Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

12 Mayıs '18

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
234
 

Zevahiri Kurtarmak...

Zevahiri Kurtarmak...
 

Görsel objektifimden...


Türk Sanat Müziği Koro çalışmalarına katıldım bu yıl. Ekibin başında çok değerli bir Hocamız var Konservatuvar’dan. Kendisi, tambur sanatçısı aynı zamanda. Haftada bir gün iki saat süreyle, bizim gibi acemilere şarkı söylemeyi öğretiyor sağ olsun. Katılımcılar arasında emekliler olduğu gibi halen çalışmakta olan gençler de var.

Her hafta repertuar geçildikten sonra, solo şarkı söyleme çalışması yaptırıyor hocamız. Çok muhteşem bir ortam. Ne dert kalıyor ne keder. Neden bu zamana kadar katılmadım diye hayıflanıyorum zaman zaman.

O gün de koro eserlerini geçtik ve kalan zaman içinde “Şarkı söylemek isteyen var mı?” diye sorunca hocamız, “Ben söylemek istiyorum.” dedim heyecanla.

Bir hafta boyunca hazırlamış olduğum şarkıyı nihayet seslendirebilecektim. İçimde söylenmiş, söylenmemiş nice duygulara tercüman olan bir şarkıydı seçtiğim. Her cümlesinde beni alıp götürüyor ulaşmamın mümkün olmadığı yerlere. Müziği deseniz ayrı bir duygu sağanağı.

Şarkıyı ilk dinlediğimde,  yaklaşan bir depremin ayak seslerini duymam zor olmamıştı. Birkaç dinlemeden sonra artık söyleyebilirdim. Şarkının ilk mısraları dudaklarımdan çıktığı anda deprem yüreğime dayanmış,  duvarlarını yıkmış, saçılan tuğlalar  canımı öylesine yakmıştı ki tsunami olup gözlerimi vurmuştu çoktan.

Boğazıma kocaman bir yumrunun oturduğunu hissettim. Diğer mısralar bir türlü çıkmak bilmiyordu. Ara verdim çalışmaya ve sonraki günlerde nispeten daha az etkilenmeye gayret ederek şarkıyı okuyabilir bir hale gelmiştim sonunda.

Sahneye çıktığımda Hocam “Hangi Şarkı?” diye sorunca, içimde aynı deprem dalgalarının yavaş yavaş kabardığını hissettim.   Ani bir kararla o şarkıyı okumaktan vazgeçtim ve başka bir şarkıyla tamamladım dersimizi.

Kimseler duysun, kimseler görsün istemedim yüreğimin sarsılışını, dağılışını, dalga dalga gözlerimden etrafa yayılışını… İstemedim, en zayıf yanımın gözler önüne böylesine apaçık serilmesini.

Hiç kimse de bilmedi zaten, duymadı içimdeki o iflah olmaz sancıları. Zevahiri kurtarmıştım sonunda.

O gün şarkıyla haykıramadığım duygularımı, bu gün satırlara dökmek geldi içimden. Şu anda da o şarkıyı dinliyorum, boğazımda bir yumru, gözlerimde sıralı yaşlarla.

İnsan hangi yaşta olursa olsun, anne dendiğinde çocuklaşıyor sanki. İstiyor ki onun şefkatli kolları bir daha, bir daha sarsın ve hiç bırakmasın, korusun dünyanın tüm kötülüklerinden. Oysa yıllardır O’nun kokusuna öyle hasretim ki. Hiç bir sevgi, hiç bir aşk yerini alamıyor anne sevgisinin. Okurken bu satırları beni anlayacağınızı umuyorum. İşte o şarkı; Ahmet Özhan’ın sesinden kulaklarımda, yüreğimde…

Yarın da “Anneler Günü.”

Tüm annelere, anne adaylarına, kendisi anne olamadığı halde anneliği yüreğinde hissedenlere ve annesini çok özleyenlere… 12 Mayıs 2018

Kulağımdan gitmiyor ninni sesin
İçimdesin içimde derindesin
Gördüğüm her şeyde, sevdiğimdesin
Anlatılmaz öyle güzel bir şeysin

Gözümün nuru annem
Ömrümün nuru annem
Şu kalbimin ateşi annem
Ayırmasın seni Allah benden

Sana versem ömrümü yetmez bile
Senin için çekilir çile bile
Yok eşin emsalin dünyada bile
Anlatılmaz öyle güzel bir şeysin

Gözümün nuru annem
Ömrümün nuru annem
Şu kalbimin ateşi annem
Ayırmasin seni Allah benden

Beste: Özcan Korkut
Güfte: Özcan Korkut

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba sevgili yazarım, Zevahiri kurdak, pek Zakir'i kim kurtaracak? Selamlar...

Abdülkadir Güler 
 03.06.2018 13:04
Cevap :
Zakir'in işi biraz zor görünüyor Abdulkadir Bey... Selamlar, mutlu kalın.  03.06.2018 15:57
 

Enstrüman çalmak veya söyleyebilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu hissediyorum ancak doğamda yok, tebrik ediyorum... Selamlar

Kadri KANPAK 
 29.05.2018 9:40
Cevap :
Teşekkür ediyorum, maksat oyalanmak... Selamlar, mutlu kalın.  29.05.2018 14:25
 

Hoş nefesleriyle bizleri öpücüklere boğan dillerine kurban olduğumuz yüreğimiz,canımız analarımız!Nasıl öderiz ki haklarını hem dünyaya hem de bizlere doymayan anlarımızın...Sarsılsak,yoğun bir duygunun ağırlığı altında ezilsek de ana kucağı ve sallanan beşik gelir gözlerimizin önüne.Ve o bebeksi gülüşlerimiz!Elinize sağlık Ayşegül hanım.Fena etkilendim.Selam ve saygılarımla sağlık içinde kalınız.

Abbas Oğuz 
 24.05.2018 12:38
Cevap :
Gerçekten anacıklarımız tabir yerindeyse gün yüzü görmeden gittiler. Ne fedakarlıklarla bizleri bu güne getirdiler. Onların haklarını ödemek mümkün mü? Ne zaman düşünsem gözlerimden bir bulut geçer ha yağdı ha yağacak cinsten. Mekanları cennet olsun aramızdan ayrılan tüm annelerimizin...Teşekkür ediyorum...Selamlar, mutlu kalın.  25.05.2018 14:47
 

Tebrik ediyorum Ayşegül hanımcığım, ne güzel bir karar vermişsiniz şiir ve şarkılar duygularımızın damıtılmış, yoğunlaştırılmış hali diye düşünüyorum. Her biri ayrı dışa vuruyor yürek yaralarını, yolunuz gönlünüzce açık olsun dilerim sevgilerimle, Ahmet Özhan sevdiğim sanatçılardan biri annelere seslendiği bu şarkı ve "yeşil gözlerinden muhabbet kaptım"ı kendisinden dinlemeyi çok seviyorum.

Cemile Torun 
 23.05.2018 11:18
Cevap :
Emeklilikte insan sevdiği bir şeylerle uğraşmalı ki zamanı güzel geçirebilsin. Ben de bu düşünceden hareketle kendimi birden böyle bir uğraşının içerisinde buldum. İyi ki de dediğim bir uğraş oldu benim için...:) Ahmet Özhan'ın yorumlarını ben de çok seviyorum...Selamlar, mutlu kalın...  25.05.2018 14:43
 
 
Toplam blog
: 270
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1381
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster