Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '14

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
177
 

Ulusal Aile Çiftçiliği Sempozyumunun Ardından

Ulusal Aile Çiftçiliği Sempozyumunun Ardından
 

Birleşmiş Milletler 2014 Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı kutlama çalışmaları çerçevesinde Ankara’da 30-31 Ekim 2014 tarihleri arasında Ulusal Aile Çiftçiliği Yılını sempozyumu düzenlendi.

Sempozyumun amacı "2014 Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı" aracılığıyla kırsaldaki çiftçi ailelerin ve küçük işletmelerin öneminin vurgulanması, gündeme getirilmesi, açlık ve yoksullukla mücadele, gıda güvencesinin sağlanması, gelir kaynaklarının artırılması, sürdürülebilir tarımsal üretimin kalıcılığı, kente göçün azaltılması, işsizliğe yerinde çözüm bulunması, doğal kaynakların ve çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması konularına aile çiftçiliğinin katkıları ile bu konunun ülkemiz gündemine girmesi ve bilim dünyasının dikkatinin çekilmesiydi.

Sempozyumun hedefi aile çiftçiliğinin, küçük işletmeciliğin kırsal alanda sürdürülebilir-kalıcı olabilmesi ve kırsal kalkınmaya da katkı sağlaması açısından ne tür çalışmaların yapıldığı, yapılması gerektiğinin de tartışılmasıydı.

Sempozyum; Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Ankara Üniversitesi Kalkınma Çalışmaları uygulama ve Araştırma Merkezi-AKÇAM, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği, PANKOBİRLİK, OR-KOOP Merkez Birliği, KÖY-KOOP Merkez Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası ve Şekerbank işbirliği ile gerçekleştirildi.

27 ilden katılımcının yer aldığı iki gün süren sempozyuma 7 bakanlıktan, Türkiye FAO temsilciliğinden, 23 sivil toplum örgütünden temsilciler iştirak ettiler. Sempozyuma katılan toplam 470 kişinin 80’i akademisyen idi. 

Sempozyumda 14 oturumda 71 bildiri sunulmuştur. Sunuşlarda Aile çiftçiliğinin Türkiye Açısından Önemi, Aile çiftçiliği bakımından Tarımsal Yapı (Bitkisel Üretim, Hayvancılık), Balıkçılık, Aile çiftçiliğinin Gıda Güvenliği-Gıda Güvencesi bakımından önemi, Aile çiftçiliği ile ilgili Gıda Politikası, Örgütlenme, Pazarlama, Kadın Emeği, Çocuk İşçiliği, Aile çiftçiliği konusunda Sürdürülebilirlik, Organik Tarım, Arıcılık, Kırsal Kalkınma, Tarımsal Yayım, Teknoloji Kullanımı, İklim Değişikliği, Finansman-Kredi, Destekleme Politikaları, El Sanatları, İş Güvenliği-İş Sağlığı, Kaynaklara Erişebilirlik, Yaşlılık, Sosyal Güvenlik, Miras Hukuku, Tarımsal İşletmecilik Biçimleri, Girişimcilik, Aile Çiftçiliği ile ilgili Örnek Uygulamalar,  Aile Çiftçiliğinin Sosyo-Ekonomik Önemi, Kültürel Önemi, Aile Çiftçiliğinde Temel Hizmetlere Erişim, Destekleme Programları,  Orman Köylerinde Aile Çiftçiliği ve Dünyada ve AB’de Aile Çiftçiliği konuları işlendi. Sempozyumda belirtilen konu başlıklarında gerçekleştirilen akademik çalışmalara, araştırma kurumlarının çalışmalarına, çalışmaların sonuçlarına ve konunun teorik boyutlarına ağırlıkla yer verildi.

Sempozyumun sonuç bildirisinde ortaya çıkan temel olarak tartışmalar alanları ve öneriler şunlardı; 

Aile çiftçiliği Türkiye için vazgeçilmez üretim ve gelir-geçim alanıdır.

İnsanlığın ve tüm canlıların geleceği ve gereksinimleri için aile çiftçiliği önemlidir.

Biyoçeşitliliğin korunmasında aile çiftçiliği önemli misyonlar üstenmektedir.

Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımında aile çiftçiliği önemli rol oynamaktadır.

Aile çiftçiliğinin sürdürülebilirliği için örgütlenme şart olup burada "kooperatifçilik" temelli örgütlenme önem taşımaktadır.

Karar vericiler aile çiftçiliği konusunda daha rasyonel, kapsayıcı ve sürdürülebilir politikalar izlemek durumundadır.

Endüstriyel tarım aile çiftçiliğini tehdit etmektedir. Bunun için küçük çiftçilerin özellikle pazarlama temelli örgütlenmeleri gereklilik göstermektedir.

Sanayi, enerji, turizm politikaları ve yatırımları aile çiftçiliğinin ve tarımı tehdit etmektedir.

Aile çiftçiliği ile uğraşanların eğitim-yayım, örgütlenme, kredi ve yerinde kalkınma konularında desteğe gereksinimleri vardır.

Aile çiftçiliği ürünlerinin pazarlanması ve değerlendirilmesi için yerel yönetimlerle işbirliği önem taşımakta ve bu konuda üretici örgütleri ve özellikle de Türkiye Ziraat Odaları Birliği`ne önemli roller düşmektedir.

Tarımda kayıt dışı çalışma koşulları ortadan kaldırılmalıdır.

Mevsimlik tarım işçiliği Türkiye`ni önemli bir sorunu olup, sorunun çözümü için tarafların bir araya gelip izlenebilir, denetlenebilir stratejiler geliştirmesi gerekmektedir.

Kırsal alanda, tarımda alt ve üstyapı hizmetlerinin niteliğine yönelik yatırımlara daha fazla ağırlık verilmelidir.

Kadınlara ve gençlere yönelik özel istihdam, kredi sistemlerine geçilmelidir.

Tarımdan kopan her nüfus diğer sektörlerde çok daha zor ve ucuz koşullarda iş bulabilmekte ve toplumsal sosyal maliyeti çok daha yüksek olmaktadır. Bu bazen maden kazalarında görüldüğü gibi ölümcül sonuçlara yol açabilmektedir. Bunun için aile çiftçiliğinin yaşatılması önemlidir.

Büyükşehir Yasası`nın tarım ve kırsal yaşam üzerinde getireceği etkiler iyi analiz edilmeli ve özellikle aile çiftçiliği ile uğraşanların çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik kapsamlı ve kapsayıcı politikaların, hizmetlerin ve yatırımların uygulamaya geçirilmesi gereklidir.

Aile çiftçiliği Türkiye`nin vaz geçilmez gerçeğidir. Aile çiftçiliğinin sürdürebilirliği ve kırsal kalkınma potansiyelinin değerlendirilmesi daha fazla gündemde yer almalıdır.

Özet olarak sempozyumun sonuç bildirgesinden de göreceğimiz gibi ülke bazında tarımda, ormanda ve su ürünlerinde olmak üzere aile çiftçiliğinin dünyada gıda güvenliğinin korunması ve açlık ve yoksulluğun önlenmesi açısından önemi görüldü ve değerli sunuşlarla ortaya kondu.  Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ortaya çıkan gerçek büyük bir kısmı küçük işletmelerden oluşan yeterli büyüklüğe ve sermayeye sahip olmayan aile çiftçiliği yapan bireylerin ekonomik ve sosyal olarak kalkınmadaki çıkış yolunun kooperatifler olduğu gerçeği idi.

Uluslararası Tarım Kooperatifleri Örgütü (ICAO) Yönetim Kurulu üyesi ve ORKOOP Genel Başkanı Cafer Yüksel sempozyumda yaptığı sunuşta dünyanın da bu gerçeği yeniden görmesini şöyle özetlemişti. “Bugün en yoksulundan en zenginine kadar tüm ülkelerde aile tarımı sanayi ve ticaret sektörünün en büyük güvencesidir. 500 milyondan fazla aile geçimini aile çiftçiliğinden kazanmaktadır. Aile çiftçiliğinin sosyal ve ekonomik önemi son yıllarda daha da ön plana çıkmıştır. 21 yüzyılda daha da artan sosyo ekonomik sorunların çözümü aile çiftçiliğinin desteklenmesine yönelik politikalar dünya gündeminde yeniden ele alınmaya başlamış, 2012 Uluslararası Kooperatifler Yılı ile başlayan farkındalık süreci 2014 Uluslararası Aile çiftçiliği Yılı ile daha anlamlı hale gelmiştir. Dünyadaki sanayi ve ticaret çevrelerinin aile çiftçiliğini ve kooperatiflerinin önemini küçümseyen süreç bitmiş, ortak çalışma görüşü ağırlık kazanmaya başlamıştır. Bazı ülkelerde bu yönde dikkat çekici adımlar atılmıştır. Sonuçta dünya ve insanlık gelecek için önemli değerleri yeniden kazandı.” demişti. 

Evet dünya bu gerçeği gördü. Şimdi Türkiye’nin bu gerçeği görme zamanıdır. Ülkemizin geleceği için aile çiftçiliği korunmalı ve geliştirilmeli, dünyadaki uygulamalar dikkate alınarak tarımsal amaçlı kooperatiflerin aile çiftçiliğinde yaşanan sorunların çözümünde anahtar rol oynadığı bilinmeli, önündeki yasal ve ekonomik engeller kaldırılmalıdır. Türk insanı ve Türkiye kazanmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster