Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '21

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
99
 

YOLDAKİ KAYIP RESİM

         Parmaklarımın klavyenin tuşlarına öylesine ürkek yaklaşmış olmasına şaşırıyorum; uzun süren sessizliğimi bozan kelimelerin büyüsüne sığınıyorum. Kelimelerle arama koyduğum perdelerin aralanma zamanı geldi diye düşünüyorum. Her şey bir sır perdesinde saklı; aralamak görmek isterseniz buna cesaretiniz varsa. Sırlı kelimelerin büyüsü dokunur yüreğinize; aklınız şaşırır bu işe...

          Gece gibi; karanlığıma düşerim yolculuk bu ya devam etmek isterim, bilmediğim yollar ve bilinmez döngülere düşerim, sarsar beni, merak ederim, yürürüm ve yine yürürüm. Karanlıklar kendimize çarptığımız anlara denk gelir. Aradığın senden uzak olan farklı bir bilinmez değil; kendi karanlığının keşif yolculuğu olduğunu yorulduğun vakit anlarsın. Kendi renklerinden doğduğun anın karanlığa da gark ettiğini bilirsin. O anda bilinmez bir resme düşersin. Renkleri görürsün, merak edersin. Ben bu resmin neresindeyim dersin; hayatın acemisi olursun o an, eksik kalırsın belki fakat merak edersin, keşfetmek istersin. Hayat böyle bir keşif yolculuğu, kendinden kendine giden bir macera...

           Damıtılmış ve saf olana ihtiyacım var. Hakikat böyle değil midir. Sade ve anlaşılır olanın benliğimize nüfuz ettiğini ve hayatımıza ivme kattığını deneyimlemişizdir. Kelimelerin büyüsüne kapılmadan, anlaşılır ve samimi olana ihtiyaç duyuyoruz. İnsanız anlamak ve anlam üretmek istiyoruz. Düşünerek yazmanın bazen büyük bir tuzak olduğu duygusuna kapılıyorum. Arınmış her duygu, her kelime, her eylem ulaşacağı noktayı bilir öyle değil mi.

           Yazıyor ve anlatıyor olmanın bilmek olmadığını hele olmak olmadığını anlayacak kadar büyüdüm sanırım. Kelimelerle sınırımı aşıyor muyum diye korkuyorum. Haddini bilmenin ne büyük bir erdem olduğunu öğrendiğim çok oldu. Bütün anlatılarım kendime; dingin bir yolculuk olması özlemini duyduğum şu hayatın tatlı meltemine sizleri de katmak istiyorum izin verirseniz tabi...

            Denizlerden gelen bir dalga , gökyüzünden kayan bir yıldız, dağların doruklarında esen bir rüzgar, ormanın sessiz ve derin uğultusu gibidir insan yüreği. Bir senfoni gibi; notaları keşfetmek ona uyumlanmak ve hayatı keyifli bir yolculuk haline getirmek arifler makamına has bir durum ise buna talip olmak ne güzel... Tevazu ile süren bir yolculuk hali olması.

             Masallar diyarının kahramanı olmayın; kahraman üretmek tüketir. Kahramanlığa ihtiyacımız yok fakat kendi benliğimizi anlamaya ve onu keşfetmeye ihtiyacımız var. Kendi döngüsü içinde var olan her nesnenin ve bireyin biricik ve kıymetli olduğunu fark etmek gerekiyor. İnsan önce ve sadece kendine düşer; kendi ile olan eylemidir varlık denilen şey ve var olan her şey bir aynadır. Aynasında kaybolduğumuz bu yolculukta resmimizi bulmak olsun en büyük eylemimiz. Resmin renklerini aldığında içsel bir huzur ile başka yolculuklara çıkmak istersin. Bütün yolculuğumuz aşk ile olsun...

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 248
Kayıt tarihi
: 29.09.14
 
 

Eczacılık mesleğimin yanında Edebiyatın da olmasını istedim çünkü çok sevdim. Yazma eylemi; hayalle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster