Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '07

 
Kategori
Yöresel Yemekler
Okunma Sayısı
7419
 

Yöresel damak tatlarımız : Safranbolu

Yöresel damak tatlarımız : Safranbolu
 

Blog yazılarının mucizesi olsa gerek. Her gün yeni arkadaşlar, dostlar ediniyorsunuz. Yazılarınızı okuyorlar, fikirlerini iletiyorlar. Sağ olsunlar !.. Yazılarımı okuyarak, dostluklarını ileten sayın Nihat Akdoğan ve ailesine sevgilerimiz iletiyorum ve bugünkü lezzet durağını bu yöremize yapmak istedim.

Safranbolu, Batı Karadeniz bölgesinde, Karabük’ü Kastamonu’ya bağlayan yolun 100. km.sinde görülmeye değer bir zümrüt yeşili bir diyar.. Üç küçük nehir’in sularını verdiği bir vadi içinde kurulu küçük bir kasaba olan Safranbolu’nun adı kendisinden daha büyük. Şöhreti bütün dünyalarda bilinmekte. Öyle ki, UNESCO’nun himayesinde, dünya çapında bir açık hava müzesi olmuş yegane yerlerden birisi. Özellikle yerleşim birimlerindeki Türk evlerinin mimari yapısı hayranlık uyandırıyor. Ama yemekleri de en az evleri kadar meşhur. Bunlardan bazıları şöyle : Bütün Et Yemeği, Cevizli Yayım, Kuyu Kebabı, Uzun Fasulye, Baklava, Höşmerim Safranbolu Bükmesi, Su Böreği vs. Ben kuyu kebabını çok beğenmiştim. Ama maalesef Safranbolu’da değil de, Safranbolulu bir restoran da yemiştim. Lezzeti enfesti. Bir de yerinde ve kendi toprağında yemek lazım. Safranbolu gerçek bir lezzet deryası...

Safranbolu Yemekleri, geleneksel Türk Mutfağı’nın çok nadide bir köşesini kaplıyor. Zira klasik Karadeniz yemeklerinden biraz farklı olarak bir lezzet sunuyor. Safranbolu’nun zengin yemek çeşitleri, Orta Anadolu’nun karakteristik özelliklerini taşıyor. Dahası, yöreye özgü yemek türleri, içinde bulunduğumuz kış günlerinde insanın içini ısıtıyor.

Safranbolu kışa hazırlanırken, evlerde bin bir çeşit pekmezler, turşular, tarhanalar, meyve kuruları, tatlılar hazırlıyor. Bunlardan ilk akla gelenler şunlar: domates salçası, tarhana, yayım (ev makarnası veya erişte), salamura asma yaprağı, dut pekmezi, üzüm pekmezi, üryani erik kurusu tavşut (elma kurusu), dut kurusu ile elma, ayva ve kızılcık (kiren) suyundan yapılan marmelatlar hazırlanıyor ve bütün kış afiyetle yeniyor. Eğer yolunuz oralara düşerse, hepsinden birer kavanoz almayı ihmal etmeyin.

Safranbolu da hemen hemen her evde yaz kış demeden her zaman “saç ekmeği” denilen yufka yapılıyor. Saç ekmeği serin bir yerde saklanıyor, ihtiyaç oldukça sulandırılarak yumuşatılıyor, üstü örtülüp bir süre bekletildikten sonra, kare veya dikdörtgen şekilde katlanarak sofraya konuluyor. Yeşil fasulye, etli dolma kavrulmuş kıyma sarılıyor. Eskiden daha çok önem verilen kıyma ve kavurma, önce tavalarda uzun süre pişirilip kavruluyor. Özel olarak “kıyma sahanı” denilen büyük sahanlara dolduruluyor; soğuyunca kalıplaşan kıymalar serin bir yerde korunuyor. Kış boyunca, bu kıyma kalıplarından küçük parçalar hâlinde kesilerek yemeklerde kullanılıyor.

Kastamonu’nun yemeklerinden örnekler vererek bu yazıyı bitirelim. Yoksa sayfalar dolusu yazmam gerekecek. Bugün size iki tarif birden veriyorum.

1) YAYIM ÇORBASI : Yayım, (izim şehirlerde ev makarnası veya erişte olarak tanıdığımız bir malzeme.) tereyağı, kavrulmuş kıyma ve salça suyu kaynatılarak hazırlanıyor. Kaynayan suya bir miktar yayım konularak pişiriliyor.

Malzemeler : 1 su bardağı erişte, 100 gr. kavurma kıyma, 3 su bardağı su, ½ yemek kaşığı salça veya salça suyu, (arzu edilirse) 1 adet orta boy domates, 1 çay kaşığı kırmızı toz (veya) pul biber, 1 yemek kaşığı tereyağı
½ çay bardağı sıvı yağ, bir miktar tuz
Hazırlanışı : Derin bir tencereye, küp küp doğranmış domates, su, domates salçası (veya suyu), kırmızı biber ile tuzu koyun. Tereyağı ile sıvı yağını koyup yeterince kaynatın.

Çorbanın suyu kaynayınca, yayımı ilâve edin. Çeyrek saat kadar pişirin. Dumanı tüterken ikram edin. İsteyen, servise sunmadan evvel, çorbanın üstüne kara biber ekebilir.

2) SEBZELİ GÜVEÇ : Safranbolu’ya has bu güveç, özellikle yaz aylarında, kuzu eti ve yaz sebzeleri ile hazırlanıyor. Üstelik bu güveç aşı, çarşıda esnaf taifesinin kendi arasında hazırlayıp ekmek fırınında pişirdikleri bir yemek türü olmasının haricinde Ramazan aylarında, iftar sofralarında da baş tacı edilen sıcak yemekleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Malzeme : 1 kg. kemikli kuzu eti, 1 baş kocaman kuru soğan, 5 adet orta boy domates, 6 adet yeşil sivri biber 3 yemek çorba kaşığı tereyağı (veya, margarin ya da sıvı ay çiçek yağı), Kırmızı toz biber, Kara biber, Tuz
Hazırlanışı : Kuzu etlerini kuş başı şeklinde doğrayıp yıkayın. Ve, suyunu süzmeye bırakın. Diğer taraftan da, kuru soğanı ayıklanıp küçük taneler şeklinde doğrayın. Bir tavada tereyağını eritin. Yemeklik doğranmış kuru soğanı tereyağında az kavurun. Yeşil sivri biberler ince kıyıp üzerine katın, kavurmaya devam edin. Harç hafif pembeleşince, üzerine küp küp doğranmış domatesleri ilâve edin. Şöyle bir döndürüp tuzu ve baharatını katın. Son olarak da, etleri koyup suyunu çekene kadar pişirin. Etler pişince, yemeği bir güvece alın. Üzerini domates ve biberle bezeyin.Güvecin kapağını kapatıp fırına sürün.

Afiyet Olsun !.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Tansel Bey,

İşte gördüğünüz gibi 7-8 ay önceki yazılarınızı bile tekrar tekrar büyük bir zevkle okuyoruz. İfadeleriniz ve tarifleriniz gerçekten çok canlı ve iştah açıcı. Teşekkürler.

Hayri Tiryaki 
 27.09.2007 8:39
Cevap :
Merhaba Hayri bey, yazılarıma gösterdiğiniz ilgi ve övgüler için sonsuz teşekkür ederim. İlgi gösteren ve okuyan sizin gibi insanlar oldukça, daha çok yazasım geliyor. Her zaman eleştirilerinize açık olduğumu bilmenizi isterim. Yorumlarınızı da beklerim.. Sevgi ve saygılar...  27.09.2007 10:45
 

Yazı dilinin azizliğine uğradık sanırım.Ben müzipçe takılmıştım size.Yazı dilinde mimikler ve ses tonu olmadığı için,birbirini de iyi tanımayan insanlarsanız,söylediğiniz kastettiğinizden farklı algılanabiliyor bazen.Yoksa elbette her konuda her bakış açısı farklı bir tadı anlatabilir.Hiç de acaip değil yazı yazmanız,sonuçta araştırmış emek vermişsiniz.Verilen her bilgi değerli bence.Örenmeye ve bilgiye doymayan birisi olarak,elinize sağlık diyorum.Elinize sağlık yazarken aklıma geldi:)))Bu yemeklerden yapıyormusun, gene merak sardı beni:))Sevgiler..

Doğa 
 13.02.2007 14:28
Cevap :
Ben yanlış anlamadım. Muzipçe takılmanız hoşuma gitti. Zira sürekli ciddi yazı yazıp, ciddi eleştirilerden ziyade, bu tür eleştiriler almak da hoşuma gidiyor. Yemek tariflerini vaktim olduğu müddetçe zaman zaman deniyorum. Özellikle kolay bulunabilir malzemeli ve besleyici olduğuna inandığım hafif yemekleri deniyorum genellikle. Kendime ait olanlarda var, onları da zamanla burada yayınlayacağım. Tavsiyeleriniz olursa memnuniyetle denerim. Teşekkür ederim. Sevgiyle kalın..  13.02.2007 17:19
 

Başlığınızı görünce benden önce davrandığınızı fark ettim:))Ben de yazacağım orası ile ilgili bir yazı epeydir kafamda dönüp duruyor.Geçen hafta Safranbolu'daydık zaten son 14 yıldır her yıl hemen hemen gideriz o tarafa .Yazınız güzel olmuş elinize sağlık.Safranbolu'lular pek hoşlanmasa da bu gerçekten,il olarak Karabüğe bağlı olduklarını söyleyelim ki okuyanların kafaları karışmasın.Saygı ve selamlarımla.

Doğa 
 12.02.2007 21:23
Cevap :
Sürekli Safranbolu'ya giden biri olarak kıskandım sizi biraz. Oralara gidemedim ama yazı yazıyorum değil mi ? Biraz da benimkisi acayip mi kaçtı kaçtı ne ? Neyse sizde yazın Safranbolu'yu. Ben yazdım diye Safranbolu bitmez. O kadar zengin bir kültürümüz var ki ? Umuyorum sizin anlatacağınız daha farklı kültür kırıntıları vardır. Benim gibi yemeklerden bahsetmektense, daha özgün bilgiler aktarabilirsiniz. Ben de zevkle okurum. Yazınızı bekleyeceğim.. Teşekkür ederim. Sevgilerle kalın !..  13.02.2007 9:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2526
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster