Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
363
 

Yaratılış 4

Yaratılış 4
 

Okuduklarımdan anladığıma göre evrimin konusunu teşkil eden mutasyon, istenen bir şey değildir. Çünkü yeni mutasyonların zararlı olduğunda ekseriyet hemfikirdir. Buna rağmen bizim, mutasyonla bu hale geldiğimizde ısrar edilmektedir. Bu çelişkiyi anlamak zordur.

Destekçileri bir çok iddialarda bulunsalar da canlılarda, faydalı mutasyon gözlenememiştir. Hiç bir deney başarılı sonuç vermemiştir. Bunun için, "yararlı mutasyon yüzbin, hatta milyon yılda bir meydana gelir, " diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışılmıştır.

Bu konuda aşağıdaki iki alıntıyı dikkatlerinize sunmak istiyorum. Gordon Taylor: "Bu çok çarpıcı ama bu kadar da gözden kaçırılan bir gerçektir: Altmış yıldır, dünyanın dört bir yanındaki genetikçiler evrimi kanıtlamak için meyve sinekleri yetiştiriyorlar. Fakat hala bir türün, hatta tek bir enzimin bile ortaya çıkışını gözlemlemiş değiller." demektedir.

Bir başka araştırmacı olan Michael Pitman ise, şunları söylemiştir: "Sayısız genetikçi meyve sineklerini nesiller boyunca sayısız mutasyonlara maruz bıraktı. Peki sonuçta, insan yapımı bir evrim mi ortaya çıktı? Maalesef hayır. Genetikçilerin ürettikleri canavarlardan sadece pek azı, beslendikleri şişelerin dışında yaşamlarını sürdürebildiler. Pratikte mutasyona uğratılmış olan tüm sinekler ya öldüler, ya sakat ya da kısır oldular." (9)

Gözlenebilen mutasyon canlının, hastalanmasına, hatta ölmesine sebep olandır. Mesela, güneşin morötesi ışınları, deri hücrelerinde izlenebilen somatik mutasyona sebep olur. Radyasyon ise, bedenin derinlerine ulaşarak canlının üreme hücreleri dahil bütün yapısında somatik(10) ve eşeysel (11) mutasyon meydana getirebilir.

Bu olumsuz mutasyon, hem hücrenin dengesini bozarak hızla çoğalmasına (kansere), hem de üreme hücrelerine etki ederek, anormal doğumlara sebep olmaktadır. Kromozom bozukluğu da bütün kötü mutasyonlar gibi gözlenebilirdir. Down sendromu, kronik miyelojenik lösemi gibi hastalıklara neden olmaktadır.

Çernobil Nükleer Santrali'ndeki patlamanın yaydığı radyoaktif maddelerin somatik ve eşeysel mutasyonlara yol açtığı, sakat doğumlara, yaygın kanser vakalarına sebep olduğu söylenmektedir.

Kısacası rastgele mutasyonun yararlı olma ihtimali, yılbaşında bilet alan kişiye, ikramiye çıkması ihtimali kadar bile değildir. Yıkıcı etkileri nazara alındığında, fazla mutasyona uğramış bir canlının ölmüş olması, sonunda adama benzemesinden, daha muhtemeldir.

Darwin'e göre "türler, içinde yaşadıkları ortamdan, daha iyi bir ortama uyum sağlama eğilimi içinde" dirler. Aslında Darwin bu görüşünü, 19. yüzyıl başlarında insanlığın "ilerleme" hareketine bakarak oluşturmuştur. Yaptığı, pozitivistlerin başını çektiği "ilerleme" kavramını, toplumsal ve ekonomik boyuttan alıp, doğaya taşımaktan ibarettir.

Buraya Darwin'in, yetiştiricilerin güvercinlerini, "yapay ayıklanma"ya tabi tuttuklarını görerek bundan, "doğal ayıklanma" hipotezini geliştirdiğini de ekleyebiliriz.

Makanizma şöyle çalışıyordu. Türler ve cinsler arası mücadeleler, kuraklık, susuzluk vs. uygun mutasyonların korunmasını, ötekilerin de kaybolmasını getiriyordu. Kısaca söylemek gerekirse, çevreye en iyi uyum sağlayan ayakta kalıyordu. (12)

Doğal seleksiyonun her an her yeri dolaştığı, sürekli ayıklama yaparak zayıfları eleyip güçlüleri bıraktığı söylenir.
Evrim, iddia edildiği gibi süregiden bir olgu ise şu anda, türler arasında, yaşayan geçiş formlarının bulunması gerekirdi. Fakat böyle formlar bulunmamaktadır. Bu eksiklik ise, kazılarla kapatılmaya çalışılmaktadır. Yerin üstünde gözlenemeyen şeyin, yerin altından çıkacağını ummak, realiteyle inatlaşmadır. Doğrusu alemdeki her canlı, özgün bir tasarıma sahiptir.

Aksi olsaydı şu anda, timsahtan, su aygırına; su aygırından, gergedana kadar uzanan birkaç ara model bulunması lazımdı. Artık ondan sonra fil mi olurlar, mandaya mı dönerler kendileri bileceklerdir. Fakat timsah, akşam yattığında sabahleyin su aygırı olarak uyanıyorsa buna diyeceğim yoktur.

Ayrıca bu iddiayı kabul ettiğimizde çevremizde, maymundan insana doğru kademeler oluşturmuş tipler görebilmeliydik. Varmı böyle bir şey? Yok! O zaman evrime inanmamızı gerekli kılan ne? Adına bilim denilmesi mi? İspatlanamayan iddia bilim olur mu? Darwinizm bu haliyle nesnel bir bilim değil, kadim inançlara baş kaldıranlar için üretilmiş, yeni ve alternatif dindir. ....devamı var

(9)- http://www.bilimarastirmavakfi.org/evrim/evrimhayalimek1_1.html
(10)- Canlı hücrelerindeki mutasyonlara “Somatik Mutasyon” denir.
(11)- Eşey hücrelerinde oluşan mutasyonlara “Tohumsal Mutasyon" denir.
(12)- http://www.focusdergisi.com.tr/bilim/00134/
Resim: turkish.tebyan.net/Sites/default.php?id=5103...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 692
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster