Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
117
 

Ummak ve beklemek yıllar öncesinden birini, O'nu

Telefon çalsa…

Bir yıl daha biterken yarım kalmasın içimde bir şeyler. Dert olup akmasın ince ince süzülüp de gönül gergefimden. Senden ve benden ne varsa kalan geriye feshetme bir anda galeyana gelip de, ona buna kanıp da. Kapama kapıları, pencereleri yüzüme ve noksan bırakma beni bir kez daha. Sözlerini tartarak sarf et. Bilirsin sen de, dil yarası geçmez öyle kolay kolay. Unutma ki milyonları sersen de önüme, ödeyemezsin pişmanlık içinde can çekişen vicdanının sana kestiği faturanın bedelini.

Lakin neden bekliyorum hala seni görebilmeyi, sesini duyabilmeyi… Ve avuç açıp dualar ediyorum Tanrı’ya seni bana göndersin diye durmadan. Eski güzel günleri hatırlayıp hatırlayıp yeniden seni her lahza aklımın ve gönlümün en değerli köşesinde konuk ederek her dem sen varmışsın gibi iki kişilik yaşayarak bize ait olan ne varsayı…

Vazoda kuruyan… Sanki asırlar öncesinden kalmış papatyalar… Suyu çekilmiş, özü yok olmuş ama yine de mağrur, vakur ve gururlu… Benim gibi, bana benzeyen solgun, renksiz papatyalar.

Hiç değilse bir telefon…

Yalnız solgun değiller. Kokuları da yok olmuş. Ölgünler fakat bize inat buradalar,  bu vazonun içinde, köklerinin olduğu yegâne yerde, olması gerektikleri yerde.

Ne olur çalsın telefon. Çalsın da o gül sesini duyayım, nurlar dolsun yüreğime, varlığın ulaşsın kilometrelerce uzaktan çalsın kapımı, aydınlansın hüzün yumağına bulanmış biçare yüreğimin karanlık tünellerini.

Ve ben… Ereyim mutluluk dağının şahikasına ve yüreğim yerinden çıkacakmışçasına sarsılsın, saadet lavının haraına yakalanıp coşayım, coşayım, coşayım veşükredeyim dualarımı duyup seni bana gönderdiği için Yaradan’a.

31.12.2012

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Bilirsin sen de,dil yarası geçmez öyle kolay kolay.Unutma ki,milyonları sersen önüme,ödeyemezsin,pişmanlık içinde can çekişen vicdanının,sana kestiği faturayı"...bu aralar; ben yazıyorum,benim kadar,bir o kadar da benden birşeyler yazanlar öyle çoğaldı ki sanki.Yaşanlar farklı ancak duygular tek yaşanıyor anlaşılan.Üstelik kuruyan,solgun değil de ölgün papatyalara benzeyen siz!Aynı vazodayız sanırım.Siz bir telefona umut yeşertirken,"yüreği öldüren"lere söylenecek kelimeler de var.Çünkü zor geliyor tek başına"iki kişilik" hayatı yaşamak!

Berra 
 16.01.2013 13:49
Cevap :
Berra Hanımcığım, belki de yaşananlar üç aşağı beş yukarı aynı.(Gerçi benim bu yazım kurgudan ibaret) Hele bir de yürek duygu selinde kulaç atmaktan nasibini almışsa... Vay haline!Yüreğinizden geçen tüm güzellikler sizinle olsun.Umut hep vardır, sakın unutmayın.Sevgilerimle.  16.01.2013 15:36
 

Ne içten, ne yürekten duygular. Kısacık ama sarıp sarmalıyor insanı okurken. Yüreğine, gönlüne sağlık Can Damlam.

SELVA89 
 15.01.2013 14:53
Cevap :
Teşekkürler Selva.Seni gördüğüme çokkkk sevindim.Sevgi ile kal.  16.01.2013 11:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 747
Toplam yorum
: 1755
Toplam mesaj
: 225
Ort. okunma sayısı
: 763
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster