Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1099
 

"Dünya değişiyor dostlarım"

"(...) Evden çıkarken isketemin kafesine bir incir yapıştırdım. İsketem tek gözünü verip bana dostlukla bakmış, incir çekirdeğini kırmaya çalışıyordu.

Onu, ev duvarının bir kenarına çaktığım çiviye asmış, yola çıkmıştım. Kuşlar yoktu şimdi havada, ama yolun kenarında yeşillikler vardı ya... Baktım: Bu yeşilliklerin bazı yerleri sökülmüş. Biraz ileride dört çocuğa rastladım. Yürüyorlar. Yeşilliklerin en güzel yerinde duruyor, bir kaldırım taşı kadar büyük bir parçayı belle söküyorlar, bir çuvala dolduruyorlardı:

-Ne yapıyorsunuz, yahu? dedim.

-Sana ne? dediler.

Fukara, üstleri yırtık pırtık yavrulardı.

-Canım, neden söküyorsunuz? dedim.

-Mühendis Ahmet Bey söktürüyor.

-Ne yapacak bunları?

-Yukarıda deri tüccarı Hollandalı var ya hani,onun bahçesini düzeltiyorlar da...

-İngiliz çimi alsın, eksin, madem ki herif zengin...

-İngiliz çimiyle bu bir mi?

-Bu daha mı iyi?

-İyi de laf mı? bunun üstüne çimen mi olur* Hollandalı öyle demiş.

Karakola koştum. Polislere haber verdim. Güya menettiler. Gizli gizli, gene çimenler yer yer söküldü. Mühendis Ahmet Bey'e ceza bile kesilmedi. Belediye talimatnamesinde, yol kenarındaki çimenleri sökmek cezayı mucip olmuyormuş.

Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı.

Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için çok kötü olacak. Biz, kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi." (Sait Faik Abasıyanık'ın "SON KUŞLAR" hikayesinin son bölümü)

Son!..

Güzel şeylerin sonu ne çabuk yaklaşıyor. Görülenlerin, yaşananların birer birer sonu gelmiş sanki... En güzel hayallerimizin sonuncusunu mu kurmaktayız? En güzel düşlerimizin, güzel bir dünyanın, yeşilliğin, özgürce uçuşan kuşların, sevginin, barışın son olanlarını mı görmekte ve yaşamaktayız?

"Dünya değişiyor dostlarım"

Dünyanın değiştiğini gören hikayecimiz Sait Faik döneminde, çimenler belle sökülüyordu, kazma ile küreğin işlevi tam olarak bitmemişti. Şimdi bunların yerini kepçeler aldı. Nasıl bir el ve nasıl bir vicdan ki tarım alanları, inşaat alanlarına dönüştürüldü. Sözümona "şehir" yapıldı. Ormanların ortasına villalar konduruldu. Bu ne cüret!.. Tabiata, irili, ufaklı canlılara; suya, havaya, yağmura, cılız da olsa akançeşmelere, yerden kaynayan gözelere yapılan ne büyük düşmanlık!..

Sök, yak, kazı, kum dök, beton dök, asfaltla kapat; sür sefanı... Ama nereye kadar?

Sahiller...

Deniz ve yeşillikle ne güzel bütünleşmişti... Hele de uçuşup uçuşup konan kuşlarıyla, türlü türlü balıklarıyla... Gök, deniz, yeşillik, mavilik; kuşlar ve balıklar... Ne güzel, ne güzeldi...

İnsan eli değmeden...

Kepçeler kazımadan...

Ağaçlar kökünden sökülmeden...

Sular kirlenmeden...

Herşey ne güzeldi...

"Dünya değişiyor dostlarım"

"Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için çok kötü olacak."

Kötü oldu.

Her bahar ağaç dik, güzel çocuk; dik ki senin ellerinle yeniden güzel olsun herşey!..

 

Zehra Nur Sarıoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkemizin her bakımdan zaten güzel olan alanlarına kent kurulmayacak. Sahil şeridine şehirler kurmak kadar akılsızca bir şey olamaz. İnanıyorum ki bu ülkenin aydın görüşlü gerçek vatanseverleri ülkenin en güzel yerlerini köstebek gibi kazarak beton yığınlarına çeviren, yani bir anlamda üç kuruş için vatanı satan alçak tarla farelerine değil Kerim Korkut’a inanacak ve destek verecektir. Sahillerimiz bizim cennet haline çevireceğimiz güzellikler için gereklidir. Denizlerimizi kirleten sanayi bir yana, beton yığınlarının da bu güzelim cennetlere kesinlikle sokulmaması gerekir. İstanbul Mega Kentlerin herhangi birisi için yerleşim alanı olmayacaktır. Ankara Mega kent yeri olabilir. Ancak bunun için Timur’un fillerinin saklandığı dev ormanların geri getirilmesi gerekir. Ben on milyon insanımı güneşin alnına koyup burada yaşayın diyemem.Bkz. (Mega Kentler ve Yeniçağda Türkiye'nin şehirleri adlı yazılarımız)

Kerim Korkut 
 25.08.2012 12:52
Cevap :
Kerim Korkut kardeşim, Türk gençliği budur işte!.. Sizin gibi haykıracak, okuyacak, yazacak... Bu vatan bize büyük, 75 milyon da fazla gelmiyor... Şehirlerimiz de güzel olacak, insanımız da ve de çok mtlu olacak İnşallah... Çok teşekkür ederim... Kendinize, ailenize, vatanımıza ve Türk Milleti'ne iyi bakınız.  25.08.2012 13:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 203
Kayıt tarihi
: 16.08.12
 
 

Babam; okumaya, hele de gazete okumaya çok meraklıydı. Aldığı gazeteleri okur, sonra da masama bı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster