- Kategori
- Söyleşi
"Çocukluğumuzu yaşayamadan büyüdük"

İstanbul Fatih’te küçük bir dükkan adı ‘Asude Çay Evi’ Çetin Seviş 20 yıla yakındır burayı işletiyor.
Onun hikayesi aslında birçoğumuzun hikayesiyle benzer özellikler taşıyor. Küçük yaşta başlayan işçiliği, halk deyimiyle ‘ekmek mücadelesi’ devam ediyor. ‘Çocukluğumuzu yaşamadık’ diyor Çetin Usta, geride bıraktığı yıllara bakarak… ‘Çalışarak büyüdük belki de böyle öleceğiz’ diye de ekliyor. 20 yıla yakındır işlettiği dükkânından elindeki bardağa demli bir çay doldururken…
Ferhat Açıl
İstanbul Fatih’te küçük bir dükkan adı ‘Asude Çay Evi’ Çetin Seviş 20 yıla yakındır burayı işletiyor. Tamirci dükkânı olarak ilk hizmet verdiği yerde işler kesilince dükkanını çay ocağı yapmaya karar verdi. 8 yıldır burada çaycılık yapan Çetin Usta hayat hikâyesini bizlerle paylaştı. Fatih’te doğan Çetin Seviş babasının vefatı sonrası evinin ihtiyaçlarını karşılamak için 10 yaşında iken çalışmaya başlar. İlk işi ise oto tamircisinde çıraklık…
Nasıl başladınız çalışmaya?
Beşkardeştik. Geçim şartları çok zordu. Kardeşlerime bakmak ve evini geçindirmek zorundaydım. Okula gidemedim. Ufak yaşlarda çalışmak zorunda kaldım. Fatih’te bir otomobil tamircisi vardı. Orada çırak olarak işe başladım. İşime sıkıca sarılıp elimden gelenin en iyisini yapmak için gayret gösterdim. Haftalık 100 lira alıyordum. 70 lirasını anneme veriyordum. 30 lirasıyla sinema ve konsere gidiyordum. Tek eğlencemiz de buydu zaten… Böyle başladı benim çalışmam…
TAMİR ETMEM GEREKEN ARACI KAMYONUN ALTINA SÜRDÜM
Genç yaşta okul sıralarında olmanız gerekirken, ağır işlerde çalışmaya başlamışsınız. Oto tamirciliğinde ne tür zorluklarla karşılaştınız. Başınızdan neler geçti?
Tabi zorlanmaz olur muyum. Çocukken işe başlamışsım. Yabancısı olduğum bir yer… Uzaktan baktığım arabaları artık tamir edecektim. Bunun heyecanı vardı. Tabi işin zorluğu da… Minicik ellerim soğuk havdan çok etkilenirdi. Kışın kar yağmasına rağmen otomobillerin altına girerek tamir ediyorduk. Bazen gece geç saatlere kadar çalıştığımızda oluyordu. En çok Chevrolet ve Dodge marka araçları tamir ediyorduk. Bir gün ‘Pontıac’ marka yarış arabası geldi. Kapısı tamir edilecekti. Ustam dışarıya çıkmış aracı ileri-geri alayım derken kaza yaptım. Arabayı kamyonun altına girdi. Hayatımda bu anı hiç unutamıyorum. Hiç bu kadar korkmamıştım.
‘PLEYMUT’LARA ÇOK İLGİ DUYARDIM
Daha sonra ne oldu? Aracı kim tamir etti?
Yaşanan bu talihsiz kazadan sonra çevremizdeki tüm tamirciler birleşerek arabayı eski haline getirmeye çalıştı. Kaportacısı kaportasını, boyacısını boyasını… herkes bildiği işi yaptı. El birliğiyle aracı eski haline getirip sahibine verdik.
Hangi araçlar ilginizi çekerdi?
Benim en büyük hayalim bir gün bir Pleymut’a sahip olmaktı. Türk filmlerinde sürekli bu otomobilleri görürdüm.
Haftalığınızda ayırdığınız bir miktar parayla sinema ve konserlere gittiğiniz söylediniz. Hangi filmlere ve konserlere giderdiniz?
O zaman Orhan Gecebay’ın hayranıydım. Onun müzikleriyle büyüdüm. Onun oynadığı filmlere ve verdiği konserlere giderdim. Haftalığımı biriktirip bir gün bağlama almaya karar verdim. Kursa giderek çalmasını öğrendim. Bu sayede Orhan Gencebay’ın şarkılarını söyleyebiliyordum. Ustam bir gün durumu fark etti. Bana çok kızdı. ‘Ya sanatçı ol, ya da tamirci’ diye çıkıştı. Bu fırçadan sonra ustamdan gizli bağlama çalmaya devam ettim.
BİRGÜN TEZGÂHI DAĞITTIP İŞİ BIRAKTIM
Ustalarınızla ilişkileriniz nasıldı?
Ustalarımız çok sertti. Onlardan habersiz bırakın bir yere gitmeyi kaldırımlarda dahi yürüyemezdik. Evet serttiler ama terbiyeyi onlardan öğrendik. Onlar sayesinde bu günlere geldik.
Oto tamirciliğinden çay evi işletmeye nasıl geçtiniz?
Ustamla bir gün kızıp tüm tezgâhımı dağıttım. Borç alarak kendi dükkanımı açtım. Çok zorlandı o ara. Allah yüzümüze güldü. Yüzümüzün akıyla işin üstesinden geldik. Bu süreçte eşim ve ailemin katkısı büyük oldu. Uzun yıllar burada otomobil tamirciliği yaptım. Fatih tabi şimdiki kadar gelişmemişti. Her sokakta bir oto tamircisi vardı. O aralar işimiz iyi gitti. Daha sonra oto sanayi sitelerinin kurulması ve servislerin açılmasından dolayı işlerimiz bozuldu. İş yapamaz duruma geldik. Bir gece oturup ne yapabilirim diye düşündüm. Asude Çay Evi’ni açmaya karar verdim.
İHH’NIN KATKISI BÜYÜK OLDU
Sabah oto tamircisi iken ertesi gün çay ocağı olan dükkan mahalle sakinlerini şaşırtmış olsa gerek. Müşteri bulmakta zorlanmadınız mı?
Evet, haklısınız. Bizim iş biraz böyle oldu. Ama bunu yapmak zorundaydım. Masa sandalyeleri toplayıp dükkana yerleştirdim. İlk zamanlar müşteriler azdı ama zamanla iyiye gitti. İHH’dan müşterilerimiz geldi. Onların katkıları çok büyük oldu. Daha sonra öğretmenler, öğrenciler gelmeye başladı. Burası bir çay ocağından ziyade bir aile yuvası oldu adeta… Herkes birbirini tanıyor… İnşallah uzun yıllar da böyle gider. Zaten tek amacım çocuklarımın iyi bir yere gelmesi.