Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
4150
 

Zafere Kaçış

Zafere Kaçış
 

2. Dünya Savaşı’nın ilk yılları. Alman Yıldırım Orduları tüm cephelerde başarıdan başarıya koşuyor. Fransa savaştan çıkınca ve İngiliz orduları geri püskürtülünce Hitler yeni bir cephe açmaya karar verir. Daha önce birbirlerine saldırmayacakları konusunda anlaştığı SSCB’ye ani bir hücumla saldırır. Saldırı tarihi olarak Napolyon’un Rusya’ya saldırdığı tarihin bir gün sonrasını seçer. Kısa sürede Alman orduları SSCB içlerine kadar ilerler. Büyük şehirlerden Kiev’i ele geçirir. Bölge halkına savaşın kötü yönlerini unutturmak, Nazilerin de insan olduklarını hatırlatmak için akıllarına güzel bir propaganda gelir. Şehrin en iyi futbol takımı olan Dinamo Kiev ile Almanlar bir futbol karşılaşması yapacaktır. Maçtan önce Almanların, Dinamo Kiev futbolcularından küçük bir ricaları vardır. Maçı bile bile kaybedecekler ve Alman ırkının üstünlüğü bir kez daha ispatlanacak ya da hayatlarından olacaklardır. Futbolcular hayatları için önemli bir karşılaşmaya çıkarlar. Ancak futbol topunun cazibesi hayatlarından daha üstün gelmiştir. Dinamo Kiev rakibini yener. Maç sonrası Dinamo Kiev futbolcuları kurşuna dizilir.

Filmimiz yaşanmış bu olaydan ilham alınarak yapılmıştır. 1981 yılında yapılan bu önemli filmin yönetmeni John Huston olup önemli rollerde Sylvester Stallone, Michael Caine, Max Von Sydow ile futbol tarihinin önemli oyuncularından Pele, Ardiles, Bobby Moore gibi isimler vardır.

Kısaca konusuna gelirsek: Esir Müttefik askerleri kampta kendi aralarında futbol maçları yaparak zamanlarını geçirmektedirler. Tesadüf eseri oynadıkları top bir Alman subayının önüne düşer. Topu almak için savaşta subay olan Colby (M. Cain) gider. Alman subay ile aralarında futbol konuşurlar. Yaptıkları sohbet derinleştikçe Colby’nin savaştan önce West Ham takımı ve İngiltere Milli Takımı’nda oynadığı, Alman subayın ise Almanya Milli Takımı’nda oynadığı ortaya çıkar. İkisi de esirler ile askerlerin karşılıklı bir maç yapmasının kampta ortamı yumuşatacağına, birkaç saat bile olsa savaşın unutulup futbolun güzelliğinin paylaşılacağına inanır. Alman subay komutanlarına bu fikri verdiğinde başta karşı çıksalar da sonradan Nazi kamplarının insan hakları açısından güzel reklâmının olacağı düşünerek olumlu tepki verirler. Radyodan bu maç Avrupa’ya ilan edilir. İngiltere hükümeti bu karşılaşmaya karşı çıkar. Nazilerin olumlu propagandası olan bu maçta oynayacak esir düşmüş subayların cezalandırılacağı belirtilir. Colby bu maçın esirler ile askerler arasında değil esirler ile Almanya Milli Takımı arasında oynanmasını ister. Esir düşüp başka kamplarda olan futbolcuları yeni yaratacağı takım için yetkililerden ister. Ayrıca futbolcuların diğer esirlerden ayrılarak ayrı yerde yatmasını, futbol malzemeleri, düzenli beslenmeni talep eder.

Kamp içinde ise sürekli kaçmaya çalışan esirler vardır. Hutch (S. Stallone) bunlardan biridir. Tespit edilen en iyi kaçma yolunun futbol takımının kaldığı yer olduğunu tespit eder. Ancak takıma girmesi gerekmektedir. Oysa futboldan hiç anlamamaktadır.

Maç 1938 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Colombes Stadı’na alınır. Seyircilere açık maç günü gelir çatar. Müttefik esirlerin oluşturduğu takım maça hazırdır. Ancak bir noktayı unutmuşlardır. Hakem de Alman seçilmiştir.

Futbolu ve sinemayı çok seviyorum diyen birisi mutlaka bu filmi seyretmelidir. Sizi hiç sıkmayan bir temposu var. Pele ve Ardiles’ten estetik hareketler izlerken, gerçek bir futbol maçı seyreder gibi heyecanlanıyorsunuz. Fotoğrafta Ardiles’in yaptığı bir hareket görülüyor.

Filmi orta yaşta bulunanlar hatırlar. Orijinal adı Escape to Victory. Genç kuşak ise hazır DVD ve VCD’si varken fırsat kaçırmasınlar. İngilizler filmi o kadar çok sevdiler ki filmin web adresini bile yaptılar. Birbirinden güzel filme ait kareler bulmak isteyenler; http://escapetovictory.spodrum.co.uk/escape adresini ziyaret etsinler.

Filmi seyredip “Aman nasıl olsa film gerçek değil ki!” diyenler ise sonu hazin biten Dinamo Kiev futbolcularını hatırlasın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Film güzeldi vesselam... Futbolu sinema da görmek hep keyif vericidir... Ama bu filmde oynanan futbolun modern futbolla alakası bile yoktu. Sırf bu yönüyle komedi filmi olarak izlenebilir.

Demirson 
 11.09.2007 1:33
Cevap :
Rica etsem konuyu daha da açabilir misiniz? Modern futbol ile olan farkları neler? Saygılar.  11.09.2007 7:07
 

Harika bir filmdi. Güzel anlatımınız karşısında filmi bir kez daha izlemiş kadar oldum. Ellerine sağlık dostum slm.

M.Talip Girgin 
 04.09.2007 23:35
Cevap :
Sağol varol dostum. Ben de severim. Ağır çekimler bizim ligimizde halen yok. Saygılar.  05.09.2007 8:02
 

Tamamen unuttuğum bu filmin öyküsünü profesyonel bir kalemden ilk okuduğumda buruk duygular yaşamıştım.Aynı burukluğu yeniden hissettim.Teşekkürler.

Çiğdem Ya. 
 02.09.2007 23:41
Cevap :
Seyretmene sevindim. Yeni eğitim-öğretim yılında başarılar ve en önemlisi huzur dilerim.  03.09.2007 0:05
 

Defalarca izleyip sıkılmadığım bir filme ait verdiğin güzel bilgiler için teşekkürler. Sadece sormak istediğim bir konu var. Yazının sonunda "sonu hazin biten Dinamo Kiev futbolcularını hatırlasın" bölümünü benim için biraz açar mısın? Sevgiyle kal. Hayat yaşandıkça güzel...

Beytullah ARPACI 
 31.08.2007 21:25
Cevap :
Değerli Arkadaşım, bu aslında bir genellemeydi. Bu cümleyi hiçbir filmden zevk almayan kişiler için söyledim. Zevk almadıkları gibi her filmi eleştirip acayip bahaneler üretirler. Saygılar (yazılar nerde)  31.08.2007 21:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2846
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster