Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '08

 
Kategori
Restoranlar
Okunma Sayısı
2483
 

Yemeğimin üstüne şıp dedi damladı

Yemeğimin üstüne şıp dedi damladı
 

“Balık Kumkapı’da yenir, hem de fasıl eşliğinde” dedi arkadaşlarım. “Tamam, hadi gidelim” dediğimde geceye noktayı klarnetçinin koyacağını bilmiyordum.

Eğlenceli bir yer Kumkapı. Hele de arkadaş grubuyla gitmişseniz. Hemen iki üç masa birleştirilir. Siparişler verilir. Garsonlar servise başlar. Balıklar gelene kadar sohbetle tatlanan mezelerden atıştırılır.

Bu arada diğer masalar da dolar yavaş yavaş. Yazın sokağa çıkarılan masalar havalar soğuyunca içeri alınmıştır ve kapalı ortamda sesler olduğundan daha yüksek çıkmaktadır.

Nihayet balıklar gelir ve sohbetin ritmi yavaşlar. “Siz de balığınızın tadını çıkarırsınız.” diyeceğimi sanıyorsanız fena halde yanıldınız. Tam balıklar servis edilirken restoranın kapısından içeri fasıl grubu girer hem de çala çala. En kalabalık masa olarak gözlerine sizin masanızı kestirirler ve klarnetçi hariç diğerleri tüm dişlerini sergileyen bir gülüşle yanınıza gelirler. Klarnetçi de gelir tabi ama onun ağzı meşgul olduğundan gülüp gülmediğini anlayamazsınız. O kadar yakınınıza gelirler ki kolunuzu oynatıp balıktan bir lokma ağzınıza atacak kadar dahi kıpırdayamazsınız.

İşte tam o anda bir klarneti ilk kez o kadar yakından gördüğünüzü fark edersiniz. Çünkü klarnetçi arkadaş masanın başına tam sizin sandalyenizin yanına gelmiş, klarnetini omzunuzun üzerinden masaya doğru uzatmıştır. Herkesin keyfi yerinde balıklarından atıştırırken bir yandan da şarkıya eşlik etmektedirler.

Birden “şıp” diye bir ses duyarsınız. Hatta sadece duymakla kalmayıp nereye “şıp”ladığını da görürsünüz. Gördüğünüz anda da donup kalırsınız. Restorandaki çatal bıçak sesleri, konuşmalar, keman-darbuka-klarnet üçlüsünden oluşan fasıl grubunun şarkıları, eşlik edenlerin sesleri… Hepsi ama hepsi duyulmaz olur. Artık duyduğunuz tek şey klarnetin ucundan tabağınıza “şıp” diye damlayan tükürüğün sesidir.

Son bir gayretle elinizi çantanıza atar bir miktar para çıkarır ve klarnetin ucundan içeri tıkarsınız. “şıp”lama bitmiştir. Klarnetçi mutludur, parayı almak için klarneti ağzından çeker ve size teşekkür ederek yan masaya yönelir.

Arkadaşlarınız “Acelen neydi, biraz daha bizim masada çalsalardı, sonra verseydik bahşişlerini” derler ama sizin konuşacak ve cevap verecek haliniz kalmamıştır.

Evet, Kumkapı gerçekten eğlenceli bir yer, masanın başında oturmamak kaydıyla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SİZİN O KADERSİZ DURUMUNUZU,BENDENİZDE BİRE BİR YAŞADIM..! FAKAT YER ve MEKANLARIMIZ FARKLIYDI..! SİZİNKİ*İSTANBUL-KUMKAPI-BALIKÇI LOKANTASI..BENİMKİ ise*ADANA-BÜYÜKSAAT-BAKIRCILAR ÇARŞISI-KEBAPÇI...KADERİMİZ AYNI...! :))))) O GÜZELİM KLARNETİN UCUNDAKİ ŞIPLAMAYI DURDURMAK İÇİN,NERDEYSE YEMEK FİYATININ ÜSTÜNDE BİR BAHŞİŞLE (KAĞIT PARA TIKIYARAK) MESELEYİ ÇÖZDÜM..! :)))) BEN KLARNETİ ÇOK SEVERİM.ÇOK DUYGULU BİR MÜZİK ENSTRÜMANIDIR..! SİZE "KLARNET ÇALMAK İSTİYORUM" YAZIMLA İLGİLİ BİR LİNK YAZACAĞIM * http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80858 * BEĞENECEĞİNİZİ UMUYORUM...! NİLGÜN HANIM,KLARNET UCUNDAN ÇIKAN O ŞIPLAMALI TÜKRÜK SALYASI İNŞALLAH YEDİĞİNİZ BALIĞIN ÜZERİNE GELMEMİŞTİR..YOKSA BAHŞİŞİN MALİYETİ SİZE İKİ MİSLİNE PATLAMIŞTIR..! :)))) ANAFİKİR=BÖYLE GURUPLA GİDİLEN YERLERDE DAİMA MASANIN EN KÖHNE ve SAKİN BÖLÜMLERİNİ SEÇEREK,OTURMAK..YOKSA FATURA ÇOK MALİYETLİ OLABİLİR..! :))) SEVGİ ve SELAMLARIMLA.... NECİP KÖNİ - ADANA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 10.02.2008 13:52
Cevap :
Tavsiyenize kesinlikle uyacağım Sayın Köni. Bundan sonra nerde olursa olsun masanın en kuytu köşesine oturacağım.:)) Adana epeydir görmek istediğim bir yer. Üniversiteden çok yakın bir arkadaşım orada yaşıyor. Yakın zamanda bir Adana gezisi planlıyorum. Sevgiler, saygılar  10.02.2008 22:02
 

İyi ki anlattın yani...Klarnetçilerden uzak durmak gerek. Arkadaşların da çok safmış.'Ne o acelen?' demişler.Di mi? Desene ki sende sıhhi tesisatçılık da varmış.Parayı klarnetin ucundan tıkarken, kimse bilememiş musluktan damlaları kestiğini...Bir iş, bu kadar açık seçik anlatılır mı yahu!Saygı ile.

Muzaffer Cellek 
 07.02.2008 14:50
Cevap :
Teşekkür ederim Sn.Cellek. Beğeniniz beni mutlu etti. Saygılar.  10.02.2008 2:03
 

Ne yapayım en güzel şarkıları çaldım size sadece alkışlamakla yetindiniz. O klarnet alkışla çalmıyor, para lazım para:))

Osman Ömer 
 07.02.2008 0:57
Cevap :
Aslında taktik iyi, gel milletin burnunun dibine, damlata damlata çal. Sonra da paraya para deme :)) İyi de o masadaki tek kurban ben miydim?  07.02.2008 14:14
 

Tüm yemek kazalarını düşünebilirdim ama böyle müzikal bir kaza düşünemezdim. :-))) Kulağımıza küpe olsun; kumkapıda klarnetçi menzilinin dışında kalınacak... :-))

Haluk Seki 
 06.02.2008 21:50
Cevap :
Oğlum yeni doğduğunda evimiz giriş katındaydı. Ramazan ayında her gece davulcunun sesiyle uyanan çocuğu sakinleştirmek problem oluyordu. Sonunda davulcuya bahşişini peşin verip bizim eve 50 m. kala çalmayı bırakmasını sağladık. Klarnetçiye de aynı taktik uygulanabilir. Böylece müziğin sesi uzaktan hoş gelebilir.  07.02.2008 0:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 1166
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2243
Kayıt tarihi
: 24.01.08
 
 

17 yaşımdaydım yazmaya ilk başladığımda. Dünyayı tanımaya çalışırken kendimi de tanıdım zaman içinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster