- Kategori
- Spor
Şansal Büyüka da amma abarttı!

Amma yaptın be Şansal Büyüka..
Emin olun bu bir "en büyük benim" ben süperim" yazısı değil. Ya da "sen neymişsin be abi" dedirtme yazısı da değil. Sanırım içinizden bir çoğu aynı hislere kapılmıştır, eğer benim gibi maçı ve arkasından maraton programını seyrettiyseniz.
Efendim mevzu şu:
Dün akşam evde Fenerbahçe-Ankaragücü maçını seyrettik. Ankaragücü'nün attığı ikinci golü göremedim. Maçın son dakikasında, hatta 90+2'de kıyamet koptu. Ankaragücü'nün attığı gol, topun tamamının kale çizgisini geçtiğinin hakemlerce tespit edilememesi üzerine geçerlilik kazanmadı. Maçı beraber seyrettiğimiz fenerbahçeli olan arkadaşıma pozisyonun gol olduğunu söyledim. Maçtan sonra pozisyonların tekrarını seyrederken; Özer'in sağ ayağının kale çizgisinde olduğunu, sağ kolunun kale direğine 45 açı yaparak içeri doğru olduğunu (yani Özer'in kafası 45 derece açıyla bir kol mesafesi kadar içeride), ayrıca sol ayağının da neredeyse yarım metreden biraz fazla içeride olduğunu gördük. E top da Özer'in karnının sol yanında olduğuna göre topun tamamının girdiği açıktı. Bu pozisyonda mutabık kaldık.
Sonra Ankaragücü'nün attığı ikinci golü gösterdi Lig TV.. İlk gördüğüm pozisyon zemin hizasından ve yandandı. Daha ilk baktığımızda Ankaragüçlü Metin'in topa doğru değil de Bilica'ya doğru baktığını ve "kambura yattığını" gördüm ve arkadaşıma ve eşime Ankaragücü'nün ikinci golünden önceki pozisyonda faul olduğunu söyledim. Çünkü Metin'in topla oynamaya niyeti yoktu, sadece Bilica'nın vurmasını engellemeye çalışıyordu.
Sonra maraton programında bu pozisyonları Erman Toroğlu da üç aşağı beş yukarı, hatta neredeyse bire bir böyle yorumladı. "Vay be, sen neymişsin be abi" demeyin hemen! Mesele o değil. Şansal Büyüka Erman Toroğlu'nun yorumlarını dinledikten sonra "Sen bu pozisyonu süzdün ya benim ne zaman öleceğimi de bilirsin"e getirdi resmen. Aman Allahım, bir övgüler bir övgüler.. Ağzımız açık seyrettik.
Özellikle Metin-Bilica'nın pozisyonu için sıraladı övgülerini. Siz de seyrettiyseniz eğer, aynı şeyleri hissetmediniz mi bizim gibi? Demem o ki, bizi çok cahil mi sanıyorlar? Yoksa öyle miyiz?