- Kategori
- Spor
Fenere yakıştı-2 (Ders-4)

Galatasaray'la uğraşmanız bitmeyecek mi?
Ben sık sık centilmen olma çağrıları yapmama rağmen; kendilerinin en iyi olduğunu ispatlamak uğruna Galatasaray'ın karalanması ve sığ düşüncelerin bir sonucu olarak sadece kendine yontacak şekilde ve tahrik edici yorumlar karşısında zaman zaman maalesef bir fanatik edasında yazılar yazdığımın farkındayım. Bunun için centilmen sporseverlerden özür diliyorum.
Böyle bir durumda daha önce Galatasaray'a nelerin yakıştığını yazan arkadaşlara "söyleyecek sözümüz olmadığından değil" demiş ve uzun süre cevap vermemiştik. Sonrasında ısrarlara (!) dayanamayıp fenere nelerin yakıştığını yazıp "devamı var" demiştik. Aslında aklımızda malzeme olduğundan değildi o son sözümüz, nasılsa o malzemeyi bulmakta sıkıntı çekmeyeceğimize olan inancımızdı. Kısa bir beklemeyi müteakip malzeme birikimi yaşadık. Devam edelim bakalım nelermiş fenere yakışanlar:
20-Eskişehir maçında fenerli beş futbolcuya sarı kart gösterip en az bir tanesini atması gereken ve Eskişehir'in penaltısını vermeyen hakem fenerin ismi altında ezildiği halde, durum 0-0 iken fenerin penaltısını vermediği bahanesiyle kıyamet koparmak fenere yakıştı. (Benim şöyle bir önerim var: Eğer maç 0-0 veya bir farklı devam ediyor iken takımlardan birine haksız bir karar verilirse (örneğin penaltısı çalınmazsa) o maç orada bitirilsin. Çünkü lehine karar verilen takım maçın sonunda iyi oynayarak yense bile hakem kararıyla yenmiş kabul edileceği için o dakikadan sonra maçın oynatılmasının bir anlamı yoktur. Örnek: Eskişehir-fenerbahçe maçı)
21-Bunun üzerine Aziz Yıldırım'ın herkesi tehdit ederek ("Aziz Yıldırım'ın her cümlesi sportmenlik (!) dolu.." başlıklı bloğumda daha açık belirttim) centilmenliğin sadece yarışta önde oldukları sürece var olduğunu yine tüm çıplaklığıyla göstermesi hem kendisine hem de fenere yakıştı.
22-Aziz Yıldırım'ın bu maç sonrası Kulüpler Birliği başkanlığından istifa etmesi ve sebebini fenerin haklarını savunamaması olduğunu belirtmesi, kafasının gerisindeki korkunç gerçeği ve fanatizmi bir kez daha ortaya döktü. Yakıştı..
23-05 Aralık 2009 Cumartesi günü istifa eden Aziz Yıldırım'ın 09 Aralık 2009 Çarşamba günü istifasını geri alması hem ona hem de fenere yakıştı.
24-Arkadaşları mücadele verirken gece kulüplerinde sabahlayan futbolcular fenere yakıştı.
25-Kulübüne yanlış bilgi vermek suretiyle kulübünü de kamuoyunda küçük duruma düşüren futbolcularına sırf skor uğruna bunca zaman ses çıkartamamak fenere yakıştı.
26-"Kelepçeli" otel maceraları yapan futbolcular da fenere yakıştı.. Oldukça çok yakıştı..
Devamı muhtemelen olacaktır..
AYNI NOT: Galatasaray'a nelerin yakıştığını anlatmak için yorulup yorum yapmayın, o zaten yapıldığı için bu yazıyı okuyorsunuz şu anda.. Sevgili fenerbahçeli dostlar kusura bakmasın. Bu yazı; bu tür yazıların ve söylemlerin bir sonunun olmadığını göstermek için yazılmıştır. Herkes muhakkak ki kendisini haklı görecektir. Stadlarda tribünlerin yarı yarıya paylaşıldığı derbileri tekrar görmek ve yaşamak, tadını çıkarmak dileğiyle.