Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '06

 
Kategori
Teknoloji
Okunma Sayısı
1776
 

Teknolojinin dili ve Türkçemiz..!!!

Teknolojinin dili ve Türkçemiz..!!!
 

İşten çıkmaya hazırlanırken telefonum çaldı. Genelde bu saatlarde gelen çağrılar sıkıntıyı da beraberinde getirirdi. Yanılmamıştım, otomatik depolarımızdan birinin çıkışındaki barkod okuyucu okuduğu bilgileri ana sunucuyu göndermiyordu. Deponun yönetim odasına vardığımda arkadaşlar yoktu, onların gelmesini beklerken gözüm iletişim tahtasına ilişti. Gayri ihtiyari okumaya başladım. Şöyle yazıyordu:

"Yeni gelen lcd tv' leri panolarda asılı olan size tablosuna bakarak size verelim. Sorun yaşıyoruz Size tablosunda kutunun uzunluk ve yükseklik bilgileri mevcuttur. Hangi boyuta denk geliyorsa ona size verelim."

Uzun zamandır arkadaşlarla beraber çalıştığım için kullanılan terminolojiyi çok iyi biliyordum. Ancak günün yorgunluğu üstüme çökünce ben yazıyı dümdüz yorumlamaya başlamıştım. Kim kime ne veriyor onu çözmeye çalışıyordum. Olmadı bir daha okudum, yine sonuç yoktu. Sonra kafamda şimşek birden çaktı, burada sık sık adı geçen size kelimesi bizim otomatik robotun program numarasına karşı gelen size (ölçü)' ın karşılığıydı. Teknisyen arkadaşımızda sorunlu bazı ürünler için yeni program numarası verilmesine dair bir uyarı yazmıştı aslında.

Daha bu olayın şokundan kurtulmaya çalışırken bir kablonun üzerinde yazanlar gözüme ilişti. Yakından bakarak yazan yazıyı okuyabildim:

"Sikeynır okuyucunun kablosu"

Anlatılmak istenen barkod tarayıcının(scanner-sikenır okunur) kablosuydu. İçim biraz sıkıldı açıkcası, teknolojiyi üremediğimiz için çözümü yurtdışından direkt satın almış ve süreç içinde onların terimleri bizim de terimlerimiz olmuştu. Onlar gittikten sonra da Türkçe terim kullanmaya pek de özen göstermeyince ortaya bu garip durum çıkmıştı.

Yakın zamanda ben benzer durumlardan rahatsız olmuş ve arkadaşlarla beraber bu konuda karar almıştık. Artık mümkün olduğunca Türkçe kelimeler kullanacaktık. Ancak o kadar içimize işlemişti ki, bir çırpıda bu alışkanlıklardan vazgeçmek mümkün olamıyordu. Ancak vazgeçmeye niyetimiz yoktu.

Babamla beraber televizyonda Top Gun' ı (Üstün Silah) izliyoruz. Savaş uçaklarına bayılan biri olduğum için bu film benim bu anlamda ilk gözağrımdır. Filmin heyecanlı bir yerinde şöyle bir çeviri yapıldı:

"Hiç misilim kalmadı.!!"

Babam bana dönüp:

"Oğlum misil nedir?" dedi.

Yani hiç füze(missile) kalmamıştı. Çeviriyi yapan kişiler o kadar aciz veya o kadar kendi öz diline ilgisizdi ki filmi izleyiciye bu şekliyle sunabiliyordu. Benzer konular açıldığında herkesin ilk vurguladığı bazı teknik kelimelerin Türkçe karşılığının tam olmadığıdır. Öyle bile olsa bu da güzel dilimizin değil, bazı kurumların ve bizlerin hatasıdır. Ancak çok güzel Türkçe karşılığı olan nesnelerden bile bahsederken bizler bilerek İngilizce karşılığını kullanmayı tercih ediyoruz. Yılmaz Erdoğan' ın "Cebimde Kelimeler" oyununda dile getirdiği gibi:

"Naturel Spring Water" demek daha havalı geliyor, öyle ya "Kaynak Suyu" çok banal, çok alcaltıcı.

Değerini bilemediğimiz birçok bize özgü nimetler arasında güzel Türkçemiz de var. İster teknik alanda, isterse günlük yaşamda olsun görev hepimize düşüyor. Gelip de John, Elizabeth veya Carlos bunu bizim için yapacak değil ya..!!! Bir birey, bir toplum veya bir millet en iyi kendisi gibi olur. Bir başka dile, millete benzemek ortaya basit bir kopya çıkarır. Ve hiçbir zaman aslı varken kimse kopyasına saygı duymaz..!!!

Hoşcakalın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Orta okulda yabancı dilim Almanca idi. Ama almancayı sadece 1 sınıfın 1 ci döneminde gördüm. Diğer 2 yılımız öğretmen olmadıığı için ders hep boş geçti. Liseye gidince ise Okulda Almanca yoktu Fıransızca ve İngilişçe vardı. İkisinden birini tercih etmem gerekiyordum. Bende ingilizceyi seçtim. Lisede bir şey öğrenmedim. Benim teknoloji merakım çok. Ama ingilizceyi bilmediğim için çoğu şeyi yanlış telefuz ediyorum. Önceleri komplekse kapılırdım ama sonradan geçti bu durum. En fazla yanlış kullandığım terim LETBOK tur. bir türlü doğrusunu söyliyemiyorum. Diğeri ADSL (AİDİESLE) buna benze kelimeleri hep yanlış okuyorum. işte türkçeleri olmsaydı bu zahmete girmezdik.

Mehmet Ayaz 
 20.11.2006 12:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 410
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 3244
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster