Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
672
 

TP idam sehpaları kuracakmış!

TP idam sehpaları kuracakmış!
 

Abdüllatif Şener, Türkiye Partisinin lideri...

Siyasi geçmişi Refah Partisinden başlıyor, AK Partiyle devam ediyor ve nihayet Türkiye Partisini kurarak parti lideri oluyor Sayın Şener...

İstanbuldaki sel felaketi ile ilgili olarak, eski bir politikacı ama taze bir parti lideri olarak ağır konuşuyor Abdüllatif Şener: "Sorumlu belediye başkanları idam edilmelidir" diyor.

Demek ki, hak saklasın, Sayın Şener iktidar olsa, hemen idam sehpalarını kuracak...

Hem de ipin ucunda sallandıracağı insanların bir kısmı, geçmişte birlikte siyaset yaptıkları adamlar...

Ama, işte öyle söylüyor Sayın Şener; bunların cezası idamdır, diyor.

Türkiye, idam sehpalarına yabancı değil... Başbakanlarını, bakanlarını ve bir yığın siyasi "suçluyu" ipe çekmiş bir ülke..

Sayın Şener'in partisi de Türkiye Partisi...

Böyle olunca, "idam" lafı ağzına yakışıyor mu diyelim şimdi...

Oysa Sayın Şeneri, bakanlık yaptığı zamanlarda halim selim bir insan olarak bilirdik.

Öyle, pek kimsenin tavuğuna kış diyecek biri gibi değildi.

Ama, şimdi ne diyor?

Gelmiş geçmiş tüm belediye başkanlarını asalım, diyor...

Sayın Şeneri böyle "yavuz" yapan nedir acaba? Bir partinin lideri olması mı, yoksa partisinin adının "Türkiye Partisi" olması mı?

Belediye başkanlarının pek de masum olmadığını biliyoruz elbette... Geçmişten günümüze, özellikle büyük şehirlerde, görevlerini bihakkın yapamadıklarını, kimisinin yolsuzluğa, rüşvete bulaşdığını; kiminin sorumlu olduğu şehrin yağmalanmasına göz yumduğunu hepimiz yakinen biliyoruz...

Bunların bir çoğu da halen mahkemelerde yargılanıyor...

Ama, topunu idam edelim, demek başka bir şey...

Hem de bu sözün, bir parti liderinin ağzından çıkmış olması, asıl vahim olan!

Anlaşılan Sayın Şener, seçim yoluyla iktidar olma umutlarını yitirmiş...

Yaşayan tüm siyasileri asıp onların yerine kendi geçmek istiyor herhalde...

Fazla siyasi olmasa da, bu da bir iktidar olma yolu elbette...

Ama şahsen ben, bu yolda başarılar dileyemeyeceğim Sayın Şenere..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İdam olmaz çünki kasıt yokdur,bilinçli taksir cezasının üst sınırından hapis verilier,paraya çevrilmez cezalandırılır ve tazminat ödenir.Ancak bu ülkede terör ve adi cinayetlerle zehir ticareti yapanlar için idam cezası şarttır.İdam cezası olsaydı bugünkü cinayetler ve terör suçları büyük oranda işlenmezdi

ömer faruk atay 
 20.09.2009 1:27
 

bir asma boğma baş vurma geleneği vardır. Bu Osmanlı'nın kuruluşuna kadar gider. Ama 21. yüzyılda laik demokratik sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye idam cezasını kaldırmıştır. İdam cezasını kaldırmak bize demokratik bir uygulama olarak gelmişti. Ama belli ki bunu hala içine sindiremeyenler var. Yakın geçmişte ip tartışması yapılmıştı. Şimdi de sayın Şener tekrar idama vurgu yapıyor. Anlaşılan eski alışkanlıklar kolay kolay terkedilmiyor. Saygılarımla

ahmet (hoşçakalın-artık yazmayacağım) 
 16.09.2009 23:23
Cevap :
Evet, sevgili ahmet, eski fikirler paslı çivi gibidir, kolay kolay çıkmaz..Asıl üzücü olan güya sivil politikacılaraın ip ve sehpa çağrısı yapması...Selamlarımla.  17.09.2009 12:02
 

bu Türkiye partisi İslami eğilimli seçmen içindeki sertlik yanlısı otoriterleri Akpden koparmayı amaçlayan Ergenekonların projesi bence. Tıpkı Generel Orhan Pamukoğlunun partisinin ordunun sivil sözcülüğünü yapması gibi. biz kaçın kurrasıyız ve biz kaç kişiyiz bu arada? selamlar.

Başak ALTIN 
 14.09.2009 12:20
Cevap :
Kurramız bayağı eskidi Başak hanım...Sayımıza gelince, her ne kadar biz sayım yapmasak da epeyce fazlayız..Daha önemlisi artık gözümüz açıldı....Selamlarımla..  14.09.2009 22:33
 

Saygıdeğer Ali Bey, ATV’nin (eski) binası nerede? Ayamama deresinde. Peki, Hürriyetin meşhur plazası? Ayamama deresinde. Bunlara kim izin verdi? Kimin olduğu önemli değil, (günahlarını da almayalım!) Bedrettin Dalan, Nurettin Sözen dönemi olabilir. Şimdi bu durumda soralım, bir ülkeye neden demokrasi gelmek zorundadır? Cevabını yine kendimiz verelim. Eğer, bu ülkede (gerçek) demokrasi olsaydı, Ne Sabah, ne de Hürriyet gazetesinin sahipleri ve sorumluları bir dere yatağında bina yapmağa cesaret edebilirler, ne de yaptıklarının cezasız kalacağını düşünebilirlerdi. Şimdi zannedersem neden kimilerimizin bu ülkeye demokrasinin gelmesinin istemediğinin gerekçesi, ortaya daha net olarak çıkmaktadır. Elbette ülkeyi ve imkânlarını dilediklerine göre kullanmak için. Halk aydınlandıkça ve gerek medya, gerek sermaye çok çeşitli kesimlere dağıldıkça bu gibi yağmalarında önüne geçilecektir. Özetle; hesap verilebilir bir yönetim, demokrasi olmadan mümkün değildir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 14.09.2009 11:47
Cevap :
İşin özü budur Mehmet bey, elinize sağlık...Birileri kendileri için imtiyazlı olan bir sistemin değişmesini istemiyorlar, mesele budur..Beni asıl üzen, herhangi bir çıkarı olmadığı halde, bu rantiyenin suyuna gidenlerin durumudur...Selamlarımla..  14.09.2009 22:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4204
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 782
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster