- Kategori
- Spor
"...hakemler taraf tutuyor!"

Önceki gün Merkez Hakem Kurulu Başkanı Sn. Oğuz Sarvan bir takım açıklamalarda bulundu. İletişim, bilgilendirme, açıklık, paylaşım her zaman pozitif enerji taşır. Yıllarca bu kurumların ve üyelerinin suskunluğundan yakındık durduk. Bu nedenle hakemlerin tepesindeki bir kişinin ortaya çıkıp yeterli yetersiz konuşuyor olmasını önemsemeliyiz.
Ancak bundan söylediği her şeyi kabul ediyor, onaylıyoruz anlamı da çıkmamalıdır.
Futbolun "sahada" iki temel unsuru vardır. Biri futbolculardır, diğeri hakemlerdir. Kimileri hakemleri merkeze alan yorumlar yapmayı kimileri de onları yok saymayı doğru buluyor. Her iki tarafın da kendince sebepleri var.
Sanırım ben kendime daha ortada bir yer arıyorum. Bir kere futbolun içindeki bütün temel aktörlerin konuşulur, tartışılır ve eleştirilir olduğunu düşünüyorum. Kuşkusuz bunun bir ölçüsü vardır.
Fransa – İrlanda maçının hakemlerini görmezden gelmek, yok saymak çok komiktir. Hele bunu kaleciler de hatalı goller yiyorlar, forvetler gol kaçırıyorlar şeklinde bir formülün içine sığdırmaya çalışmak aşırı zorlamadır. Burada hakemlik adına büyük bir hata vardır. Bunu kasıtlı yapıp yapmadıkları bizim konumuz değildir; öncelikle kendi vicdani mesuliyetleriyle ilgilidir. FIFA da bu hakemlerin hatalarını kabul etmiş ancak suçlu görmemiş olacaktır ki, tekrar üst düzeyde maç vermiştir.
Denge burada kurulmaktadır.
Sn. Sarvan “Yönetimlerde geçen seneye nazaran açık bir şekilde iyiye gidiş var. Hataların sıfıra indirilmesi mümkün değil ama amaç aza indirmek”
Bu sezon hakemleri merkeze alan bir iki yazı kaleme aldım. Açıkçası hakem hataları konusunda MHK Başkanı ile aynı düşünceleri paylaşamıyorum.
Hakemlerimizin temel sıkıntısı futbol bilgisinden ya da kuralları iyi bilip uygulamasından kaynaklanmıyor. Hakemlerimizin tam da kelimenin içeriğine uygun bir tarafsızlık ya da adaleti doğru dağıtma sorunu var.
Şu yanlış anlaşılma olmasın; “hakemler taraf tutuyor!”
Hayır, vurgu bu değil. Hakemler birçok maçın gerilimine kendilerini kaptırıyorlar. Duygularına hâkim olamıyorlar.
Kimi zaman saha şartları, kenar yönetiminden bir ters cümle, maç sırasında bir takım oyuncularının kendisine karşı tutunduğu tavır, taraftar baskısı, o maç öncesinde futbol kamuoyu tarafından karşılaşmaya ya da kendisine yönelik yapılan tartışmalar. Bir anda terazinin kalibrasyonu evrensel değerlere göre değil o an hakemin öznel duygularına göre üflenmeye başlıyor.
Fenerbahçe’nin aforozuna uğramış Selçuk Dereli ve Cüneyt Çakır isimli hakemlerin böylesi bir talihsizlikleri vardır. Fenerbahçe her iki hakemle de maçlar kazanmıştır. Ancak bu iki hakem öyle kritik iki maçta Fenerbahçe aleyhine düdükler çalmıştır ki birinde kupa diğerinde de lig şampiyonluğu gitmiştir. Kuşkusuz kulüp bu hakemlerin kasıtlı kararlar verdiğini düşünmüştür.
Buraya kadar söylediklerimiz hakemlerin mevcut durumuna ilişkin oldu.
Sn. Sarvan’ın şöyle temel bir değerlendirme yanlışı var. Hakemlerimizin çok ileriye gittiğini düşünmüyorum. Zaten dünya hakemliğinde de böyle bir durum yok.
Ya nedir?
Gerçek şu ki futbolu tartışma kültürümüz yükseliyor. Bugün birçok futbolsever takımlarının hakem hatası ile maç kazanmasına tahammül edemiyor. Hakemin verdiği yanlış penaltı kararı ile maçı kazanmaktansa beraberliği tercih ediyor.
Takımlarının doğru dürüst top oynamasını, sahada iyi şeyler yapmasını istiyor.
Şu bir gerçek ki on sene önce Arif Erdem’in kazandırdığı ucuz penaltıları günümüzde hiçbir Galatasaray taraftarı içine sindiremez.
Arif Erdem’ler yüzünden günümüzde hakemler penaltı düdüğü çalamıyor ya da “penaltı penaltı gibi olmalıdır” şeklinde saçma sapan bir içtihat yürürlüğe sokuluyor.
Hakemlerin buna da hakkı yoktur. Penaltının ceza sahası dışındaki on kusurlu harekete çalınan düdükten hiçbir farkı yoktur.
“Bu bir ceza vuruşudur ve avantajdır. Siz bu avantajı çeşitli bahanelere sığınarak bir takımın elinden alamazsınız. Aldığınızda taraf tuttuğunuz değil ama hakemliğiniz masaya yatırılır.”
Hakemlerimiz sadece bir penaltı düdüğü çalamadıkları için bile Sn Sarvan’ın ifadelerini tekzip etmektedir.
Hangisini tercih etmeliyiz?
Şahsen mevcut durumun daha iyiye gitmesi doğrudur. Futbol izleyicisinin, taraftarın, kamuoyunun bakış vizyonunun değişmesi beraberinde diğer temel aktörlerin de gelişimini sağlayacaktır. Kuşkusuz ister istemez hakemler de buna uyum sağlayacaklar ve kafaları rahatladığı için de hakemlikleri doğru eksene oturacaktır.
Burada şu kanaat oluşmasın:
"Yine Oğuz Sarvan'ı ve hakemleri eleştirecek bir taraf buluyoruz."
Aksine bu bir eleştiri değil; Sn. Sarvan'ın gereksiz bir rahatlıkla sezonun ikinci yarısındaki hakemlerin aşırı özgüvenle sahaya çıkarak daha çok hata yapmalarının önüne geçecek bir uyarıda bulunmaktır.
Uzay Gökerman