Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
22464
 

Yeni başlayacak bir ilişkide dikkat edilmesi gereken 5 önemli kriter

Yeni başlayacak bir ilişkide dikkat edilmesi gereken 5 önemli kriter
 

Özellikle 21. yüzyılda değişen birçok şeyin yanı sıra birlikteliklerin dinamiği de çok değişti gibi geliyor bana… Belki de yalnızlığı tercih edenlerin ya da tam tersine daldan dala konanların sayısı da bu yüzden artmış olabilir. Kimisi geçmişin intikamını bilinçaltında alırcasına, doğru ya da yanlış kişi bakmadan ne kadar çok anlık da olsa yaşarsam kardır derken ya da bu tür ilişkilerle mutlu olacağını zannederken,  aradığı bulunamayan ya da yorularak yaşanan ilişkiler sonrası kimi insanlar da daha bir temkinli olmaya başladı; kimbilir?

Bir daha yeniden yorulmamak, yara almak istemedikleri ya da her tanıdıkları insanla yolları bir türlü birleşmediği, bu da değilmiş ne zaman gelecek benim aradığım gibi bir insan dedikleri için… Ama bir gerçek daha var ki birliktelikler; yanlış insanlar üzerinde ısrar edilmediği, uygun insanlara ise doğru yaklaşımlarla bulunulduğunda insanın da hayat ritmine renk katıyor. Burada sorgulanması gereken belki de bizim kendi tavırlarımız ve seçimlerimiz... Olmayacak insanların ya da size yeterli değeri göstermeyen insanların peşinden koşturmayı bırakmadığınız sürece doğru ve gerçek bir ilişkiyi nasıl kendinize çekebilirsiniz? Sizi İsteyen insan bir yolunu mutlaka bulur; biraz akışa bırakmak lazım.

Peki bir ilişkiye başlarken ya da ilk tanışma sürecinde nelere dikkat etmek gerekiyor?

1- Hem kendinizin hem de karşınızdakinin gerçekte ne istediğini doğru analiz edin:

Bir ilişkinin sağlam başlayabilmesi ve ilerleyebilmesi için iki tarafında ne istediğini bilmesi, kendini gerçek anlamda tanıması ve beklentilerinin ne olduğunu iyi analiz etmesi büyük bir etken... Beklentilerin zamanla değişmesi eğer iki tarafın da eşit arzusunda olmuyorsa;  beklentisi değişen kişinin fazla sorgulayıcı ve baskıcı tutumu diğer kişinin duygularının ya da ilgisinin bitmesi ile karşılaşmasına sebebiyet verebilir. Kimse istemediği bir şeyi sırf karşı taraf istiyor diye değil ancak kendisi de gönülden istediğinde yapabiliyor.

Başlangıçta güzel başlayan ve kısa zamanla da büyüsü bozulan ilişkilerin sebeplerinden biri de beklentilerin ilişki başladıktan sonra belirli olmaması ve ilişki ilerledikçe değişebilir olabilmesi belki de… Her iki tarafında ne istediğini bilmesi ve bunu diğer tarafla paylaşması en azından farklı beklentilerle yürümeyecek bir ilişkiyi baştan belirleyebiliyordur. Ya da tarafların birbirini elde edinceye kadar gerçek beklentilerini ve gerçek kişiliklerini saklamaları… Ve en önemli dikkat edilecek konu; gerçek bir ilişki mi istiyor, gönül eğlendirmek mi?

2- Kendiniz olun ve karşınızdakinin de gerçek kendisini gösterip göstermediğini iyi anlayın:

İlk tanışmalarda ya da bir ilişki başlarken ister, istemez takılabilen maskeler vardır hani… Karşı tarafı etkilemek, kazanmak için kimi zaman öz benlikten farklı davranışların ortaya konabildiği… Evet; başlangıçta karşı tarafı etkisi altına alabilir ama ilişki ilerledikçe yakalanan rahatlıkla maskeler de yavaş, yavaş düşmeye başladığında; başta böyle değildi, çok değişti sözleri havada uçuşmaya başlayıverir işte…

3- Geçmişi tamamen rafa kaldırmadan bir ilişkiye başlamayın, geçmişinden, geçmişte yaşadıklarından kurtulamayan insanlardan uzak durun:

Özellikle son yıllarda iyi başlamış gibi başlayan görüşmelerin daha sevgili aşamasına geçemeden 3-5 günde saman alevi gibi sönmesinde belki de tarafların ya da taraflardan birinin daha önce ödediği bedellerin ön yargıları ve korkuları var. Bir tarafı ciddi bir beraberlik aslında isterken, daldan dala konma heyecanını bırakamam sebebi de bazı kişilerde özellikle de erkeklerde bağlanma korkusudur. Bir bakarsınız görüşmeye başladığınız kişi size sevgili olmak istemiyorum sözlerini sarf ederken, daha önce çektiği aşk acılarını anlatırken siz aman ben dikkatli davranayım derken bir de bakarsınız ki çok geçmeden sizin yanınızdan ayrılmış ve başka birileri ile görüşmeye başlamış bile…

İlk görüşme evresinde sizinle görüşebilmek için daha ilk başta normalden fazla ilgi gösteriyorsa, görüşmeye başladığınızda çok erken vaatlerde bulunuyorsa; dikkat!

İlişkinin başında da, devamında da kendi olabilmek; ilişkinin dinamiğini de ilerleyen zamanda daha az bozabilir. Sonuçta ya olduğu gibi severiz karşı tarafı ya da ben uyum sağlayamam diyerek başlangıçta seçimimizi yaparız. Sonrasında yaşanan hayal kırıklıklarını da önler böylelikle…

4- Karşılıklı saygı, sevgi ve güven:

Sizin ya da karşı tarafın sınırları zorlanmaya başlandığında ya da kişisel hayat çizgisi fazla geçilmeye başlandığında ilişki de alarm sinyalleri vermeye başlayabilir. Herkesin bizden önce bir hayatı vardı; bizleyken de o hayatı var olacaktır. Aynı bizlerinki gibi…

Bunu kabullenerek başlamak lazım ilişkiye… Bir ilişkinin sağlam yürüyebilmesi için dinginlikle, değer verilmeyle, ilgiyle beslenmeye ihtiyacı vardır. Birbirini taşıyabilmeye… Birbirini beslemeye… Birbirini anlamaya, birbirini kavramaya, yanında rahat olmaya ve aynı frekanstan yayın yapmaya… Eğer ilişkide ilgi azalıyorsa, çeşitli bahaneler ile kaçışlar başladıysa, güven sınırları çeşitli yalanlarla aşıldıysa ya da sadece bir taraf ilişkiyi ayakta tutmaya çalışıyorsa hayal dünyasından çıkıp biraz gerçekçi düşünmek lazım sanırım.

Bir insanın sizi sevip sevmediğinin isteyip istemediğinin sinyalleri çok açıktır aslında; telefon ve mesajlarınıza cevap veriyor mu yoksa siz telefon başında mı bekliyorsunuz (tabi siz günde 30 kez arayıp, 20 kez mesaj göndermiyorsunuz), size yeteri kadar zaman ayırıyor mu, sizle iletişiminde açık ve samimi mi, sizi özlediğine dair sinyaller veriyor mu (tabi siz ona defalarca beniz özledin mi demeden), sosyal çevresi ile tanıştırıyor mu, birlikte sosyal aktivitelere katılıyor musunuz, sizle başkalarının da bildiği açık bir ilişki yaşıyor mu yoksa sır gibi gizliyor mu, özel anları hatırlıyor mu ve daha sayılabilecek birçok belirti…

Ustalıkla yalan söylenebildiğini düşünerek neye ve kime güveneceğinizi doğru hesaplayın.

5- İlişkide bağımlı değil, bağlı olun:

Daha ilk günden ardı sıra mesajlarla, çağrılarla karşı tarafı boğmak, gelen cevaplar azaldığında üstüne gitmek, sorgulamak, sosyal medyadaki adreslerini çığrından çıkmış bir halde takip etmek, bir anda hayatını ona endekslemek ve bunu karşı tarafa hissettirmek... İşte bağımlılığın ilk aşamaları...

Bağımlılığın en önemli sebeplerinden biri aslında kendini değerli hissetme ihtiyacı… Bu ihtiyaç aslında yaşamın her kısmında ya da sahip olduğumuz her rolde kendini gösterebilir. Değerli hissetmek için belki de insanın önce kendi değerini bilmesi, önce kendini kabul etmesi gerekir. Kendisinin kendi olduğu gibi davranması, değer bulmak adına kendi öz davranışlarını ya da çizgisini terk etmeden varlığını sürdürebilmesi… Karşımızdan değer görme ihtiyacımız o değer vermedikçe daha bir tetiklenip karşı tarafa bağımlılık yaşamamıza sebep oluyor.

Kimi zaman birçok insanın düştüğü hata; sırf yanındaki insanları kaybetme endişe ile ya da bir ilişkiyi her ne kadar doyumlu olmasa da yalnız kalmamak adına sürdürmeye çalışması sırasında,  kendi olması halinden uzaklaşmasıdır. Birilerinin vereceği değere bağımlı olma ihtiyacı ve bu ihtiyaç ile beslenebilme arayışı…

Terk edilmek ya da sevdiği (ya da sevdiğini zannettiği) kişi tarafından yarı yolda bırakılmamak adına birçok insan verdiği değer ve sevgisinin altında ezilebilmektedir. Başka insanlar ona değerini hissettirebilirken, o kendine aslında değer vermeyen ya da bundan yoksun birine kapılabilir ve zamanla saplantıya dönüşen “o kişiden ilgi alabilme” beklentisi ile karşı tarafın çok üstüne düşmeye, verdiği değeri arttırmaya yönelebilir.

Huzurlu bir hayat, doyumlu bir ilişki hepimizin istediği… Eğer bir ilişki zamanla mevcut huzuru bozmaya başlıyor ve kişisel hayat düzeninin bozulmasına sebebiyet veriyorsa; hayat ritmini de bozabiliyor insanın… Ve yoruyor! Bu yüzden gerçek insanlarla gerçek ilişkiler yaşayabilmek için bazı sinyallere dikkat etmek gerekiyor.

Yeşim Buyurgan

Yaşam ve İlişki Koçu, Eğitmen

 

*Yazılar kaynak ve yazar ismi belirtilmeden kopyalanamaz.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3521
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster