Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
582
 

TFF hesap sorulacak değil, soracak makamdır!

TFF hesap sorulacak değil, soracak makamdır!
 

TFF başından beri süreci hatalı yönetmiştir! 

Seçilir seçilmez kucağında bombayı bulan TFF, bugüne kadar her söyleneni gereksiz bir şekilde muhatap kabul etmiş ve hepsine “kendine güvensizliğini açıkça belli eder tarzda” cevap vermeye çalışmıştır. 

Adeta kendisini bir spor kulübü seviyesinde görmüş ve polemiğe girmiştir. 

Bombayı kucağında bulunca, yeterince cesaretle karar alamayarak Kulüpler Birliğinden de destek almaya çalışmış, (her nedense) sürekli birlik çağrıları yapmıştır. 

Oysa.. 

Karar verme makamında olanlar, o kararlardan etkileneceklerin desteklerine muhtaç olamazlar! Bu desteğe muhtaç oldukları gün, karar verme yetilerinden şüphe edilir.  

Zaten sürekli olarak, karar vermemeyi karar olarak kabul etmişlerdir. 

Her kesime yaranmaya çalışan TFF, bir yandan medya ve taraftar gücü yüksek Fenerbahçe’nin baskısı altında kalmış, diğer yandan “sadece parayı hesaplayan ve kendi taraftarlarına da ihanet eden” Kulüpler Birliğinin de desteğiyle her şey herkesin istediği gibi olacak sanmıştır. 

Karar almak yerine, topu hep yargıya atarak zaman kazanmaya çalışmıştır. 

Oysa etik kurulu “bazı müsabakalarda eylemlerin, spor kulüpleri bakımından şike, şike teşebbüsü, teşvik primi veya teşvik primine teşebbüs oluşturduğu” kanaatine ulaşmış olduğunu rapor haline getirmiştir. 

Kanaatle bile karar verebilecek olan TFF’nin, henüz ulaşmamış bazı delilleri ve savunma hakkını gerekçe göstererek bu kadar net bir hususta karar vermemiş olması ayrı bir skandaldır!. 

Galatasaray Spor Kulübü “Kendi kangrenli parmağımızı kendimiz kesmezsek, birileri gelir kolumuzu keser.” şeklinde yaptığı açıklamayla bu konuda başımıza gelebilecekler konusunda ikaz ederken, TFF dikkate almak yerine suçlamayı tercih etmiştir. Bu da Fenerbahçe’nin son dakikada UEFA eliyle Avrupa’dan men edilmesiyle sonuçlanmış ve Fenerbahçe daha büyük zarar görmüştür. 

UEFA bütün planları bozmuştur. 

Şimdi TFF, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamamış bir durumdadır. 

Fenerbahçe hakkında bir türlü karar alamayan TFF, bir garabet yaratmış ve hala kendi liginin şampiyonu olarak tanıdığı takımı Fenerbahçe’yi şampiyonlar ligine gönderememiştir. 

Bugüne kadar yaptığı uygulamalardan dolayı, şimdi de küme düşürememektedir. 

Aslında TFF ve M. Ali Aydınlar, Fenerbahçe’yi korumaya çalıştıkça en büyük kötülüğü Fenerbahçe’ye yapmışlardır. Gelinen noktada artık Fenerbahçe’nin en az kaç yılla kurtarabileceğinin yolları konuşulmaktadır. 

TFF, şimdi Fenerbahçelilerin protestolarına maruz kalmakta ve yoğun bir şekilde Fenerbahçeli yönetici ve medyanın saldırılarına hedef olmaktadır. 

Baştan itibaren süreci hatalı yöneten, karar alamayan, ceza vereceği kulüplerin desteğini arayan, kendine güvenmeyen, sorumluluk alamayan TFF, bunun bir sonucu olarak kendisinden hesap sorulmasına karşı alışkanlık kazanmıştır. 

TFF, en kısa zamanda, şikeyi kendisinin değil kulüplerin yaptığının ve bu ülkede futbolun patronunun kendisi olduğunun farkına varmalı ve hesap sorulan konumdan hesap soran konuma geçmelidir. 

Ya da istifa etmelidir. 

… 

Diğer yandan TFF, aslında daha şimdiden, Bursaspor, Gaziantepspor ve Kayserispor’un Avrupa kupalarında değişen statülerinden dolayı uğradıkları zararı karşılamak zorundadır. Bank Asya 1. Lig’e düşen takımların uğrayacakları zararları da karşılamak zorunda kalacaktır. 

********** 

Bir sonraki yazıda, bu süreçte Fenerbahçe yönetimini yazmaya çalışacağım. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Futbol federasyonu gerçekten de işe başlar başlamaz bombayı kucağında bulmuş ama ne yazık ki o bombanın kucağında patlamasına izin vermiştir. Federasyon bu süreci değil kötü yönetmek, yönetememiştir. Cesur adımlar atıp adını tarihe yazdırmak yerine pasif kalmayı tercih etmiştir. Bundan sonra yapılacak iş bellidir ama Türkiye'de zor görünmektedir.

Gülistan Sinanoğlu 
 29.08.2011 23:40
Cevap :
Haklısınız Gülistan Hanım, "yönetememiştir" de desem doğru olacaktı. Cesur adımlar atarak tarihe geçmek yerine korkak olarak tarihe geçmişlerdir. Şikeyi yapan küçük bir takım olsaydı şimdiye çoktaan cezası kesilmişti. Yazıklar olsun hepsine, Türk sporunu katlettiler! Bayramlarınız kutlu olsun, selamlarımla..  30.08.2011 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1050
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster