- Kategori
- Gündelik Yaşam
" Aaaa, cambaza bak!" diyenler, yine çoğaldı.


Eskiden, şehirlerin meydanında panayırlar kurulur, öbek öbek çadırlarda, türlü çeşitli sanatlar icra edilirdi. O an için dünyada hiç duyulmamış, görülmemiş hilkat garibelerinin çadırlarda bizleri beklediği anons edilir, halkımız kabaran merak duyguları içinde bu çadırlara giderek göreceğini görürdü.
Yeni film mi geldi?. Bunun da kolayını bulmuşlardı. Bir kapı gibi tahtayı hamal yüklenir sırtına. Elinde kocaman bir çan. Tahtada da filmin afişleri. Bas bas bağırdı adam.” Yeşil cehendem ( Cehennem) demek istiyor, 32 kısım tekmili birden. Hint Filmi, Türkçe sözlü, Türkçe şarkılı, gelirken gözyaşı mendillerinizi de unutmayın.”

UÇAĞIN İKİNCİ KAPTANI AHMET YILMAZ
Başka bir semtte de kenarları olmayan bir kamyonete eşek bindirilir. Dört ayağı tabana bağlanır. Eşeğin önünde alkanlara boyanmış yatan bir adam. Afişte de “ Bir eşeğin ettikleri” filmi dolaştırılırdı mahalle aralarında.
İşte böylesi dönemlerde çıktıydı “Aaaa, cambaza bak” meselesi. Şükür teknoloji, bu cambazları sildi süpürdü de, cebimizin gördüğü zarar önlendi.
Fakat, siyasetteki “Aaaa, cambaza bak” diyenler, aynen duruyor. Çadırlar arası serüvende cambaz can yakardı. Şimdiki iktidar da yalanları ile can yakıyor. Üstelik hepimizi kör ve sersem zannederek, gözlerimizin içine baka baka üstelik. Hep bu devirde hortladı bu takiyye yapanlar, Allaha şirk koşanlar, ölünün gözünden sürmeyi çalanlar, Allahın cebinden Peygamberi çalanlar, Ata’ya dil uzatmalar. Bunları görmezden gelen zihniyetin oynadığı ümmetçiliğin bir parçası oluyor bütün bunlar. Prim veriliyor, teşvik ediliyor, göz yumuluyor. Ama nereye kadar? Her şeyin bir başı, bir sonu vardır, işte bu unutuluyor.
Devir ne kadar değişti. Dünyayı havadan mı görmek istiyorsunuz. Sizi uçağa davet ediyorlar. Merdivenler alınıyor içeri. Başarılı bir kalkış yapıyorsunuz. ve sizi eğrile büğrüle uçarken, dünyanın cazibeli yerleri, önceden dağıtılan gözlüklerle görerek hayran kalıyorsunuz. Uşağa binseniz ufacık pencereden bu kadar net göremezsiniz Türkiye’nin turistik yerlerini. Ekrandan dünyanın kaç bucak olduğunu, üç boyutlu görmek için, verilen gözlükleri kullanıyorsunuz.

Kuşbakışı Türkiye turunu icat eden Anadolu jet, uçak modeli sizi Çiğli yolu üzerinde bekliyor. ESBAN durağında metrodan indikten sonra tam karşıda dev bir uçak. 10 – 15 dakikalık seanslarla size, Hanya’yı da Konya’yı da kuşbakışı gösteriyorlar..
Anadolu jet, Mart 29’a kadar İzmir’de. Sonra Ankara’ya taşınacak. 12,5 lira veriyorsunuz, gidiş dönüş bileti alıp, Türkiye’yi turluyorsunnuz. Adalardan, Moda’lardan, Topkapı’dan, Atatürk Barajına, Sümela Manastırından Van Kalesine kadar gezmediğiniz yer kalmıyor.
Şirket sorumlusu Ahmet Yılmaz “ Simülatör ile simülasyon” ayrı ayrı şeyler. Simülatör, bireyleri direksiyon başındadır. Diğeri, ise teknolojinin ürünüdür, otomatik işler her şey.” Diyor. Bu dev uçak da, tır’ın arka kasasına oturuyor halihazırda. Kanatlar katlanınca, tır’ın yükü oluyor uçak taşınırken.
Biz de girdik uçağa. Yolcularımız, Anaokulu öğrencileriydi. Meraklı ve kısık gözlerle, oturdukları yerde bile birbirlerinin ellerini bırakmıyorlar. Çeneleri kısık, gözlerini ise son santimine kadar açmışlar fır fır dönüyor. Seyrederken de, minik çığlık atıyorlar hep bir ağızdan. Nerden akıl etmişlerdi de ana okulu bebelerini getirmişlerdi buraya. Anadolu Jet’le güzellikleri keşfediyoruz gökyüzünde. Adım adım Anadolu’yu öğrenip hayran kalıyoruz.

A Y A S O F Y A

ANA OKULU ÖĞRENCİLERİ UÇMAK İÇİN SIRALARINI BEKLERLERKEN

D A L Y A N

P A M U K K A L E

MANAVGAT ŞELALESİ

FETHİYE GÖCEK

H A L F E T İ

İSHAK PAŞA SARAYI

NUHUN GEMİSİ

SÜMELA

AĞRI DAĞI

TUZ GÖLÜ VE FİLAMENGOLAR

MEKE GÖLÜ

KAPALI ÇARŞI

TATVANDAKİ NEMRUT DAĞI ( KRATER )

B E R G A M A

İZMİR - G E D İ Z

ATATÜRK BARAJI

D A T Ç A

ANAOKULUNUN MUHTEREM YOLCULARI, HAVAALANINDA UÇAK SIRASI BEKLERLERKEN