- Kategori
- Spor
"Bu kadar pozisyon harcanır mı Nihat?"

Beşiktaş da seri galibiyetlerine son verdikten sonra üst üste ikinci beraberliğini Manisaspor karşısında aldı. Böylece ligimizin ilk onuncu hafta sonunda ortaya çıkmış dengesizlik de ortadan kalkmış oldu. Beşiktaş haftaya kendi sahasında oynayacağı Bursaspor ile 32 puana geldi.
Bu maçın bir başka özelliği Beşiktaş’ın iki ay sonra ligde kalesinde gol görmesiydi.
Mustafa Denizli sekiz maçlık galibiyet serisinde insanın içini sıkan, rakibin sinirini bozan çok katı bir savunma yapıyordu. Ondan önceki altı hafta ise başka bir şey yapmaya çalışıyor ancak başaramıyordu. Başaramadığı şey gol atmaktı. Aslında futbolu oyun şablonlarına uygun bir şekilde çok yönlü oynamaya çalışıyordu. Beşiktaş son iki hafta defansif futbolu bırakıp hücumu düşünen, gol atmak için ısrarla kaleye giden bir takım görüntüsüne yeniden bürünmesine rağmen iki haftada dört puan kaybetti. Geçen hafta Diyarbakırspor’u da bugün Manisaspor’u yenebilecek pozisyonlar da buldu.
Fakat…
Nihat Kahveci ile Nobre artık kurşun mu döktürürler, Darda Kalan Baba’ya mum mu dikerler, Telli Baba’dan adak mı adarlar bilmiyorum, hani “bu kadar mı gol kaçırılır” diye saç baş yolduruyorlar. Nihat’ın ilk yarı kornerden gelen ortaya bir vuruşu var, korner atan arkadaşına topu geri iade etti. Nihat’ın maç içindeki en kötü hali de buydu. Bununla birlikte pozisyonların içinde olması, en azından kaleyi bulan şut çekmesi bile önemliydi. İkinci yarının son bölümünde oyuna giren Nobre’nin de çok uygun bir pozisyonda topu çerçeveden geçirememiş olması da Beşiktaş adına talihsizlikti.
Bobo çok güzel bir gol attı. Topu önüne alışı ve bekletmeden kalecinin uzanamayacağı mesafeye topu göndermesi haftanın en güzel golüne aday olacak diye aklımdan geçiriyordum ki… Kalabane’nin müthiş o müthiş kafa vuruşu geldi. Futbol adına Manisa’da iki güzel hareket bu gollerdi.
Manisaspor takımı büyük takımları çok iyi analiz ediyor. Fenerbahçe’den 90+1’de golü yemişti ki öncesindeki pozisyonları değerlendirmiş olsa Fenerbahçe’nin o boşluksuz serisini daha dördüncü hafta ortadan kaldırabilirdi. Galatasaray’dan İstanbul’da alınan puanın yanı sıra ortaya koyulan futbol çok iyiydi. Bugün çok iyi futbol oynamasalar da sahada Beşiktaşlı futbolculara hareket alanı bırakmamacasına mücadele ettiler. Manisaspor’un forveti Isaac biraz beceri gösterebilse belki Beşiktaş karşısında bir galibiyet almaları da mümkün olurdu.
Bu da Mesut Bakkal’ın ne kadar konsantre olduğunun bir göstergesiydi. Ancak Manisaspor’un ligin diğer takımlarına karşı aynı ciddiyeti göstermediği de bir gerçek. Yani fazlasıyla istikrarsız bir görüntü çiziyor bu takım.
Beşiktaş’ın oyun şablonu ile ilgili olarak detaylı yorumu bu hafta içine detaylı incelemek üzere bırakıyorum.
Dikkat çekmek istediğim şey Beşiktaş’ın yediği golle ilgili olacak. Mehmet Nas topu köşeye diktiğinde ceza sahası içinde o diğer maçlarda görmeye alıştığımız adam markajını yapmadı Beşiktaş. Belki de haftalardır rakibe ilk defa bu kadar rahat bir oyun alanı bırakmış oldular. O top gitti boş durumdaki Kalabane’nin kafası ile buluştu ve Rüştü’nün yapacak hiçbir şeyi kalmamıştı.
İkinci yarıda ise böylesi pozisyonlar Manisaspor ceza sahası içinde yaşandı. Hakem Selçuk Dereli’nin başlarda sanki birbirini çekerek, sarılarak markaj yaptırmayacakmış bir görüntüsü vardı. Sonra kontrolü kaybetti. Beşiktaş’ın kazandığı korner vuruşları bu nedenle siyah beyazlı ekip için avantaja dönüşemedi. Hakemlerin böylesi toleransları futbolun oynanmasına çok büyük engel oluşturuyor. Selçuk Dereli ceza sahası dışındaysa Manisasporlu oyuncuların müdahalelerine çok kolay düdükler çaldı. Bu da Manisaspor’a dezavantaj sağladı.
Sn. Mustafa Denizli maç sonrasında televizyonların karşısına çok rahat bir havada geldi. Sanki her şey kontrol altındaymış gibi, geçen seneyi hatırlatarak artık kendisini mi yoksa taraftarını mı rahatlatmak istedi, bilmiyoruz. Beşiktaş’in ikinci devre çok kritik yedi tane deplasmanı var. Antalya, Gaziantep, Kayseri, Ankara, Fenerbahçe, Diyarbakır, Bursa deplasmanlarında kaçar puan almayı düşünüyor sayın hocamız ben çok merak ediyorum. Bu yedi maçtan üçer puan alacaksa zaten şampiyonluk garantidir. Ancak ligimizin en zor deplasmanları bunlar olduğu da bir gerçek.
Uzay Gökerman