinde durmuştur.(“Okur Mektupları: Takısız Tamlamalar Sorunu”,1969,S.210,s.835-836)

Semra Harput ve Ali Türkseven, Çağdaş Türk Dili dergisinde, bu tür tamlamaların “sıfat tamlaması “olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadırlar.(Hamza Zülfikar,Türk Dili Dergisi,1995,sayı 523)

Süreyya Eryaşar, Çağdaş Türk Dili’nin 77/78’inci sayısında Ali Türkseven “Takısız Ad Tamlaması Olabilir mi?”başlıklı yazısında ,”takısız ad takımı”adlandırmasının bilimsel bir açıklaması bulunmadığını, onların sıfat takımı olduğunu öne sürdüğünü yazar.

TürksevenGencan’ın takısız ad takımı dediği” mermer saray”ın sıfat takımı olduğunu savunur.Eryasar, dillerde söz, ana yargıyla ilişkin bir sorunu yanıtlar. Neyin yanıtı olduğuna bakılarak sözcüklerin türleri belirlenir. Gencan’ın gösterdiği güzel saray örneğindeki güzel sözcüğü nitelik bildirmekte, yani nasıl sorusunu yanıtlamaktadır. O nedenle güzel saray söz kümesi bir sıfat takımıdır. Mermer saray takımındaki tamlayan mermer sözcüğüyse nasıl sorusunun yanıtı olamaz; sarayın yapımında kullanılan varlığı bildiriyor. Varlığı bildiren sözler adlardır; o nedenle mermer sözcüğü, bu bakımdan sıfat değil, addır, der.(Çağdaş Türk Dili, 1995,S.85,s.30-31)

Tahsin Banguoğluad takımlarını,”belirli ,belirsiz ad takımı”olarak ikiye  ayrırır.(,Türkçenin Grameri, 1990,s.498)

Vecihe Hatipoğlu,”ana yurdumuzda bıraktığımızÖtüken Yışgibi eksiz isim birliklerinin Anadolu’da da aynen bulduğumuzu belirterek Anadolu’da yer adlarından benzer örnekler verir. Bu tür yapıların Osmanlıca metinlerde ekle kurulduğunu söyler. Yer adlarında birincinin, ikinci ismin hangi maddeden yapıldığını göstermek için kullanılan taş köprü vb.örnekler de verir.(Türk Dili,1954,S.36,715-719)  “.

Yusuf Çotuksöken, anlam yönünden birbirini bütünleyen adların kurduğu tamlayanı da tamlananı da ek almayan tamlama türü. Takısız tamlama, gerçekte sıfat tamlaması olduğunu söyler. Şu örnekleri verir: yün hırka, tahta masa, elma yanak, kepçe kulak, altın yüzük, hokka burun, demir kapı gibi.(Dil ve Edebiyat Terimleri Sözlüğü,1991,s.178)

 

Dilbilgisi” çalışmamdan alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkürler Başdoğan Hoca, yine Dilbilgisi'nin bir sorun alanını önümüze getirdin. Elbette dille ilgilenen herkes okuyacaktır. Mutlu günler.

Erdal Ceyhan 
 02.08.2015 12:14
Cevap :
Üstadım,böyle konuları okuyan sınırlı.Özellikle dilciler okusalar da konu gündeme gelip tartışılsa.Selam ve sevgilerimle.Esenlikler.  02.08.2015 16:31
 

Sayın yazarım ne yalan söyleyeyim kafam karıştı.İster takılı ister takısız tamlama olsun. Selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 02.08.2015 11:03
Cevap :
Nahide Hanım,bu konuda her "dilbillgisi"yazarı farklı görüşte.Ben,bu konuda"Tahir Nejat Gencan '"ın görüşü olan "takısız ad tamlaması" görüşündeyim.Selam ve saygılarımla.  02.08.2015 12:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 329
Toplam yorum
: 1185
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1870
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster