Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
440
 

Trafikte Telefonla Konuşurken, Bakar Kör Olur, Kaza yaparız. Nedeni Beynimizde Saklı!

Trafikte Telefonla Konuşurken, Bakar Kör Olur, Kaza yaparız. Nedeni Beynimizde Saklı!
 

4 Öfke Kolik Arkadaş Sohbet Ediyor.

Konu: Değişim körlüğü hayatımızı nasıl etkiliyor? Ne yapmalı?

 

Kemal: Diğer yazılarım gibi, konuyu Akıllı Öfke Kazansın “A.Ö.K” kanunları odağında tartışıyoruz.

Serdar: Doç. Dr. Emel Gönene göre, trafikte cep telefonu kullanımı kaza riskini 4 kat arttırıyor. "Kulaklık ile konuşmak da kaza riskini azaltmıyor".(2)

A.Ö.K.K.1: Sağlık ve Mutluluk iş yerlerimizde Başlar. Evlerimizde Devam Eder! Öfke Koliklere Yer yok!

Kemal: Gönene göre, " Trafik kazalarında kazaya maruz kalan kişilerin büyük çoğunluğu maalesef ilk kaza olduğu anda ölüyor. Bunların hastaneye ulaşabilenlerin yüzde 30'u ise ilk gün kaybediliyor. Kalan hastaların ise yüzde 32'si ortopedi ve travmatolojiye başvuruyor. Bunların da yüzde 30 kadarı kalıcı sakatlıklara neden olan büyük kırıklarla oluşuyor.

Serdar: Cep telefonu kullanmanın etkisi 8 promil alkole eşdeğer! Biz buna değişim körlüğü diyoruz. Telefonla konuştuğumuz konuya konsantre olan beyin karşısına çıkan bir motor, yaya, trafik ışığını algılamıyor. İnsanların büyük çoğunluğu böyle! Aynı anda sadece tel bir şeye konsantre olabilir.

Can: Beynimizin çalışma şekline yakından bakalım; Beynimiz çalışırken yaklaşık 12 Volt elektrik üretir. Bu bir buzdolabının üçte birinden azdır. Beynimiz spot ışığı mantığı ile çalışıyor. Telefonla konuştuğu olaya spot ışığını yöneltirken, yanından geçen bir motosikletliye çarparak ölümüne neden oluyor. Ailesi de acılara boğuluyor.

A.Ö.K.K.2:Lütfen Kalp Kırmayalım. Öncelikle Kendi Kalbimizi! Yalanlara Yer Yok!

Caner: Örneğin bir otelin resepsiyonunda form doldururken resepsiyon görevlisi değiştiğinde 3 kişiden sadece 1 kişi fark ediyor. Sebebi şöyle; İnsan beyni, insanların/nesnelerin aniden yok olduğuna ihtimal vermez. Bu yüzden resepsiyon görevlisinin değişimini görse bile, ihmal eder. Bunun gibi bir konuyu önemsiz gördüğünden enerji harcamak istemez.

Kemal: “Değişim Körlüğü” nün diğer tanımı da“Dikkat/Algı Yanılsaması” dır dır. Bu nedenle önümüze konan sözleşmelerin satır aralarını okumadan imzalarız. Lokantada yanlış garsonu çeviririz. Gün içinde yaptığımız onlarca dikkat yanılsamasından bazen para kaybeder, bazen de trafikte can alır veya canımızdan oluruz. İş kazalarının da çoğunluğu böyle gerçekleşir.

Serdar: Hırsızlar,yankesiciler bunu kullanarak bizleri soyarlar. Kısa süre dikkatimizi başka yöne çekerek, cüzdanımızı kolayca alırlar. Çünkü beynimiz aynı anda iki şeye birden dikkat edemez. İnsan dikkati iki türlüdür;

§  Yukarıdan aşağı dikkat: Planlama kararlarını böyle veririz.

§  Aşağıdan yukarıya dikkat: Duygusal kararları böyle veririz. Örneğin T.V de çalan telefonu veya yan masada çalan telefonu kendi telefonumuz sayarız.

Can: Günümüzde direksiyonu dizleriyle çevirirken, mesaj yazanlar var. Kendisini yetenekli sanıyor. Oysa aynı adamı trafiğe kapalı buzlu bir yolda, kulaklıkla lafa tutulursa çuvallıyor. Gideceği yolunu bulamıyor.

Caner: İnsanların % 98 i çoklu görevleri yapmakta başarısız olur. Gene de bunu yapmakta ısrar ederler. Kendi canlarını ve başkalarının canlarını tehlikeye atarlar. İçlerinde işlerini kaybedenler, servetlerini tüketenler, eşlerini çocuklarından olanlara rastlarsınız. Nedeni; Beyinlerinin nasıl çalıştığını bilmemekten yatıyor.

Kemal: Yeryüzünde telefonla konuşurken araç kullanımı becerisi düşmeyen hiç kimseyi bulamazsınız. Kendilerine sorsanız, biri bile bunu kabul etmez. Kaza yaptıklarında da suçu başkalarına atarlar. Huylu huyunu bırakmaz.

A.Ö.K.K.3:Şimdiyi yaşayınız! Keşke, Asla, Her Zaman, Mutlaka Demeye son veriniz!

Serdar: Sadece ABD de bu değişim körlüğü yüzünden her yıl yaklaşık binlerce kişi ölüyor. On binlercesi sakat kalıyor. Buna “İstem Dışı Körlük” de diyoruz. Beyin telefonla konuşulan konuya odaklanıyor. Trafikte gördüklerini filtreliyor. Gerçek gördükleri yerine, eski normal trafik görüntülerinden anıları göstermeye başlıyor. Çoğu sürücü bunun farkında değil, yolda giderken mesaj çekiyor, aynı anda sigarasını içiyor ve dizleriyle direksiyonu kullanıyor.

Can: Beyin çoğu şeyi filtreler, böylece az elektrik harcar, hayatı kolaylaştırmak ister. Gün içinde her taraftan görsel, işitsel, duyusal uyarıcılar alır dururuz. Beynimiz bunlardan sadece en önemli olanlarını bize bildirir. Gözlerimizin görmesi faydasızdır. Beynimiz çoğu şeyi filtreler. Biz bakarız ama gerçekte göremeyiz.

Caner: Beynimizde kavramsal siyah noktalar oluşur. Çoğu olayda beynimiz bize gerçeği değil de, gerçeğin bir versiyonunu göstermeyi seçer. Gözümüzün önünde bize bakan cüzdanımızı veya anahtarlarımızı eğer kafamız başka önemli bir sorunla meşgulken bu yüzden göremeyiz. Arabamızın alarmını çalışıp çalıştırmadığımızı hatırlamayız. Tatile giderken suyu ve elektriği kapattık mı diye birbirimize sorarız.

A.Ö.K.K.4:Güç/Tüketim Sarhoşluğundan ayılalım. 6 S Uygulayalım.      

Kemal: Trafikte kulaklıkla olsa bile telefonda öfkeli bir konuşma yaparsak, aniden önümüze çıkan bir motoru gözlerimiz bakar ama görmez, motora çarpmaktan kurtulamayız. Odaklanma gerektiren işlerde “Bakar körlük katsayısı” yüksek olan kişileri çalıştırmak, bu yüzden tehlikelidir.

Serdar: Beynimiz her gün hangi davranışları yapacağını otomatik belirler. Soğuk havada nasıl giyineceğimize beynimiz karar verir. İster sek bunu değiştirebiliriz, beynimizi hipnozla değiştirebiliriz. İstersek beynimizin sıradan dikkatini uç noktalara taşıyabiliriz. Aşırı soğuk bir ortamda kendimize şuna benzer tekrarlar yapmak işe yarar;

§  Ben ısı üretiyorum. Burası çok sıcak

§  Rahat etmem için, üstümdekileri çıkarmalıyım.

§  Sıcak dalgası yüzüme vuruyor. Klima var ama soğutmuyor.

Can: Akşam işten eve döndüm. (2) Zihnim hala işteki bir sorunla boğuşurken kapıyı çaldım. Eşim, açtı. “Merhaba” dedim, öpücük kondurdum. Bir süre sonra yemeğe oturdum. Kapıyı gülümseyerek açan o güzel kadının yüzünden düşenin bin parça olduğunu gördüm. Neye sinirlendiğini bilmediğimi fark ettim. İlgili, sevgi dolu biri olarak hemen olarak hemen sordum.

A.Ö.K.K.5:Öfkeye Karşı Sünger Olmayalım. Teflon Olalım.  Günde 10.000 karar hedefimiz Olsun.

– Hayatım canını sıkan bir şey mi var?

– Saçlarımın rengini beğenmedin galiba, hiç bir şey söylemedin.

Bir anda 13. Cuma filmini müziği kulaklarımda çınlamaya başladı. Bu noktadan sonra vereceğim hiç bir yanıt beni içine düştüğüm çukurdan çıkaramaz; “fark etmedim” desem ayrı bir dert, “beğendim” desem ayrı bir dert, “beğenmedim” seçenek bile değil.

Caner: Hepimiz benzer durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Çevremizde olan biteni, etrafımızda olan değişiklikleri hemen fark ederiz sanırız. Hiç bir detayı atlamayacağımızı düşünürüz. Ne de olsa hiç bir şey dikkatimizden kaçmaz. Oysa dikkatimiz sadece sınırları olan bir kaynak değil aynı zamanda birçok bilişsel ve psikolojik faktöre bağlı sonlu miktarda bir kaynaktır.

A.Ö.K.K.6:Güler Yüz. Güzel Duruş. Güzel Söz. Güzel Enerji göndermek bedavadır!

Kemal: Dünyayı algılayışımızda dikkatin önemine ilk olarak, Bilişsel psikolojinin kurucusu Ulric Nessier’in ortaya atmıştır. Bu yüzde mahkemelerde, görgü tanıklarının sanıldığı kadar da güvenilir olmadığı fark edilmiştir. Bilişsel Psikolojide “Değişim Körlüğü” kuramına göre; görüş alanımız içindeki her şeyi tam olarak algılamıyoruz. Her ne kadar çevreden gelen uyaranların tamamı beynimize ulaşsa da beynimiz sadece eldeki göreve ait ya da başka bir deyişle dikkatin verildiği uyaranların filtrelerinden geçerek zihnimizce algılanmasını sağlıyor.

Serdar:  Nessier sabah saatlerinde tan ağarmak üzere iken pencereden dışarı baktığında ya camda odanın yansımasına ya da dış dünyaya odaklandığını ancak ne kadar istese de ikisine birden dikkatini veremediğini fark ediyor. Hangisine dikkatini verirse diğeri odaktan çıkıyor. Nessier bu durumu “Seçici Görme” olarak adlandırıyor. Çevremizdeki zengin uyaranları bilinçli bir şekilde algılamak için bir miktar dikkatin gerekli olduğunu ortaya koyuyor.

A.Ö.K.K.7: Sağlıklı yaşayalım: Probiyotik Beslenelim. Bol Kahkaha atalım. 10.000 adım yürüyelim. Alaturka tuvalet kullanalım. Dijital  detoks uygulayalım. Şükredelim ve Dua edelim!

Can: Etrafımızdaki zengin görsel şölenin her detayını algıladığımızı, hatırladığımızı düşünüyoruz gündelik hayatlarımızda. Oysa değişim körlüğü ve dikkat eksikliğine bağlı körlük çalışmaları bir görüntüden diğerine geçerken çevremizde olan bitenin detaylı bir kaydını tutmadığımızı hatta doğal ortamlarda dahi beklenmedik olayları algılamadığımızı gösteriyorlar.  Gerçekte görsel dünyamızın çok azını deneyimliyoruz. Bu deneyim eksikliği ve algılarımıza olan aşırı güvenimizin gündelik hayatımıza yansımaları olması kaçınılmaz. Önce eğlenceli olanlardan başlayıp daha ciddi olanlara doğru gidelim.

Caner: Görgü tanıklığı: Görgü tanıklığının sanıldığı kadar güvenilir olmamasının nedenlerinden biri de bakarken görmememiz. Örneğin bir suça tanık olduğumuzda elinde silah olan saldırganın silahına dikkatimizi odakladığımızda kişinin fiziksel özelliklerine ilişkin detayları algılamıyoruz. Ancak yaşadığımız olayın anlamlı olabilmesi zihnimiz için önemli. Bu nedenle kişinin fiziksel özelliklerine ilişkin detayları gerçekte o kişiye ait olmayan özelliklerle dolduruyoruz. Değişim körlüğü ve dikkat eksikliğine bağlı körlük üzerine yapılan çalışmalardan haberdar olmak sağlıklı ve güvenilir bir adalet sistemi için olmazsa olmaz koşullarından biri; ne de olsa tanıklarınız ne kadar güvenilirse doğru kişiyi suçlu olarak yakalama şansınız o kadar fazla.

Kemal: Çok görevlilik (Multitasking): Dikkatimiz sonsuz miktarda ve sınırları olmayan bir kaynak değil aksine dikkat kapasitemiz sınırlı. Buna rağmen aynı anda birçok işi yapmak hepimizin en sevdiği aktivitelerden olsa gerek. Elde edilen veriler cep telefonu ile konuşan sürücülerin görüş alanlarındaki nesnelere baksalar bile görmekte zorlandıklarını, algılamadıklarını gösteriyor. Kısacası araç kullanırken birden çok işle ilgilendiğimizde dikkat eksikliğine bağlı körlük yaşıyoruz.

Serdar: Araç kullanan herkesin en az bir tane “Bu nereden çıktı görmedim” dediği olay olmuştur. Eğer özel olarak dikkat etmiyor ve beklenmedik olaylara karşı hazır değilsek görüş alanımız içinde duran kamyonu, sola dönen motosikletliyi ya da topları yola kaçmak üzere olan çocukları fark etmeme olasılığımız çok yüksek.

A.Ö.K.K.9Birbirimizi Akıllıca Dinleyelim. Empati kuralım! Amaç kavga değildir. Öfkenin kök nedenini yakalayalım!

Can: Peki bakar körlüğün üstesinden gelmek mümkün mü? Dikkatimizin sınırsız olduğu fikri konfirmasyon yanılgısına tipik bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Dikkatimizi çeken değişiklikleri, beklenmedik olayları algılayıp hafızamıza kaydederken dikkatimizden kaçan olaylardan haberdar bile olmuyoruz. Dolayısı ile dikkatimizi değerlendirirken kullandığımız bütün veriler dikkatimizden hiç bir şeyin kaçmayacağı fikrini destekleyen veriler oluyor. Kısacası dikkatimize olan güvenimiz bir yanılgıdan ibaret.

Caner: Dikkatimizi bir nesneye odakladığımızda diğer nesneleri algılamayız. Bu beynimizin normal işleyiş süreçlerinin bir doğal bir parçası! Bu sayede dikkat gerektiren birçok işi kolaylıkla yapabiliyoruz. Bakar körlük bilişsel kapasitemizi verimli kullanabilmemizin bir yan ürünü. Gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan bakar körlüğü yok etmek mümkün değil.

Kemal: Bilişsel yeteneklerimizin sınırlarının farkında olmak yeterlidir. Sezgilerimizin bizi aldatabileceğini bilmeliyiz. Dikkatimizin sınırlı olduğuna dair somut kanıtlara aşina olmalıyız. Bakar körlüğü ortadan kaldıramasak da çevremizi daha iyi algılamaya başlayabiliriz. Bu gördüklerimizi hatırlamak konusunda önemli bir başlangıç noktası olur. Ne de olsa insanın sınırlarını bilmesi başarılı olmasının temeli.

A.Ö.K.K.10: Çözüm odaklı iletişim kurulur. Ret edilemeyecek bir teklif yapılır. Sonuçta kazanan Akıllı öfkemiz olacaktır!

Son söz: Önemli olan, neye baktığımız değil, neyi gördüğümüzdür.

 

Faydalanılan kaynaklar:

1.        www.ensonhaber.com

2.        www. Haberturk.com

3.        http://www.acikbilim.com/2013/09/dosyalar/bakarken-gormemek.html

Adil Bozkurt bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 383
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

Şükrü ÖZGÜR İ.T.Ü Metalürji mühendisliğinden mezun oldu. Kamu ve özel sektörde farklı pozisyonlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster