Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

30 Ekim '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
497
 

Vatan mahzun, ben mahzun!

Vatan mahzun, ben mahzun!
 

AKP iktidarının tüm engellemelerine, çabalarına rağmen bu millet Cumhuriyetimizin 89 yılını yine büyük bir coşkuyla, büyük bir heyecanla kutladı.

19 Mayıs 1919 da Samsunda yakılan kurtuluş ateşinin ilk kıvılcımı işgal güçlerinin Anadolu topraklarını terk etmesi ile sonuçlandırılmış, Mustafa Kemal’in orduları “İzmir’in dağlarında çiçekler” gibi açarak ve “sırmalar saçarak” bu milli mücadelenin ilk basamağını gerçekleştirmiş oldu.

Anadolu’yu düşmandan ve işgalden kurtarmak elbette büyük bir başarıydı, bu başarının gerisinde yatan ise İman gücü, milletin azim ve kararlılığı ile Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının üstün dehası önemli bir rol oynamıştı.

Mustafa Kemal çok iyi biliyordu ki, yurdu düşmanlardan kurtarmakla bu milletin ayağa kalkmasında yeterli bir etken olmayacaktı. Yapılacak o kadar çok iş vardı ki, o kadar çok sorun vardı ki bu engelleri birer birer aşmak ve Türkiye’yi  yeniden yaratmak, Osmanlının küllerinden yeniden hayata geçirmek gerekiyordu.

Mustafa Kemal zaten Kurtuluş Mücadelesini yürütürken dahi savaş sonrası ülkenin ne olması gerektiğini, b u milleti yeniden nasıl yaratılacağının hesaplarını da yapıyordu.

Modern, çağdaş ve batı uygarlık medeniyetine ulaşmanın yollarını bir bir gözden geçirmiş, atacağı adımları da takvimine not etmişti,

Yepyeni bir Türkiye yaratmanın en önemli ve ilk adımı da bu millete güvenmenin teminatı olarak gördüğü cumhuriyetin ilanını ve cumhuriyetin kurallarını ortaya koymak olduğuna karar vermişti.

Büyük Atatürk 29 Ekim 1923 de Cumhuriyetin ilan edilmesini sağlamış ardından da Cumhuriyetin kurucu felsefesini ve ilkelerini de ortaya koymuştu.

Kurulan yeni devletin adının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu, bu cumhuriyetin temelinin ise kuvvetler ayrılığına dayandığını, demokratik, laik, çağdaş ve sosyal hukuk devleti olacağını, insan haklarına saygılı, bilim ve fenne dayalı, hukukun üstünlüğüne inanacağını tüm cümle aleme ilan etti.

Kurulan Türkiye Cumhuriyetinin üniter bir devlet olduğunu, tek bayrak, tek millet, tek dil ilkelerinden ise asla ve asla taviz verilemeyeceğini de “kalın harflerle” tarih sayfalarına not düşürmüştü.

Cumhuriyeti kuran o günün kurucu iradesi bu cumhuriyeti koruma ve kollama görevini başta Türk ordusuna ardından da gençlere emanet etmeyi de ihmal etmemişti.

Atatürk Türk geçliğine hitabesinde;

Ey Türk gençliği, Birinci vazifen Türk istikbal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir, cumhuriyeti biz kurduk, O’nu sizler yücelteceksiniz” sözleriyle gençliğe olan sonsuz güvenini vurgulayarak;

“Muhtaç olduğun asil kan damarlarında mevcuttur” sözleriyle de Türk milletine olan güvenini dile getirmiştir.

Evet ulu Önder Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyet yeni nesillerin beyinlerine kazınmak, kurucu iradenin hangi şart ve ahvalde bu cumhuriyeti kurduğunu anlatmak ve unutturmamak için her 29 Ekimlerde büyük coşkularla kutlanan bu büyük bayram maalesef AKP iktidarı döneminde “cumhuriyetle hesabı olanların” sinsi engellemeleriyle karşılaşmakta, çeşitli bahanelerle bu kutlamalara Türk halkının katılması engellenmeye çalışılmaktadır.

Dün milli bayramlarda Atatürk anıtlarına “çelenk koymayı” yasaklayan zihniyet bugünde Türk halkının milli bayramlarımızı coşkuyla kutlamasını engellemeye çalışmaktadır.

Dün Ankara’da yaşananlara bakıldığında ise bu iktidarın baskı ve yasaklarının hangi boyutlara ulaştığını artık herkesin görmesi ve “şapkayı önüne koyup” iyi düşünmesi gerekmektedir. Özellikle AKP ye oy veren vatandaşlarımızın artık bu zulme ve baskılara “dur” deme zamanı gelmişte geçmektedir.

Korkumuz odur ki, Bu gidiş doğru bir gidiş değildir, bundan sonra ülke çok vahim gelişmelere gebe kalacaktır. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetle hesabı olanların 2. Cumhuriyet hesaplarının “kursaklarında kalması için” bu iktidara demokratik yollardan “dur” denebilmelidir. Aksi takdirde yarın hepimiz vatan şairimiz Namık Kemal’in  ifade ettiği  ve mezar taşıma yazılsın dediği;

“Vatan Mahzun, Ben Mahzun!” sözlerinden başka söylenecek söz kalmayacaktır.

Sonsuzluk (Osman Özeker) 30.11.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3036
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster