Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
766
 

Yaygın motivasyon stratejileri

Yaygın motivasyon stratejileri
 

motivasyon


NLP uygulamalarının ikinci bölümünde anlattığım motivasyon teknikleriyle ilgili olarak, Richard Bandler’in “Değişim İçin Beyninizi Kullanın” adlı kitabındaki örneklerin size ne yaptığınız ve ne yapacağınız konusunda somut bir fikir vereceğini düşünüyorum. Benim gözlemlerime göre, bizim toplumumuzda yaygın olarak kullanılan motivasyon stratejilerinin başında “endişe kalıbı” gelir. İşte size “uyanmak” için endişe kalıbının kullanıldığı bir motivasyon stratejisi örneği: 

Ben önce çalar saatin sesini duyuyor, sonra elimi uzatıp alarmı kapatıyorum. Gerisin geriye uzanıp yatakta ne kadar rahat olduğumu duyumsuyorum. Yalnız içimdeki bir ses “Yatakta kalırsan tekrar uykuya dalıp geç kalacaksın!” diyor. Bu sırada zihnimde işe geç kalmayla ilgili bir resim canlanıyor ve kendimi daha da kötü hissediyorum. Ardın içimdeki aynı ses, “Bir dahaki sefere daha da kötü olacak!” diyerek bir tehdide dönüşüyor ve artık uyku zevkim tamamıyla yok oluyor , yataktan kalkıyorum. Süreç “ses-görüntü- kendimi kötü hissetme” şeklinde gelişiyor. 

Endişe kalıplarının bir motivasyon unsuru olarak kullanılabilmesi için, “sorumluluk sahibi” diye tabir edilen bir kişilik kalıbınızın daha olması gerekir. Aksi taktirde, endişe durumuyla başarılı bir şekilde başa çıkabilmenin başka yollarını bulursunuz. Örneğin, “Bırak, inceldiği yerden kopsun”, “Kafanı yorma, boş ver!” gibi mecazlar (metaforlar), endişenin bir motivasyona dönüşmesini engelleyen bilindik ifadelerdir. 

Bazı işadamlarının endişe kalıplarını, başarılı bir motivasyon stratejisi olarak kullanmalarına tanık olmuşsunuzdur. Onlar, işlerdeki küçücük bir aksama karşısında, etraftakilere, “Yandık, battık, iflas ettik!” gibi yaygaralar kopararak, işe daha çok yoğunlaşma sağlarlar. Etrafındakiler de genellikle bunu bir “hastalık” olarak yorumlasalar da, işlerine daha çok dikkat etmek zorunda kalacaklardır! Öte yandan para sıkıntısının geçim sıkıntısına dönüştüğü durumlarda bile, çoğu insan, bu durumun endişesini, “Allah büyük!” “Olmazsa olmuyor işte!” “Zorlamayla olmaz, Allah yürü ya kulum demeli, yoksa sen ne kadar çabalasan boş!” ve benzeri mecazlarla yok ederler. Böylece endişe onlarda bir motivasyona değil, bir tevekkül aracına dönüşür. (Ancak ne yazık ki çoğu durumda bu, asla samimi bir tevekkül değildir.) 

Endişe kalıbının motivasyon oluşturmada engelleyici olduğu durumlar da yaygın olarak görülür. Böyle durumlarda insanlar bir işe hevesle başlar, ancak kısa bir süre sonra “Olmayacak, olmuyor, başaramayacağım” gibi endişeler yüzünden, bütün motivasyonlarını kaybederler. 

Korku ve endişe duyguları, bütün dünyada insanların, toplumsal açıdan başarılı bir insan olabilmeleri için en büyük kaynaklar olsa da; motivasyon için en güzel yol bu değildir. Şimdi aşağıdaki örneğe bir göz atalım. 

Her sabah gözümü açtığımda, gün boyu yapacağım şeylerle, onları yerine getirirkenki resimleri oluşur kafamda ve bu benim yatağımdan kalkmama neden olur. Bazı günler zor ve sıkıcı işlerle doludur. Bu kez de her bir işi bitirdiğimde alacağım küçük zevkleri düşünürüm. Bu adeta akşam bütün o sıkıcı işlerden kurtulmanın vereceği büyük zevki küçük küçük tatmak gibidir. 

Böyle bir motivasyon stratejisi çok yaygın olmamakla birlikte, günlük yaşamdan zevk almanın en güzel yoludur. Sayıları az olan bu insanlar, bir bütünü küçük parçalara bölerek bitirme yönünde hareket ederler ve her bir küçük parçayı bitirmiş olmanın iyi hissini alarak yakıtlarını bütün iş bitene kadar koruyabilirler. 

İnsanların kendilerini motive etmelerinin bir çok yolu olmakla birlikte, genel olarak yukarıda verilen iki model en temel olanlarıdır. Çoğu insan, yapması gerekeni yapmadığı takdirde başlarına geleceklerini düşünüp, kendilerini ne kadar kötü hissedeceklerini kafalarında canlandırarak motive olurken, pek az sayıda insan ikinci modeldeki gibi, “biran önce yap ve kurtul!” diye özetleyebileceğimiz ikinci modeli uygular. 

Ayrıca endişe modelini uygulayan insanlarda genel olarak gözlenen bir başka yol da, “yumurta” modelidir. Böyle insanlar, işleri erteleyerek endişe seviyesinin yükselmesini beklerler. Son ana kadar erteledikleri işlerini, bu sürede biriktirdikleri endişe duygularını büyük bir motivasyona çevirerek bir çırpıda bitirmeyi başarabilirler. Ancak bu oldukça riskli bir yöntem olduğundan her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Öğrencilerin çoğu, sınav öncesi gecelerden, bu motivasyon yöntemini ve risklerini bilirler. 

Son olarak vermek istediğim bir başka motivasyon stratejisi de, yukarıda verilen iki modeli birlikte içerir. Bu şekilde motive olan insanlar önce endişe üreterek duraksarlar, sonra da bu endişeden kurtulmanın yolunu “keşfederek”, işi bitirmeye yönelirler. 

Motivasyonu istediğiniz bir alanda kullanabilmeniz için, bu bilgiler size yardımcı olabilir; ancak bu bilgileri kendi motivasyon stratejilerinizin farkına varmak için kullanmanız koşuluyla! Gönlünüzce bir gün diliyorum. 

izzetbalci@ziprotek.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1117
Kayıt tarihi
: 06.06.11
 
 

Zihinsel Programlama Teknikleri(NLP, Hipnoz, Meditasyon..vs.) alanında, uzun yıllardır araştırma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster