Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
360
 

Toksik şok!

Toksik şok!
 

"Ölmek için çok gencim..." Hadi yaww. Şimdiye kadar aklın nerdeydi. Kendini niye korumadın!...


Hayatımızın her aşamasında kimyasal baddeler ile karşı karşıyayız.
Bu kimyasaların neredeyse tümü doğal olarak hiçbir şekilde karşımıza çıkmayacak (insan yapısı) ürünler. Bu ürünlerden bazılarınının zararları herkesçe biliniyor ve uzak durulmaya çalışılıyor. Ama birçoğunu kendi isteğimizle alıp kullanıyoruz. Bu tür maddeleri kullanırken fayda-zarar analizleri iyi analiz edilmeden kısa dönemde fayda gibi görülen sonuçlar dikkate alınıyor.

21. yüzyıl daha önceki dönemlerde karşılaşmadığımız canlı hareketlerinin ortaya çıktığı yeni süreçleri de beraberinde getirdi. Önce hayvanlarda başlayan salgınlar, gelinen süreçte insanlarda da etkili oldu.

Deli dana ve Tavuk vebası gibi hastalıklar ile endüstriyel hayvancılık etki altına girdi.

Çeşitli isimler ile anılan, her yıl tekrarlanan ve artarak daha büyük kitleleri etkisi altına alan Grip virüsü hem devletleri, hem de halkları daha önce benzerine hiç rastlamadığımız büyük 'tedbir paranoyası'na soktu. Uzak doğuda SARS ve Asya gribi ile kabus filmlerinden çıkmış astronotlar mücadele ederken yüzlerce kayıp verildi. Bu kayıplar her geçen yıl arttı, arttı ve sonunda bizler de grip modasının furyasına kapıldık.

Buraya kadar her şey organik. Organik olmayan hiçbir şey yoktu. Ama paranoya; akıl ve idrak gücünü zayıflattığında hatalar da peşpeşe gelmeye başlıyor.

Kuş gribi ve kene ısırmaları ile oluşan sağlık sorunlarının önüne geçmek için ilaçlama başladı. Piliçlerin öldürülmesinde sonra kümeslerde yapılan ilaçlamalar ve çayır-bayır demeden kene kırımı için yapılan ilaçlama faaliyetleri çevremize kontrolsüzce zehir saçmamıza neden oldu.

Bu zehirlenmelerin etkisini virüsler ve keneler ile sınırlı kalmayacağını hesap etmek, hesabımızı yaparken büyük hatalar yapmak demektir.

Evet hata yapılmıştır. Birçok şehirde tonlarca zirai mücadele ilacı, kontrolsüz bir şekilde, hiç de uzman olmayan, kontrolsüz ellerde, denetimsiz şekilde kullanılmış ve halen de kullanılmaktadır.

Bunca endüstriyel atık ve artık yetmezmiş gibi, ilaç sanayinin 'öldürme' misyonu ile ürettiği ilaçlar, çevremize gelişigüzel püskürtülürken; olan bitenin farkında olanlar da oldukları farkındalık seviyesinde kendini korumaya çalıştığını düşünebiliyor.

Hayır korunamazsınız!...

Dünya yüzeyine bırakılan her zerre zehirden payınıza düşeni almadan kurtulabileceğinizi sanmayın.

Vahim tablo güncel seyrinde sürerken son günlerde daha vahim bir uygulamanın etkisi ile ivmesini bir miktar daha arttırdı. Griple ilgili koruyucu tedbirler alınması amacıyla yaşanan panikte büyük yanlışlar yapılıyor.

Bugüne kadar sadece tıbbi ortamlarda kullanılmak için üretilen bazı anti-bakteriyel ve mikrop-virüs öldürücü içeren jeller kolonya gibi günlük yaşamın içine, hayatın tam ortasına sokuldu. Bu tür antiseptik malzemelerin kullanımında tıbbi ortamlarda bile mesafeli durulurken günlük hayatın içine sokulan maddeler gelişigüzel, üstelik en etkili olabileceği kitle üzerinde çocuklarda kullanılıyor.

Çok popüler bir ürün olmadığı halde, inanılmaz kısa bir sürede çarşıda pazarda satılabilir hale gelen bu ürünler (Tıbbi ortamlarda kullanılan anti septik jeller ve spreyler) her çocuğun okul çantasında yerini aldı.

Orijinal ürünlerin bile günlük yaşamın içerisine bu kadar yoğun girmesi tartışılmazken, fırsatçıların artan talepleri korsan ürünler ile karşıladığını rahatça fark edebiliyoruz.

Öyle ya da böyle sonuçta ölüyoruz…

Hep sevgi ile kalın.
Murat SEVGİ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 370
Toplam yorum
: 214
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

1969 doğumlu. Tasarımcı, endüstriyel otomasyon sistemleri için yazılım geliştiriyor. Yüksek öğren..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster