​ "Dağa çıkmayı engelleyeceğiz, dağdan inmeyi hızlandıracağız" / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
 

"Dağa çıkmayı engelleyeceğiz, dağdan inmeyi hızlandıracağız"

"Dağa çıkmayı engelleyeceğiz, dağdan inmeyi hızlandıracağız"
 

Şimdi, Türkiye'den habersiz olan dünyanın her hangi bir yerinde yaşayan insana şu sözleri okuttuğumuzu varsayalım:

"Dağa çıkmayı engelleyeceğiz, dağdan inmeyi hızlandıracağız".

Türkiye'yi tanımayan yabancı sadece bu başlığı okusa "İyi de Türkler'in dağda ne işi var" diye sormaz mı? Ya da "Türk Başbakan neden dağ sporlarına engel olmaya çalışıyor?" diye kendi kendine ya da eşine dostuna sormaz mı?

"Dağa çıkmayı engelleyeceğiz"

"Allah Allah, sana ne kardeşim bırak dağa çıkan çıksın. Adam oraya ya dağcılık sporu yapmaya çıkıyor, ya da kayak yapmak amacaıyla çıkıyor".

Türkiye'yi tanımayan yabancı böyle düşünüyor.

"Dağdan inmeyi hızlandıracağız"

"Allah Allah sana ne kardeşim bırak sporcu ya da kayak yapmak isteyen kişi istediği zaman insin dağdan. Sen niye karışıyorsun da adamı dağdan büyük bir hızla indirmeye çalışıyorsun?"

Türkiye'yi tanımayan yabancı, Başbakan'ın bu sözlerinin ikinci bölümünü de böyle yorumlayacaktır.

Yani, Türkiye'yi tanımyan yabancı, Başbakan'ın bu sözleri karşısında şaşkına dönecektir. "Ne demek dağa çıkmayı engelleyeceğiz, dağdan inmeyi hızlandıracağız?"

Meraklı yabancı eğer varsa kendi ülkesindeki dağlara şöyle bir bakacaktır. Zirveleri karla kaplı dağların eteklerinde küçük küçük dağ evleri içinde gayet lüks şartlarda yaşayan, kışın şöminesinin başında kitabını okuyan insanlarını düşünecekir. Sonra, Türkiye'de de bu şartlarda dağlarda yaşayan insanların olduğunu sanacak ve Türk Başbakan'ının bu sözüne bir türlü anlam veremeyecektir.

Sonra ertesi gün yine gazetesini alacak bu yabancı. Gazetesinde Türkiye'den bir haber daha "30 PKK'lı dağdan iniyor, 100 000 güneydoğulu 30 PKK'lıyı törenle karşıladı"

Bizim Türkiye'den habersiz yabancı artık hepten kafayı karıştırmış durumdadır. "30 kişi dağdan iniyor 100 000 kişi onları törenle karşılıyor".

Şimdi bu yabancı, Türkiye hakkında daha bir bilgi sahibi oluyor ve şöyle düşünüyor: "Heeee, demek ki Türkiye'nin dağlarında müthiş bir dağ sporu merakı var. 30 sporcu dağda yaptıkları yarışmadan sonra 100 000 dağ sporu seven kişi tarafından törenle karşılanıyor"

Haritada Türkiye'nin nerede olduğunu bile bilemeyen böyle bir sürü yabancı ne yazık ki Türkiye hakkında ahkâm kesiyor. İşin kötü yanı bu yabancıların "ahkâm"larına bizler de büyük bir itaatle uyuyoruz.

Yabancının Türkiye'den haberi yok. Türkiye'nin yabancılara Türkiye'yı tanıtma gibi bir düşüncesi yok. Ama, yabancı ne derse "Emredersiniz" diyerek harfiyen bu emirleri uygulayan bir düşüncemiz var.

Şimdi, bir yabancı çıkıp da demez mi "Dağdaki sporcuların özgürlüğüne karışamazsınız ve bu nedenle dağa çıkma özgürlüğünü kısıtlayamazsınız. Sonra, dağdaki sporcuyu bırakacaksınız ne zaman isterse o zaman dağdan iner."

Olur mu olur! "İşçi ücretlerine zam yapmayın, emekli maaşlarına on lira zam yapın, sağlık hizmetlerinde sigortalılardan da pay alın, Kıbrıs'ta Rumlarla beraber yaşamaya evet deyin, Ermenistanla derhal barışın, Azerbaycan'ı boşverin, her azınlık kendi dilini konuşsun ve bu dilde eğitim görsün, 301. Maddeyi değiştirin ki Türklüğe hakaret etmek kolaylaşsın, Atatürk'ü koruma kanununu değiştirin ki Atatürk rahat rahat eleştirilsin..."

Ne yani tüm bu istekler Türkiye'yi hiç tanımayan bir yabancı tarafından istenen ve bizim tarafımızdan kabul edilip uygulamaya konulan istekler değil miydi?

Şimdi, Türkiye'yi tanımayan bu yabancılar "Dağları serbest bırakın" diye bizden istekte bulunurlarsa biz ne diyeceğiz?

 
Toplam blog
: 278
: 3275
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..