Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1202
 

Türklere turizm neden pahalı? (İzmir Toplantısı)

Türklere turizm neden pahalı? (İzmir Toplantısı)
 

Otellerin, tur şirketlerinin neden Türklere tatili pahalıya getirdiklerini İzmir toplantısında gördüm. Sonuna kadar onlara hak verdim. Hatta onlara naçizane bir tavsiyem var. Her şey dâhil sistemi bir an önce kaldırılmalı. Aksi takdirde bacasız sanayi turizm sektörü çökecek. Çalışanlar sefil olacak. Bu satırları okuyorsun değil mi Barucadem?

Efendim gün İzmir turu ile başladı. Lokma arası verilirken oturduğumuz yerde Güneş ta tepemizdeyken Pirmete büyüğümüz ilk birasını içti. Sonra Mustafa Gülek içti. Herhalde susadılar diye düşündük.

Saat 15.00 gibi ise son durağa geldik. Masalarda mezeler vardı. Derken elinde içkilerle garsonların biri gelip biri gitmeye başladı. Bir serviste rakı, bira gelirken diğerinde şarap, viski dolaşmaya başladı. O andan itibaren bizim yazarlar uçuşa başladılar. Özellikle Pirmete, Mustafa Gülek, Celal Çelik, Neşe Evrim, Beenmaye, Homeros ve Kuşkayası bardakları peş peşe devirme durumları oldu.

Akşam yemeğinden sonra bizimkiler içmeye devam ediyorlar. Ama ne içiş! İnsan bir sendeler, tökezler. Nerde, içtikçe daha sağlam yürüyorlar.

En önemlisi müzisyenler gelince başladı. Saydığım isimler bu sefer pistte kurtlarını döktüler. İçkinin danslarını etkilemesi gibi bir durum asla olmadı. Tek bir hata yapmadan oynamaya devam. Mustafa Gülek büyüğümüz zaten ortamı coşturdu.

Bir ara Mustafa Gülek elinde rakısı, Mehmet Eren elinde meyve suyu ile tartışmaya başladılar. Mustafa Bey, Mehmet Eren’in elindeki meyve suyunu görünce, “Sen meyve suyu mu içiyorsun? Ben seninle konuşmuyorum arkadaş.” diyerek son noktayı koydu.

Blog ortamının turizmcisi Barucadem dediklerimi not al. Erken rezervasyon sistemi ile nihayet yerli turistlere de indirim yapıldığını öğrendik. Sizden ricam bu erken rezervasyonu kaldırın. Yine çok önemli bir detay, her şey dâhil sistemi uygulayan oteller giriş kapılarına Pirmete, Mustafa Gülek, Celal Çelik, Neşe Evrim, Beenmaye, Homeros ve Kuşkayası’nın resimlerini assınlar. Bunlardan biri içeri girmeye çalışırlarsa almasınlar yoksa o otel iki günde iflas bayrağını çeker. Hele hele bunlardan ikisi birden girmeye çalışırsa Türk turizmi çöker.

Bunların yanında Mehmet Eren ve Emre Tekin kardeşlerimizin ise turizm açısından bir tehditleri yoktur. Zira meyve suyu içiyorlar. Yalnız Mehmet Eren ise boğazına düşkün. Celal Çelik abimiz sandalyelerden birine çantasını koymuştu. Garsonlar sandalyede çanta görünce oraya servis yaptılar. O sırada karşıda oturan Mehmet Eren önce kendi tabağını bitirdi. Sonra yanımıza gelip o tabağı da bitirdi.

Ben oradan ayrıldığım sırada bu ekipten birileri hala bar arıyordu. Sevgili Barucadem bu değerli yazım sayesinde Mısır’da bir hafta tatili hak ettim kanımca. (Hepinizin hoşgörünüze sığınarak yazdım ilerleyen günlerde ciddi duygularımı anlatan bir toplantı yazım daha olacak, orada diğerleri de yer alacak.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben her zaman derim , " babamın kızıyım, ban bi şey olmaz". İşte kanıtı diye bundan sonra sizin yazınızı link vericem:)) Demek sakin ve hınzır bizi izlediniz hep.görürsünüz sizzz!!! intikamım korkunç olacak!!! sevgiler

Neşe İleri 
 05.10.2007 10:21
 

Sadece toplantı izlenimleri değil genel bir yansıtma ile ele almanız da güzel olmuş Harun Bey. Tanışıp, tebessüm etmek dışında sohbet olanağımız olmasa da memnun oldum tanıştığımıza. Umarım daha sonraki toplantılarda uzun süreli ve keyifli sohbetlerimiz olur.Selamlar.

Tuğba 
 02.10.2007 23:10
Cevap :
Çok keyifli anlar geçirdim. Matrak kısımların yanında güzel duygularımı ele alan yazımı bir türlü yazmaya fırsat bulamadım Tuğba Hanım. İlginize çok teşekkürler.  03.10.2007 22:01
 

Blog yazısı yazmış ve diğer yazılanları da dip not olarak koymuş da atladıklarımı okuma fırsatı buldum; oğlumla çekişerek de olsa. Elinize yüreğinize sağlık...Sevgiler, İzmir mavisinden yansıyan pembelerle...

derinmavi.. 
 23.09.2007 11:02
Cevap :
Aslında bu tam İzmir yazısı değil. Biraz eğlenelim dedik. Çok güzel bir gündü. Siz de bayağı güzel oynadınız. Saygılarımla.  25.09.2007 21:15
 

sevgili Harun Deniz, İstanbul toplantısının üzerinden şöyle üç ay sonra bir yıl geçmiş olacak. Yeni toplantının lafı bile edilmiyor. Ne oldu bu blogculara?!.. Sanki bir hayal kırıklığı var... Bir de acele bir sevgi sarmıştı hepimizi; içten bir sevgiydi, ben hala bu içtenlik içindeyim. Erozyona da uğramadı diyemem, baştan beri sürüp gelen bazı sevgiler... İşin bu İstanbul yanı bir yana da İzmirliler ne yaparsa herşeyin en iyisini yapar. Batıdaki şeffaf sevgi ve doğallık ile memleketin diğer yanının geleneksel sevgisi aynı yansıma içinde değil. Biri ağır ve kırılgan; diğeri sevgi dolu ve kalıcı. Güzel bir toplantı yapmışsınız. Bir de Ankara ve Bursa toplantıları var ama İzmir başka. Gene de bugünlerde yeni bir İstanbul toplantısı istemekte fayda var diyorum. Buradaki her yazarın sepetinde ülkemizin her yöresinden demet demet çiçek var. Tek başımıza bu kadar çiçeği toplayamazdık. İmrendim, sevindim bu birlikteliğinize... Her zaman çok iyi olmanız diliyorum... Selam ve sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 19.09.2007 21:58
Cevap :
Toplantı nerede olursa olsun katılmaya çalışacağım. Çok güzel ortam, saygılı ve esprili. Birbirlerimizi görmesekte meğer yazılan yorumlarla sıcak köprüler oluşturuyormuşuz. Saygılar.  20.09.2007 12:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2766
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster