Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '06

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
34238
 

Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı!

Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı!
 

Fransa Parlamentosu'nda sözde “Ermeni Soykırımını İnkâr Yasası Tasarısı"nın bir avuç soysuzun oylarıyla kabul edilmesinin ardından tam yedi gün geçti. Bu süre içerisinde içte ve dışta pek çok kişi ve kuruluştan Fransa’ya tepkiler yağdı.

Yine o bildik manzaraların yaşandığı (kınama bildirileri, protestolar, yumurta atmalar, siyah çelenkler v.s,v.s.)tepkilerin ardından son olarak da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) nden suya sabuna dokunmayan bir “Kınama (!) Bildirisi" yayınlandı.

Onuru ve gururu incinen vatandaşlar başka çare kalmayınca Türk halkını internet siteleri kanalıyla yayınladığı Fransız mallarını boykot etmeye çağıran mesajlar göndermeye başladı.

Yayınlanan listelerde ben saydım tam 430 çeşit ürün yer almakta. Listedeki mallar o kadar tanıdık ki; 7’den 70’ e her Türk vatandaşı bir şekilde ... marka tencere, ... marka ütü, ... marka yoğurt, ... marka saç boyası, ... marka çakmak ve burada sayamayacağımız pek çok Fransız markası ile tanışıp kaynaşmıştır!

Kısaca biz farkında olmadan Fransız malı müptelası olmuşuz! Bu hayranlığımız elbette Fransız malları ile sınırlı değil. Fransa’nın yanı sıra pek çok ülkenin malları da market raflarımızı süslüyor!

Şimdilerde Çin modası da almış başını gidiyor! İğneden ipliğe her şeyimizi Uzak Doğu’dan özellikle de Çin’den getirtiyoruz. Çin malları böyle giderse Fransa’yı sollayacak! Ben merak ediyorum “soykırım inkâr” yasası Çin’de de kabul edilmiş olsa acaba ne yaparız?

Pazarlara kadar düşmüş ucuz Çin mallarını boykot etmeye kalkmak!..

***

Fransız mallarını boykot olayı bana her yıl 12 Aralık’ta okullarda kutladığımız “Yerli Malı Haftası“nı hatırlattı. Slogan şöyleydi;“ Yerli Malı Yurdun Malı, Her Türk Onu Kullanmalı”

Bir de Yerli Malı şiirimiz vardı:

Her malın en iyisi, kumaşların her cinsi

Yurdumuzda yetişir meyvenin birincisi.

Yerli mal alacağız, yerli mal satacağız

Paramız çoğalacak, hep zengin olacağız.

Yurdumuzun her yanı bacalarla süslüdür

Yerli malı kullanmak her Türk’ün ülküsüdür.

Artık vatanımıza yabancı mal giremez

Temiz kazancımıza hiç kimse el süremez.

***

Ne yazık ki 1946 yılından itibaren kutlamaya başladığımız “Yerli Malı Haftası” geçen 60 yılda okullarda sergilenen bir etkinlik olmaktan öteye geçememiş! (1983 Yılından itibaren bu haftanın adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak değiştirilmiş.)

Geçen yıllarda sanayi hamlesini yapamayan, üretemeyen, sürekli dışa bağımlı bir ülke olmaktan öteye gidemeyen Türkiyemiz'de “yerli mal” alamamışız, “yerli mal” satamamışız. Yerli malı kullanmak “ülkü”müz olamamış, hep yabancı hayranı olmuşuz.

Vatanımıza 430 çeşit yabancı mal girerken sonuçlarını düşünmemişiz, Fransız mallarını boykot ederken, Fransız marka arabamızın, tır veya kamyonumuzun arızalanan parçalarını nasıl elde edeceğimiz bize öğretilmemiş!

Türkiye’de üretim yapan Fransız firmalarını boykotumuz neticesinde istihdam sorununu çözememiş, ülkemizde binlerce insanımızın temiz kazancına el sürülebileceği, işsiz ve aç kalabileceği bize anlatılmamış!

“Har vurup harman savurduğumuzun” acı göstergesinin, dev boyutlara ulaşan dış ticaret açığımız olduğunu bilememişiz!

Paramız çoğalmamış, zengin olamamışız!

***

Geldiğimiz bu noktada; her konuda kendi kendine yetebilen bir ülke olmak için gerekli reçetelerin hayata geçirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Dış ticaret açığımızı başa baş noktasına veya ithalatın üzerine çıkartamadığımız veya ithalatımızı aşağılara çekmediğimiz sürece başta Fransa olmak üzere diğer ülkelere karşı da her zaman “boynumuz kıldan ince" olacaktır.

Sonuç olarak; kendi malına ve kendi parasına ihanet eden bir ülke ve vatandaşları hiçbir zaman yabancı boyunduruğundan kurtulamaz…

869 Türk Malı (TM) barkod numarasıdır.

Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel yazmışsınız. İnsanımız zaman içerisinde kolektif (fransızca bir kelimedir) çalışabilme yetisini kaybetmiştir. Ulusal hipnoz (fransızca bir kelimedir) konumunda sonunun gelmesini beklemektedir. Bu yüzden gelen iktidar vurur, giden iktidar vurur, sesi çıkmaz. 400 çeşit fransız malını boykot (fransızca bir kelimedir) etmeyi bir kenara bırakınız, 40 tanesi birbiri ile anlaşamaz... Bence sorunu en tepeden değil en aşağıdan çözmek gerekir. Önce onlara kim olduklarının, nereden geldiklerinin ve bugünlere gelebilmek için ne mücadeleler verildiğinin hatırlatılması gerekir. Kayıp kimlikler bir bulunabilse sorunlar çorap söküğü gibi çözülür.

Kırkında LEVENT 
 08.12.2006 17:27
 

Hstırlarsanız Almanya yahudi katliamında dolayı İsrail hükümetine ceza ödemeye mahkum edilmiştir örnek her fabrikadan çıkan mercedes marka arabadan belli miktarda para yahudilere aktarılıyor ve düşünün ermenistan fakir bir bir ülke ve bu soykırım kabul ettırmek ıcın ınalnılmaz bır lobı calısması ıcındeler kı bu dunyaca kabul edılır ve bızımde ermenilere boyle bır tazmınat odememız kararlaştırılırsa ellerınde dosyalarla mahkeme kapısında bı cok ermenı'yi gorebiliriz malesef dünya üzerinde kendi kendine yete bielcek ender ülkelerden biriyiz ama yanlış yönetilmemiz ve yabancı hayranlıgımız yuzunden su mevcut durum ıcerısındeyız kapıtılasyonlar gumruk bırlıgı antlasması ve avrupa bırlıgı bunlardan Türkiye ne gibi bir fayda gormustur bence yerli üretici zor durumda bırakmaktan baska hiç bir işimize yaramamıstır malasef

Lestatazalin 
 20.10.2006 23:23
 

sevgili tülay hanım gene çok hayati, çok anlamlı yazılarınızdan birini yazdınız. tüm yüreğimle kutluyorum. acaba fransada yaşayan türk vatandaşlarımızı da örgütleyerek '' ermeni soykırımı olmamıştır ''detirtirek çok miktada suç işleterek insan hakları mahkemesine taşınarak bu yükün altında fransayı ezebilirmiyiz. fakat bunu yapacak siyasi irade işin başında gözükmüyor.. bu iş türkiyeyi türkiyeden yönetecek kadroların dır. selam olsun o kadrolara.

isa can 
 20.10.2006 9:37
 

Sevgili Tülay, Yerli malı bir milletin kendisi, vatanı demektir. Kendi malımızı sevmek demek vatanımızı, insanımızı; insanımızın emeğini sevmek demektir. Çay içmeyi bıraktık, efendim kolay hazırlanıyormuş, el malı kahveler içiyoruz. Kahve demeye bin şahit ister. Türk milleti asla kendinden, yani kendinin olan hiçbir şeyden vazgeçmemelidir. Milli yanımızı yitire yitire uçuruma doğru adım adım ilerliyoruz. Böyle olmamalı, yazınız da uyarı yüklü, artık ders alalım. Yoksa bizi ağlatacaklar. Dünyaya adaleti dağıtan Türk'e adalet sunmaya kalktılar; milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirelim. Bunu sevgiyle, bilgiyle, akılla, tarihi bilinçle yapalım... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 20.10.2006 6:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 483
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1111
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster