Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '06

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1234
 

Ya bir dakika, ne oluyor!

Ya bir dakika, ne oluyor!
 

Bu aralar bir tartışmadır gidiyor. Vay efendim, evli kadınlar ne yazabilir, ne yazamaz; evli olup olmadığını da geçip bir kadın ne yazar ne yazamaz diye bir tartışma. Bunun başlangıç noktasını oluşturmuş olmak da beni oldukça rahatsız etti, onun için bunları yazma ihtiyacı hissettim.

Geçenlerde bir yazı yazdım. Başlığı Sen sakın Bilme. Okuyanlar okudu ama okuyamayanlar bundan sonra da okuyamayacak gibi görünüyor. Çünkü oldukça sinir edici bir duruma sebebiyet verdi yazı, artık yayında değil.

O gece, kızım yanımda değildi. Babasında kalmak istediğini söyledi ve ben de bu durumu sanırım biraz kıskandım, içerledim ve duygu seline kapıldım. Ama bir anne olarak böyle birşey yazmak istemedim. Onun için de yazarlık tarafımı kullanarak bunu bir aşığa özlem şeklinde yayınladım. Yayınlamaz olaydım!

Yazıya hemen bir yorum geldi. Bu oldukça şaşırmama sebep oldu. Çünkü yorumda evli bir kadına benziyorsunuz, bu tip yazılar yazmamalısınız dendi. Ne yapacağımı şaşırdım gerçekten de. Sonuçta burada özel hayatlarımızı açıklamak gibi bir zorunluluğumuz yok ama ben yine de bu durumun bir karışıklığa sebebiyet vermemesi için, yazarlık konusunda profesyonel olmadığım için açıklama yaptım. Halbuki aslında hiç umursamadan geçseydim belki daha iyi olacaktı. Ama dedim ya, ben yazar değilim, gazeteci değilim, bir köşe yazarı hiç değilim. Hep güzel mesajlar almaya alışkınım bunun için de bu olayı maalesef profesyonelce göğüsleyemedim.

Bu yazının üzerine yazdığım yazıyı ve o beyefendinin yorumunu okuyanlar hemen harekete geçti. Sevgili Sema hemen bunun üzerine bir yazı yazdı, onu Lale izledi. Hatta bu furyaya sevgili İlker bile ucundan kıyısından dahil oldu bir cümlesiyle. Ama bugün aldığım bir haber beni yıktı. Cıvıtmak deyimini kullanan bir okuyucum olduğunu öğrendim. Cıvıtmak ve Melda... Bu iki kelime içinde kesinlikle ufacık bir erotik ya da pornografik öğe içermeyen, oldukça masum bir özlem yazısı için söylenmişti. Üç yazı için söylenmişti. Bunlardan ikisi cinsellikle ilgili, diğeri benimki. Asla o arkadaşlarımı eleştirmiyorum, beni sakın yanlış anlamasınlar. Tabii ki cinsellik de hayatımızın bir parçası ve konuşulması gerekiyorsa konuşulmalı da. Ama dedim ya, yazıda en ufak bir erotizm kokusu bile yok.

O zaman dedim ki yok, sahiden de biz henüz birtakım şeyleri aşamamışız. Buradan sesleniyorum. Eğer başarır da kitabımı çıkarırsam okumayın lütfen. Hala bir kadına ambargo koyan bir zihniyete sahipseniz, hala yazarlığın günlük tutmak olduğunu sanıyor ve sadece yaşadığımız için yazdığımızı sanıyorsanız, artık ne benim blog sayfamı ne de kitabımı okuyun. Çünkü ben ömrüm yettikçe, editörlerim izin verdikçe daha çook yazarım aşk hakkında. Bir kere bile cinsel konularda yazı yazmamış biri olarak bu yakıştırmalara üzülmeden edemiyorum. Hatta cinsellik üzerine yazanlara tepki verenlere de... Biran önce aydınlığa kavuşmuş bir toplum olmamızı diliyor, hepinize kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. Aman aman, kucak dolusu filan değil, sevgiler gönderiyorum sadece...

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=11889

http://biryardimeli.bz.tc

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sakın üzülmeyin.Evli erkek ne yazar ne yazamazı da konusan var burada...Hepimiz burada iç hesaplaşmalarımızı,kırgınlıklarımızı,sevdiklerimizi,özlemlerimizi paylaşmak ve yazıya dökmek için bulunuyoruz.O yazınızı(ki okuyamadım) rahatsız edici bulan birisi varsa neden burada onuda anlamış değilim.Duvarlarının arasına uğurlayalım öyle düşüncedekileri...Saygılarımla...

Novno 
 10.01.2009 10:08
Cevap :
Teşekkür ederim =) Kocaman sevgiler.... :)  10.01.2009 22:42
 

Sadece insanlar kadınları baskılamak istiyor (kadınlar dahil)... Çünkü kadın aydınlanması geleneksel ve baskıcı toplum için tehlike... Tüm kadınların kendilerini "her konuda" açık açık ifade edebilmesi dileğiyle... Sevgiyle...

Barış 
 17.12.2006 17:04
Cevap :
Bir erkekten bunları duymak çok hoş, üstelik bu sadece psikolog olmanızla alakalı değil, tamamen kişisel bir güzellik. Teşekkürler sevgili Barış, dileklerine tüm içtenliğimle katılıyorum, sevgiler...  17.12.2006 22:39
 

Yazmaya devam! Asla tereddüt etmeyin. Yan yana ustalıkla dizdiğiniz kelimelere bakınca sanatınızı tebrik etmem gerektiğine karar verdim. Yüreğiniz dert görmesin! Yazacaklarımızın sınırını yasalar ve toplumsal kurallar belirliyor! Gerisi safsata. Üzüldüğünüze değmez. Blog habercimdesiniz! Selamlar...

A y s a n c a 
 15.12.2006 23:32
Cevap :
Çokk çokkk teşekkür ederim, sevgiyle kalın zira bahçemden biraz da size gönderdim :)  15.12.2006 23:35
 

Melda hanim kimileri yazacak birsey bulamadiklarin saga sola sararak kendilerine malzeme bulmaya calisirlar, kimileride icinde bulunduklari dar cercevelerinin disina cikamadiklari icin orada oylece duvarda asili olarak kalirlar. Kimileride okuduklarini anlayamamis olmanin bilincsizligi ile birseyler yaptiklarini sanarak sadece insanlarin canini sikarlar. Kimin neyi yazip neyi yazamayacagina o tiplerin karar verme gorevini onlara kim veriyor bunuda anlamak mumkun degil.

İsmail Keles 
 15.12.2006 9:37
Cevap :
:) Çok teşekkür ederim desteğinizden ötürü. Sevgilerimi gönderiyorum size...  15.12.2006 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 698
Toplam mesaj
: 177
Ort. okunma sayısı
: 2433
Kayıt tarihi
: 24.09.06
 
 

Dünyayı, yaşamayı ama adam gibi yaşamayı, arkadaşlığı, dostluğu ve en önemlisi çocuğumu, müziğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster