Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1075
 

Ya trip atmayın yada hayatımdan çekip gidin

Ya trip atmayın yada hayatımdan çekip gidin
 

Ay bıktım. Yuta , yuta , kızgınlığımı ifade etmeye etmeye, baskalarının kusmuklarını yalamak zorunda kala ve aman dostlarım, aman yakınlarım deyip hal hatır sevgiyi araya katıp, rahatsızlıklarımı belli etmeye etmeye, bedenim kızıl korlar taşır oldu.Öf..

Yok artık; iyi Burçin. Ben kimseye trip atmazdım pek. Anladım gerektiğinde en yakınlarının burnunu sürteceksin. Gerektiğinde ağırlığını koyacaksın. Nasıl davranmaları gerektiğini öğrenecekler. Yok Artık iyi burçin.
Reklamdaki gibi " kötüyüm ben kötüyüm"

Sevgiyi "has" bildim. Ruhtan anlamayı "görev" bildim.Yakınlarımın dertlerini onlar adına çöze çöze, sünger gibi eme eme, ağırlığınız okadar bindi ki üzerime, kendi yoluma yetcek enerjim kalmadı.

Artık yeter. Çekip gidin gerekirse hayatımdan. Artık, içimde bir şey sıkışıp rahatsızlık veriyorsa, triplerini bana yönlendirdiğinizde onlar alttan alınmayacak, onlar aynen karşılık bulacak. Savaşsa savaş. Kavgaysa kavga. Tripse trip.

Ruhumu özgürlüğüne kavuşturuyorum. Nasıl hissediyorsa öyle davranması için. İmzaladığım anlaşmaları iptal ediyorum. Kendim olduğumu sandığım Burçini de iptal ediyorum.

Değişim gelsin, ve yaksın.
Eyvallah

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Can Dündar'ın Ruh Kanseri başlıklı bir yazısı vardı. Google da Ruh kanseri ve Can Dündar yazarsanız bulup okuyabilirsiniz. Orada Nazan Arda adına verilmiş bir cenaze ilanından bahseder. İlan şöyle başlar; "Şu anda Tanrıya teslim etmiş olduğum ruhumu, ömrümce tüm sevdiklerim için, mükemmeliyetçilik adına çok hırpaladım. Kendimi sevecek ve özgürlük tanıyacak vaktim olmadı... diye devam eder. Ve yazının devamında ruh kanseri teşhisi şöyle anlatılır; ...."[Sürekli pozitif olacağım] diye eleştirisel öğeleri benliğinden uzak tutan, negatif duyguları dışlayan her ruhsal yapı kendi kendini yiyerek felakete sürükleniyor"... Siz bunu zamanında farkedip zarardan dönmüşsünüz. Tebrikler..:)) Sevgiyle kalın

Yıldız... 
 17.09.2007 12:24
Cevap :
her duygu , içinde bir öğretiyi taşır. öyüzden ille pozitif oolucamdiye kasmaya gerek yok. Size katalayıroum. Duygular hissetmek için vardır her biri ancak dengeyi tutturarak. kardesim söyle der: kontrolu bende olduktan sonra , her olumsuz duyguyu hissedebilirim.  17.09.2007 21:08
 

Açıkçası bu sözcüğün ne anlama geldini gerçekten bilmiyorum. Biraz önce oğluma sordum. Şöyle açıkladı, "takmamak, takmadığını, umursamadığını da karşısındakinin gözüne sokmak annecim. Mesela bir arkadaşım bana küsmüşse, yanımdan geçerken omuz atıp bir taraftan da herkesin durumu anlayacağı bakışlar fırlatıyorsa, trip yapma, derim." Bilmem siz de bu arada aynı anlamda mı kullandınız?

Çok kızgın olduğunuz anlaşılıyor. Fedakarlığın düzeyini ayarlayamayan ve sürekli "verme" eylemiyle bir süre sonra baş edemeyen birinin kızgınlığı gibi sanki. Başkaları için yaşamanın dayanılmaz ağırlığı. Silkinip üzerinizdeki yükleri attıktan sonraki hafifliğiniz.

Umarım uzun sürer. Genellikle bu bir kişilik özelliğidir ve ne kadar acı çekersek çekelim, bu tarafımızı bilen insanlarda bir anahtar bulunur. Kilidi değiştirseniz bile etrafta çokça çilingir ve maymuncuk da bulundururlar.
 
Kolay gelsin. Meşakkatli bir yola çıkmışsınız...

Moenia 
 16.09.2007 17:29
Cevap :
evet , benimki, yakınlarımın duygusal çalkantılarını onlar adına çözümlemek ve anlayışla içime kotu hisler yaratacak hiselre rağmen, onları anlamya ve neden boyle yaptıklarını içesinide bulundukları kosullar gereği, makul görme eğilimi içindeydim. yazıyı yazarken kızgındam. ama geçti, yerine kararlar geldi, sevgilerimle , oğlunuza selamlar.  16.09.2007 21:26
 

Sevgili Burcin, bence dogru bir karar almışşsın. Olmadıgıız bir kisi gibi yasamak, kızıp ta kızmamışı oynamak, ezoterik bilgilerde tavsiye edilmez. "Ya oldugun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" sözü bunu anlatır.  Karsındakini elestirmemek, onu hatalarıyla yuzlestirmemek, tekamüle degil yerinde sayışa hizmet eder ve faturası da her iki tarafça odenir. Ama "Elestiri nedir? nasil yapılmalıdır" bu nazik konudur. bu konuda bir blog yazmaya calısacagım. Sevgilerimle.

Tuncay Erciyes 
 14.09.2007 4:40
Cevap :
evet; hissettiğimiz ve rahatsızlık duyduğumuz şeyleri ifade etmeliyiz. Sizinde dediğiniz gibi, doğru bir eleştiri tarzında. Bu yazı kızgınlık anımda çıktığı için; daha başka türlü de ifade edebilirdim aslında anlatmak istediğimi. sevgiler.  14.09.2007 10:56
 

e rahatlamak gerek arada böyle.Sevgiler

Ozlem Ozkulak 
 14.09.2007 1:46
Cevap :
rahatladım çok:)  14.09.2007 10:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 93
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 1313
Kayıt tarihi
: 28.08.07
 
 

Öğrenci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster