Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2415
 

Yara bizde, acı bizde, Doktor söz sizde

Yara bizde, acı bizde, Doktor söz sizde
 

Vicdan ve merhamet hesaplarında artılar noksan,eksiler fazla.


Omuzlarımızdaki defterlerde artı ve eksiler hesabında uçurum kadar farklar var. Artılar miskalde zerre olurken, eksiler tavan yapmış. Artıların eksilmesine, eksilerin çoğalmasına vicdan duygularına kilit, merhamet duygularına kelepçe takanlar sebebiyet veriyor.

Ülke insanı olarak hep anlık ve günlük başarıların peşinden koşarız. Geçici başarıların buharlaşıp kaybolacağını bildiğimiz halde kalıcı başarıları takip etmiyoruz.

Yanlış üstüne yanlış, hata üstüne hata, kasıt üstüne kasıt, ihmal üstüne ihmal eklenince vicdan ve merhamet hepaplarını düzeltmeden  yanlış hesabı yarınlara devrediyoruz..

Yaşam bu kadar ihmali, bu kadar vebali kabul etmeyince vicdan ve merhamet duyguları zorluyor. Duyguların hali perişan. Yaradılanların içinde şerefli kılınan insana, İhsan edilen en büyük lütuf akıl çaresiz kalıyor ve insanoğlu onu iyiye, güzele, doğru kullanamıyor.

Hangi mal, mülk, maddiyat ve menfaat insandan daha kıymetlidir. Mutluluğun beş maddesi var lakin bu maddelerin içinde Servet  yer almıyor. Her şeyi var edebiliriz, ancak insanı ve Canı var edemeyiz. Bu kadar basit ve değersiz şeyler için insanı harcamak, vicdan ve merhametin hangi sınırlarında yer bulur. Vicdan ve merhamet nasıl sızlamasın.

Hilede, yalanda, iki yüzlülükte birinciyiz. Altın madalyalar birincilere verilir. Elerimizi, yüzümüzü, bedenimizi yıkıyoruz lakin irinli, kinli ve nefretli içimizi yıkamak şöyle dursun oraya elimizi bile uzatamıyoruz. Yüzümüze, gözümüze çeşitli kokular sürüyoruz, etrafa güzel kokular saçıyoruz. Öyle ya daha ne istiyoruz yüzümüzden güzel kokular geliyor ya bu bize yeter de artar bile.

Başkasının yırtık ve söküklerine yama oluyoruz. Başkalarının emeği ile başkalarına iyilik yapmaya kalkışıyoruz. İfa ettiğimiz  göreve gereken dikkat ve  intizamı  göstermiyoruz, denetim ve gözetimi yapmıyoruz. Yetkilerimizi kötüye kullanıyoruz. Boyuna keyfi tutum ve davranışlar sergiliyoruz.

Hani derler ya arsız ve ayarsızın yüzüne tükürsen teşekkür eder misali, Onuru halı, gururu kilim diye yere seriyoruz, üstüne basıp geziyoruz. Yüzsüze yüz nakli yapılınca yüzsüzlük ortadan kalkacak sanıyoruz.

Söz ve seylemlerimizi temizlemeden, ütülemeden saldım çayıra Mevla kayıra misali dilimize aktarıyor etrafa yayıyoruz. Yanlış, çirkin ve kötü olanlara karşı ses çıkarmıyor, aksine katkı sağlayıp onaylıyoruz. Nefesin gidip gelmesini, yemeyi, içmeyi, sabahı akşam, geceyi sabah etmeyi dahi yaşam adına başarı sayıyoruz. Başarıların nişanesi olmalı, sözlerle, beyanlarla dillere düşmeli.

Fedakârlık gösterilmeden başarının elde edilmesi imkânsız. Nefislerinin esiri, çıkarların kölesi olanların başarıya ulaşması mümkün değildir.

Çamur üzerinde hesap yapanlara çamur bulaşır. Çamuru silmek, temizlemek marifet değildir. Marifet  çamur üzerinde değil, masa üzerinde hesap yapmaktır.

Güven ve itimada şayan değiliz. Karanlık  ile aydınlık arasındaki mesafeden habersiziz. Gecenin karanlığından medet bekleriz.Yalanlarımız gerçeklerimizden daha çok, doğrularımız yanlışlarımızdan daha az. Ameller niyetlere göre yapılır derler. Peki iç dünyamızda hangi niyetleri taşıyoruz ?

Tartsam tonlarca gelir eksiler,

Miskalde zerre kadar olur artılar,

Vicdanlara kilit vurmuşlar,

Merhamete zincir takmışlar,

Vicdan sızlar, merhamet ağlar....

*****

Et ile kemikten oluşmuş insan,

Bunca çirkinliğe dayanmaz vicdan,

Niyetler hep çirkine, kötüye varmış, 

Ameller yetim ve öksüz kalmış,

Dünyanın adaleti böyle tartılmış....

Aynada görünen biz değil miyiz, neden aynaya kızıyoruz? Güneşi yüreğimize koysalar , yürek hüzünlenir güneşi kaybederiz, ama gecenin karanlığında gökyüzündeki yıldızları seyredip  mutlu oluyoruz.

Biz henüz insanlığın kıyısındayız, İnsanlık denizine kör, topal, bitkin, takatsiz ve pusulasız yürüyoruz..

Vicdan ve merhamet hesapları bu nedenlerden dolayı birbirini tutmluyor. Artılar noksan, eksiler fazla yanlışlık bundan kaynaklanıyor. Yara bizim, acı bizim bilmem neden doktor bize çare arıyor..

 

Kıymetli okurlara saygılar sunuyorum.

 

 

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN                                                                                     

Abbas Oğuz, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sen ne diyorsun şairim servetsiz mutluluk olur mu?

Kerim Korkut 
 29.07.2013 21:10
Cevap :
Kıymetli Kerim Korkut: Gerçekten çok zahmet ediyorsunuz.Ben sizin vaktinizi bilirim.Böyle zahmet etmeyin,yazılarımı fırsat bulursanız okuyun,yorum için zamanınızı ayırmayın bunları gerçekten söylüyorum.Çalışan, onca yazılar yazan bir kıymetli yazarımızın durumunu ben bilirim.Selam ve saygılar sunuyorum. Sağlık ve mutluluk diliyorum.Mutluluk kriterlerini okudum tekrar okudum orada servet mal,mülk,geçmiyor.  30.07.2013 6:00
 

Ben de bilmem doktor neden bize çare arıyor? Yara bizde, acı bizde, çare neden saklı kalır içimizde? Erdemli olmak, başkalarının düştüğü ve düşebileceği kötü durumlardan kendimize çıkar sağlamayı düşünmekten bile kaçınmayı bilincin en temel ahlâk ilkesi yapmış olmaktır. *"Ahlâkın temeli iyi düşünmektir." demiş(Pascal) ......belki de aynı şeyi söylüyordur Pascal; ama “iyi düşünmek” iyi bir düşünce üretmeyi belirtiyorsa eğer, bu ahlakın temeli olmaya yetmez. Bence, ahlakın temeli iyi OLMAYI düşünmektir. sevgilerle, Muharrem Soyek

Muharrem Soyek 
 29.07.2013 13:21
Cevap :
Kıymetli Üstat Muharrem Soyek;Paha biçilmez yorumunuza şairane giriş yaptınız ve bu biçareyi çok sevindirdiniz.Gerçekten yara bizim, acı bizim ne olur doktur çareyi sen bul diyoruz.Doktorlar işini bilmiyor hastaya dese git kardeşim içini yıka,temizle hiç bir şeyin kalmaz.Lakin doktorun da içi kirli çünkü muayene parası alacak...Kıymetli üstat zahmet,zaman ve bu güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum.Selam ve saygılarımı sunuyorum.Her daim sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.  29.07.2013 17:13
 

Nereden tutsak, nereden başlasak? Lime lime dökülüyor yaşamsal konularımız. Adaletin "A" sını aradığımız bu zamanlarda dürüst insanların mağdur olduğu, mağdur edildiği bir yaşam sürüyoruz. Arsızların, yüzsüzlerin hırsız ve dolandırıcıların seslerinin daha çok çıktığını görmekteyiz. Yaşam bu olmamalı diyen çığlıklarımızı duyan yok, herkes kendi havasında, kendi çıkarlarının peşinde...Entrikalar, yalan-dolan, adam kandırmacalar almış başını tırıs gidiyor. Tek amaç var: menfaat...Gurur, onur mu dediniz? O nasıl bir şey ki, kim kaybetmiş de birileri bulacak. Derin derin ve sızı veren, iyileşemeyen bu yaralar hepimizde var, şifa yalnızca O'nda...Selamlar bacısından kardeşine...

Yurdagül Alkan 
 28.07.2013 4:18
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan:Söylerim ya bize doktor gerekmez, yaralarımızın doktoru biziz.Ben doktor olsaydım gelen hastaları kovardım." git kardeşim içini yıka temizle hiç bir şeyin kalmaz derdim" Sizin bu yorumunuz bu pazar günü bana bir iç huzur verdi.Size daha önce söylemedim bu gün söylüyorum.Annem Hacı İkram kız doğurmadı,4 erkek çocuk doğurdu büyüttü,sonra bizi bırakıp gitti.Şimdi anladınız mı bacıya nasıl hasretim.Isparta da bile olsa deki benim bir kardeşim var Mersin'de bu bana yeter de artar bile.Bütün çirkinlikler ve kötülükler içimizden çıkıyor." Ağacın kurdu kendinden olurmuş,ağacını içten kemirir çökertir" Kıymetli bacıma, başımın tacına selam ve saygılarımı sunuyorum. Can tende,ruh bedende olduğu ana kadar her zaman, her daim ona sağlık ve mutluluk diliyorum.  28.07.2013 10:17
 

İçinde yaşadığımız bu amansız değer yitimleri döneminde -haklı örneklerle pekiştirdiğiniz- serzenişi içim burkularak ama gıptayla alkışlıyorum çok değerli Burakgazi yazarım. Bu arada "bu yüz nakilleri birdenbire niye bu denli arttı?" diye düşünürken onun da yanıtını satırlarınız arasında buldum. En derin saygı, sevgiler ve daimi esenlik dileklerimle...

Ersin Kabaoglu 
 27.07.2013 15:13
Cevap :
Kıymetli Ersin Kabaoğlu: Sevgiye,saygıya layık kardeşim, Yüz nakli derken Allah'tan verilen bir noksanlığı,yada kaza sonucu meydana gelen hasarı düzeltmek en tabi bir haktır,onları kast etmiyorum.Devleti soymuş,insanları dolandırmış yüz nakliyle esas kimliğini saklayan yüzsüzleri kast ettim.Böyle arsız ve ayarsız olanları iğneliyorum.Zahmet,zaman ve paha biçilmez yorumunuza teşekkür ediyorum.Kıymetli yazarımız Ersin beyin daima sağlık ve mutlulukla yaşamasını diliyorum.   27.07.2013 16:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7049
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1751
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster