Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
6683
 

Uğur Mumcu'yu kim öldürdü!...

Uğur Mumcu'yu kim öldürdü!...
 

Uğur Mumcu


Gazeteci Uğur Mumcu'nun katledilişinin üzerinden on dokuz yıl geçti. Birçok faili meçhul cinayet gibi Mumcu dosyası da tarihin tozlu raflarına terk edildi.

 

Öne sürülen değişik senaryolara göre yapılan spekülâsyonların ardı arkası kesilmiyor. İlk akla gelen senaryoları özetlersek; en akla yakın olanı toplumda laik kesimlerin duyarlılığını artırmak.

 

Suikastın ABD senaryosu olduğu ve İsrail ajanları tarafından gerçekleştirirliğini öne süren görüşler ile PKK'nın ABD emperyalizminin hizmetinde olduğunu savladığı için öldürüldüğünü öne süren görüşler de var.

 

Burada başta söz ettiğim “laik kesimlerin duyarlılığını artırmak” ülkemizde o dönem egemen olan siyasi durumu göz önüne alırsak öne çıkıyor. Diğer taraftan numaraları silinmiş şekilde Barzani'ye ulaştırılan silahlarla ilgili edindiği bilgileri onaylatmak için sağa sola açtığı telefonlardan sonra suikastın gerçekleştirildiği de söyleniyor.

 

Her ne nedenle olursa olsun Mumcu suikastının olası sonuçları bakımından irdelediğimizde ABD'nin emperyal çıkarlarıyla ülkemizde kendini devletin sahibi sanan ve toplum mühendisliğine soyunanların çıkarlarına hizmet ettiğini söyleyebiliriz.

 

Mumcu suikastı şimdilerde yürütülen Ergenekon davası kapsamına dahil edilecek gibi görünüyor. Davaya kamuoyu desteği oluşturma amacı güdüp gütmediği yolundaki değerlendirmeleri dikkate almak gerekiyor. (Öngördüğüm şekilde Mumcu suikastı Ergenekon davsına dahil edildi. Oğul Özgür Mumcu ile yapılan röportajdan yaptığım alıntı ile devam edelim, Ö.Mumcu sorulan soru üzerine verdiği yanıtta:

 

“İddianamelerde babamın öldürülmesine ilişkin yer alan her şey zaten daha önce bir şekilde kamuoyuna yansımıştı. Örneğin Veli Küçük’ün evinden çıkan belge (Uğur Mumcu suikastından 10 gün sonra, dönemin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal imzasıyla dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’e gönderildiği öne sürülen belgede, suikastın CIA denetimindeki altı kişilik bir İsrail timi tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyordu) yeni bir gelişme değildir. Bu belge yıllar önce Uğur Mumcu Umut Operasyonu davasına da girmiş çıkmış bir belgedir. Üstelik o dönemde bu belgenin sahte olduğu da kamuoyuna yansımıştı. Dolayısıyla şunu söylemek mümkün; orada Uğur Mumcu suikastı açısından yeni bir şey yok.”diyor.

 

 

PKK ve JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın basında yer alan “Uğur Mumcu’nun aracına bombayı JİTEM'ciler koydu. C-4 patlayıcıyı da ABD'li eski asker temin etti” sözlerini nasıl okudunuz?


Babam öldürüleli 17 yıl oldu, neredeyse her sene çeşit çeşit senaryo ile karşılaştık. İslamcılar, eski ülkücüler, kontrgerilla, PKK… Birçok şey iddia edildi. O nedenle bu konuya yönelik demeçler artık bende ciddi bir heyecan uyandırmıyor. Şunu da belirtmeliyim; bu cinayeti kontrgerillanın işlediğini duysam şaşırmam. PKK’nın yaptığını duysam yine şaşırmam. Elbette ciddi bir delile dayanarak söylemiyorum, ama ben bu cinayetin bir İslamcı operasyonu olduğuna inanmıyorum.”


- Neden?



”Çünkü İslamcıların bunu yapması için bir sebep olduğuna inanmıyorum.”



'Babamın İfade özgürlüğü açısından siyasal İslam’la problemi yoktu’



- Ne zamandan beri bu fikirdesiniz?



”Başından itibaren. Babamın MİT ve PKK arasındaki bağlantılar üzerine araştırma yaparken, üstelik tam da o araştırmaların meyvelerini alacakken öldürüldüğü ortada. Son yazıları ısrarla bu konu üzerinedir. Öldürüldüğü tarihten bir yıl geriye gidip, tarama yapıldığında görülecektir; laiklik ya da İslamcılar üzerine kaleme aldığı yazı sayısı ciddi bir oran teşkil etmez. Öte yandan babam TCK’nın 141-142. maddeleriyle birlikte 163’ün kaldırılmasını da savunurdu. Tarikat, siyaset, ticaret üçgenine eleştirileri vardı, ama ifade özgürlüğü açısından siyasal İslam ile ilgili problemi yoktu.”)

 

 

 

Mumcu gerçekten 'gazeteci' tanımının anlamlandırılmasında her yönüyle örnek bir insanımızdı. Haberi her yönüyle doğrulatma çabası mesleğine ve okuyucuya duyduğu saygının göstergesiydi. Araştırmacı, her türlü kanıtın desteklediği haberleri Türk basın tarihinde önemli yer tutar.

 

Mumcu korkusuz bir devrimcidir. Aydın, entelektüel ve bu gün yaşanacakları görebilmiş olan Uğur Mumcu; bu topraklardan anadoludan besleniyordu.

 

Türk Bağımsızlık Savaşı'nı, cumhuriyeti kuran felsefeyi içselleştirmiş korkusuzca doğru bildiği yolda ilerlemeyi ilke edinmişti.

 

Yazımızda söz konusu ettiğimiz savlardan, üzerinde durulan, öne çıkan görüşe göre: Mumcu'nun ölümüne neden olduğu öne sürülen yazısı şöyleydi;

 

"MOSSAD ve Barzani

Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.

Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir.

MOSSAD, İsrail’in gizli istihbarat örgütüdür.

Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı?

Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi.

Kimse bu ilişkiye, “Hayır olmadı” diyemiyor.

CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.
MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney’de yayınlanan “Israel’s Secret Wars-A History of Israel’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor.

Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü‘nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış.

Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.

Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.

* * *

Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, MOSSAD’ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.

1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması’ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından “kürdanistan Demokratik Partisi”ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.

Barzani’nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.

MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail’in Tahran’daki askeri ateşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.

Nimrodi’nin üstlendiği görev ilginç:

Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani’nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329)

Kitapta, MOSSAD’dan Kürtler’e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına
dayanarak açıklanıyor. (sh.328)

* * *

70’li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu?

Kitaba göre sürüyor.

“Körfez Savaşı” sırasında Irak’ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv’e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521)

Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor.

MOSSAD, Barzani’ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor.
Kitapta, Mesud Barzani’nin İsrail’e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.

Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek...

Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek...

İlgi belli...

İlişki de belli...

Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?

Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?

Uğur MUMCU, ( Cumhuriyet, 7 Ocak 1993)"

***

 

Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden on yılı AKP iktidarında olmak üzere 19 Yıl geçti.

 

Katiller hala bulunamadı.

 

Blognot: Bu yazı Özgür Mumcu röportajından yapılan alıntının 2009’da yayımladığım yazılarıma eklenmesiyle oluşturulmuştur.Ayrıntılı bilgi için: http://www.umag.org.tr/tr/icerik/goster/157/ugur-mumcu-cinayetinin-gecirdigi-asamalar

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugün peşmergelerin askeri eğitimini İsrail veriyor. Mumcu bütün bunları yıllar öncesinden görebiliyor... Ve öldürülüyor. Ben de vicdanen bu işi siyasal islamcıların yapmadığına inanıyorum. Bu cinayeti ortadoğunun yamyamları işledi. Kim mi bu yamyamlar? İşte bu soruya gülerim! Dostlukla...

yeşilsoğan 
 28.01.2012 10:28
Cevap :
Mumcu'nun katledildiği siyasi ortam gözümün önüne geldiğinde toplumun "laik" duyarlılığının palazlandırılması için suikastın yapıldığına dair çıkarımlarım öne geçiyor!...Mumcunun yüklendiği misyonnu tetiklemek için katledildiğini düşünüyorum....Selamlar...  30.01.2012 19:35
 

İlker Ertan'a yanıtın devamı: Özgür Mumcu'ya soruluyor,Uğur Mumcu’nun “ulusalcı yazar” portresine iliştirilmesini sağlıklı buluyor musunuz? Yanıt:"Susurluk’u ve 28 Şubat’ı yaşamamış, AKP iktidarını gözlemlememiş, ABD’nin Irak işgalini görmemiş, bu konuları nasıl yorumlayacağını bilmediğimiz bir insandan söz ediyoruz. Babam 17 yıldır hayatta değil. Geçen zamanda olan gelişmeleri yaşasaydı tavrı ne olurdu; bu konuda hiç kimse bir şey söyleyemez. Sadece genel çizgisinden ötürü birtakım varsayımlarımız olabilir, ama bunlar da spekülasyondan ibaret kalır. Dolayısıyla fazla enstrümantalize edilmesini sağlıklı bulmuyorum. Asıl tartışılması gereken babamın ya da herhangi bir yazarın ulusalcı olarak konumlandırılmasından ziyade 1990’lı yıllarda var olmayan ama bugün acayip bir noktaya gelen ulusalcılık kavramının teşhis edilmesi olmalı. "

Necati TÜFEKCİ 
 26.01.2012 21:58
 

Değerli Blog yazarı, Yukarıda değindiğiniz konuda olasılıkları sıraladığınız halde, aşağıdaki bir yoruma cevap verdiğinizde "Laik kesimlerin duyarlılığını arttırmak" teziyle cinayetin işlendiğini öne sürüyorsunuz.Siyasi Konjoktör değerlendirildiğinde kimlerin işine yaradığına bakmak gerek diyorsunuz? Kimlerin işe yaramış?O dönem o kadar çok faili meçhul cinayet işlendiki. Ve torba dava Ergenekoncular'ın yaptığına inanmak için bir çok sebep var diyorsunuz?Bu konuda deliliniz varsa buyrun gidin savcıya. Kimdir bu Ergenekoncu dedikleriniz? Balbay mı, Tuncay Özkan mı, Yalçın Küçük mü, Mehmet Haberal mı, Doğu Perinçek mi, Erol Bilbilik mi? Ahmet Şık mı, nedim şener mi, Soner Yalçın mı bunların payı var bu cinayette? Ayrıca Uğur Mumcu asla "ulusalcı" olmadı demişsiniz. Ulusalcı olmakdan siz ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama Ulusalcı olmak Yurtsever olmaktır.Uğur Mumcu asla yurtsever olmadı demek haddinize değildir. Kavramları kullanılırken anlamlarını da öğrenin lütfen.

ilker ertan 
 26.01.2012 16:13
Cevap :
Sanırım yoruma yazdığım yanıta takıldınız.Benim "ergenekoncular" derken kast ettiğim kendini devletin sahibi sanan ve bu uğurda cinayetler işlemeyi göze alan adına ne derseniz deyin -"çeteler,derin devlet v.b kontgerilla-yı kast ediyorum.Uğur Mumcu'nun asla ulusalcı olmadığını oğlu söylüyor!Bu ülkeye dair sorunlara kafa yoran,düşünen kendince çözüm üreten herkes kabul etsede etmesede ulusalcıdır!Bu ülkeyi sevmek birilerinin tekelinde değildir.Sonuç olarak yazımın ve yazılan yorumlara verdiğim yanıtlarda anlatmaya çalıştıklarımı sizin anladığınız için art niyetli olmak gerekir!  26.01.2012 21:44
 

MOSSAD'ın Türkiye'deki işbirlikçilerinin işi olabilir. Ben de en son İran'da nükleer fizikçinin aracına bomba konulmasıyla benzerliğini yazdım. Ülke yeniden Osmanlının son demi gibi yabancı ajanların çiftliği haline gelmişse vay halimize. Vatanseverliği yıldırmak söz konusudur. Selamlar.

Turbest 
 24.01.2012 22:14
Cevap :
Teşekkür ederim.Aynı konuda yazdığım önceki yıllardaki bir yazıda konuyu sizin gibi değerlendirmiştim.Selamlar.  26.01.2012 21:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster