Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
9477
 

Türkçede Paragraf (Bölümce)

Türkçede Paragraf (Bölümce)
 

29.KARTAL KÜLTÜR FESTİVALİ, 3. KARTAL KİTAP FUARI, 15 HAZİRAN- 6 TEMMUZ 2012 KARTAL/İST.


Paragraf oluştururken düşünce akışının tümceler arası nasıl kurulacağını, paragraflar arası geçişlerin hangi yöntem ve tekniklerle sağlanacağını bilmek gerekiyor. Bu nedenle paragraf oluştururken nelere özen göstereceğimizi örnek metinlerden yola çıkarak görelim :

              1.Paragrafın son tümcesi, gelecek paragraftaki işlenecek düşünceyi hazırlayıcı nitelikte olur.

             “Bana öyle geliyor ki hemşehrim biz birçok şeyi gökte ararken yerde bulacağız.Mutluluk,özgürlük, adalet, eşitlik gibi dostluk da ötelerde değil, burnumuzun ucunda, yaşadığımız günlerin içindedir. Onları kaybettiğimiz yerde aramadığımız için bulamıyoruz.Sana dostluğun reçetesi olur diyecek değilim. İnsana ait ne varsa,yerine ve zamana göre başka oluyor. Ama esasta anlaşmak mümkün.

           Bana sorarsan işte bu düşünüşte beraberlik olmadı mı kolay kolay dostluk olmuyor; olsa da neye yarar öylesi? Gücümüze güç, canımıza can katabilir mi? İşte beraberlik mutlaka aynı işte çalışmak, aynı     tarlayı sürmek demek değil tabii. Ayrı ayrı işlerde çalışırız da günlük kaygılarımız bir olur, birbirimizin işinden anlar, yardımlaşırız.”                    

                                                                                                                        (Sabahattin EYÜBOĞLU)

            Bu metinde gördüğümüz gibi iki paragraf var Giriş paragrafından gelişme paragrafına geçerken önce konuyu -dostluk- koydu. Giriş paragrafının son tümcesiyle gelişme paragrafına geçiş için hazırlık yaptı. Yani neyi işleyeceğini haber verdi. İşte, böylece başka bir paragraf kurmak için gerekli koşulları hazırlamış oldu. 

            2. Paragrafın son tümcesinin öznesi, ardından gelen paragrafın ilk tümcesinin de öznesi olur.

            “ Sabahleyin, kütüphanenin açık odasında Hüseyin Nazmi baktığı zaman arkadaşını göremedi. O saatte Ahmet Cemil, Eyüp’e gitmek üzere Köprü’nün Haliç iskelesine iniyordu.Kestiremediği bir sebeple bugün Eyüp’e, İkbal’in mezarına gitmek ihtiyacını duymuştu. Şimdi kardeşiyle kendi hayatı arasında başka türlü bir benzeyiş görüyor, onun için o ölünün hatırasıyla kendi mahrum hayatının arasında her zamandan çok bağlantı bulmuştu.            

                                                                                                        (Halit Ziya UŞAKLIGİL, Mai ve Siyah)

              Yukarıdaki iki paragrafta da şu iki özelliği görüyoruz. Birinci paragrafın son tümcesinin öznesiyle ikinci paragrafın başlama tümcesinin öznesi ortak. Bu iki tümcenin ortak öznesi Ahmet Cemil .

               3.Bir paragrafın başına getirilen “fakat, oysa, bununla birlikte” gibi tümce başı bağlaçları da önceki paragrafla bağlantı kurmaya yarar.

                “Fark, yalnız şurada ki birbirinin kucağında oturan bayram çocukları otuzar, kırkar, ellişer yaş ihtiyarlamışlar, sakallanmışlar, bir de yandan yana sallanacakları yere aşağıdan yukarı hopluyorlar. Sonra, bayram elbiseleri de artık eskimiş,  paramparça olmuş...

                  Fakat ne ziyanı var! Gönüller şen olsun.Bu araba, mihneti kendine zevk etmiş peygamber ahlakı Anadolu fakirinin arabasıdır.                                

                                                                                                     (Reşat Nuri GÜNTEKİN, Anadolu Notları)

              4. Paragrafı oluşturan tümceciklerin başlarında “zaten, ama, çünkü, ile, ne var ki, gerçi, yoksa” gibi ilgeç ve bağlaçlar bulunur.Fakat paragrafın giriş tümcesi bunlarla başlamaz. Ayrıca, giriş tümcesi kendinden önce bir tümce olduğunu sezdirecek bir bağlayıcı öğe taşımaz.

                  “Beni alkışlıyorlar; çünkü beni anlıyorlar, sizi alkışlıyorlar ama sizi anlamıyorlar.”

                                                                             (Melih Cevdet Anday, Cumhuriyet gazetesi 9 Aralık 1984)

             5. Paragraflar arasında, geçişlerde anlam ilişkisinden yararlanıldığı gibi, paragrafları oluşturan tümceler arasında da anlam ve anlatım bakımından aynı nitelikte bir ilişki kurulur. Her   tümce kendinden önceki tümceyle dil ve düşünce yönünden   bağlıdır. Bir tümceden ötekine geçilirken dil ve düşünce yönünden boşluk bırakmaz.

               “Yüzyıllar boyunca dilimiz, Türkçeyi sevmeyenlerin inatçı tutumları yüzünden başka diller karşısında yenilgiye uğramıştır. Yazarlar da başka dilleri kullanmayı yeğlemişlerdir.Yazarlarımız, ozanlarımız yüzyıllarca ustalık sanarak, incelik sanarak Arapça, Farsça kullanmayı sürdürmüşlerdir.Türkçeyi unutmayı soyluluk bellemişlerdir.

                                                                                          (Ahmet MİSKİOĞLU, Yazınımız, Dilimiz s.12)

            6. Noktalama işaretlerinden yararlanılabilinir. İki nokta işaretiyle biten tümceden sonra açıklayıcı özellik taşıyan bir tümceyi aramalıyız. Soru işaretiyle biten bir tümceden sonra tümcenin anlamına uygun yanıt verecek tümcenin gelmesi gerekir.        

                        “Ali dedi ki: Ben artık yokum bu işte. Kırk dokuzun kökü kaçtır? Yedi,diye yanıtladı.”

             7. Paragraflar arasında anlam ilişkisi yoluyla bağlantı kurulabilir. 

             “ (1) Kitap okumak için yaz, daha uygun bir mevsimdir. (2) Havalar ısınmayabaşlayınca,doğanın her köşesi bir okuma yeri olur.(3) İstediğiniz yeri seçebilirsiniz.Parkta, deniz kıyısında, bir ağaç altında gönlünüzce okuyabilirsiniz. (4) Okuma biçimi ve yöntemi kişiden kişiye göre değişir. (5) Kimileri beş on kitabı birden okumayı sever. (6) Kimileri de bir kitabı bitirmeden ötekine başlamaz.”

                                                                       ( ÖYS 1997, 27. soru)

              Dördüncü tümceyle başlayan bölüm “okuma yöntemi” üzerinde duracağından ayrı bir paragraf olarak düzenlenmelidir.Birinci paragrafta “okumanın hangi koşullarda verimli olacağı” ele alınmış.

            8. Geçiş paragrafıyla diğer paragraf arasında bağlantı kurulabilir. Geçiş paragrafı başlığı             altında verilen örneği inceleyiniz.                                                    

             Bir düzyazıda yardımcı düşünceler ayrı, bağımsız olarak ele alınamaz, anadüşünceye ve birbirine bağlı olarak işlenir. Yardımcı düşüncelerin birbirine bağlı olarak işlenmesi paragraflar arasında bağlantı kurulmasını sağlar. Bunun nasıl yapılacağı örneklerle gösterildi.

 

                                                            PARAGRAF  TAMAMLAMA

              Paragraf oluştururken hangi noktalara dikkat etmemiz gerektiği örnek metinlerde gösterildi. Kimi kez de paragraflar eksik bırakılarak tamamlamamız istenebilir.Yine önceki bilgilerimizden yola çıkarak eksik bırakılan paragrafa “giriş, gelişme, sonuç” tümcelerinden hangisinin gelmesi gerektiğini bulabiliriz.

            “...... Bu türler içinde en çok romanları severim. Daha sonra öykülerim, oyunlarım gelir. Bunlardan başka aruzla yazdığım rübailerim de vardır. Yapıtlarımın değerine gelince, yapılan eleştirilerin büyük bir bölümü olumlu. Bu da onların belirli bir düzeyde olduğunu gösteriyor.”

            Yukarıdaki paragrafın “giriş tümcesi” eksik bırakılmıştır. Bunu tamamlarken kurulacak tmcenin sonraki tümceyle uyumlu olması gerekir. Paragrafın ikinci tümcesi durumunda bulunan, “Bu türler içinde en çok romanlarımı severim.” Tümcesi giriş tümcesinin “türleri söz konusu eden bir cümle olmalıdır.” diye haber veriyor. Giriş tümcesini, “Yazın alanında, değişik türlerde ürünler verdiğim doğrudur.” düzenlersek paragrafı tamamlamış oluruz.

            “Baki, gelmiş geçmiş Divan şairlerimizin çoğundan daha az eser vermiş, bir küçük divan bırakmıştır. Buna karşın Divan edebiyatımızın en büyük şairlerinden biri olarak bilinir. Bu başarının belli başlı nedenini, onun ....................... aramalıyız. Baki’nin tek dizesi bile, şairini hemen belirler.”

            Bu paragrafta Divan ozanı Baki’nin az yapıt vermesine karşın önemli bir ozanımızdır, diye söz edilmektedir. Paragrafın sonuç tümcesi, onun büyüklüğünü belirtecek – eksik bırakılan gelişme tümcesi- tümceyle uyumlu olmasına özen gösterilmelidir. Boş bırakılan yere bu açıklamalardan sonra, Baki’nin ozanlığındaki ustalığını anlatan şu tümceyi yazabiliriz: “........ onun kendine özgü üslubunda aramalıyız.”

                        “Hiçbir ozan, hiçbir öykücü yalnız bugün için yazmaz; ölümsüzlüğe özenir. Eleştirmeci ise böyle bir düş kuramaz; o bilir kendisinin geçici olduğunu. Başkalarının yapıtlarını tanıtıp      sevdirecek       ya da değersizliğini gösterip yıkacak; inandığı  doğruları yaydıktan sonra.......”

                        Sonuç tümcesi eksik bırakılmıştır. Burada, eleştirmecinin   önceki tümcede verilen yanının eş anlamlısı olabilecek tümceyi  bulmalıyız. Bu da, “..... kendisi de unutulup gidecek.” olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 988
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 671
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster