​ "Filozof Meşe" mi? "Muz Cenneti" mi? / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '18

 
Kategori
Kitap
 

"Filozof Meşe" mi? "Muz Cenneti" mi?

"Filozof Meşe" mi? "Muz Cenneti" mi?
 

Çocuklarımızın her ikisini de çok severek okuyacaklarından eminim.


Geçtiğimiz Ağustos ayında sevgili dostum Anooshirvan Miandji; Bilgi Yayınevi’nden “FİLOZOF MEŞE” ve “MUZ CENNETİ” adlarında iki yeni çocuk kitabı çıkarttı. Kitapların çıkmasını hararetle bekleyen ben, hemen sıcağı sıcağına birer tane alıverdim. Almasına aldım ama okumak için zaman ne gezer? Yazılması gereken onlarca kitap, bitirilmesi gereken bir sürü proje varken okumak için en üst sıraya yerleştirdiğim bu iki kitaba elim bir türlü gidemiyordu. Tam bugün okuyayım diye niyetlenirken araya başka işler giriyor ve bu iki kitabı okumak bilinmez biz zamana erteleniyordu. Sonunda beklediğime değdi ve iki kitabı da dün keyifle okuyup tamamladım.

Bana göre, bir anneye “hangi çocuğunu daha çok seviyorsun?” diye sormak kadar absürt olan başka bir şey de bir yazara “hangi kitabını daha çok seviyorsun” diye sormaktır. Hepsi yazarın çocukları gibidir. Ama ben okuyucu olduğuma göre bir kıyaslama yapabilirim tabi ki…

“FİLOZOF MEŞE” bana göre yıllar önce hatmettiğim Georges Politzer’in “Felsefenin Temel İlkeleri” adlı kitabının akıcı bir hikaye ile bütünleştirilmiş çocuk versiyonu idi adeta. Küçük bir meşe ağacının yaşamından bir kesitini okuduğumuz hikayede;

Bilgi nedir? Felsefe neden önemlidir? Doğru bilgiye nasıl ulaşılır? Kafadaki her gürültü düşünce midir? Doğru düşünme nedir? Düşünmek bir eylem midir? Toplumsal işbirliği için hepimizin üzerine düşen görevler var mıdır? Kendimiz ve toplumuz için neler yapabiliriz? sorularına da çocukların anlayabileceği yalınlıkta cevaplara yer verilmiştir.

Filozof Meşe’nin en beğendiğim yanı ise hikayenin güzel bir sonla bitmesi oldu tabi ki.

“MUZ CENNETİ” kitabında ise son derece başarılı şekilde kurgulanmış bir bilim hikayesi ile beraber bilimin insan ve toplum yaşamındaki önemi, eğitimde bilimin rolü, dilsel gelişimin zihinsel gelişime etkisi, sosyal ve fen bilimlerinin ilişkisi anlatılırken bilim adına yapılan safsatalardan da bazı çarpıcı örnekler veriliyor.  Muz Cenneti’nin en beğendiğim yeri ise okuyucuları düşünmeye teşvik eden bitiş cümlesi olmuştur.

Anooshirvan’ın çocuk kitapları bu iki yeni kitapla sınırlı değil tabi ki. Miandji; gene kendisi gibi Tebriz doğumlu yazar Samet Behrengi’nin “Küçük Kara Balık”, “Bir Şeftali Bin Şeftali”, “Sevgi Masalı”, “Püsküllü Deve” adlı çocuk kitaplarını Türkçeye çevirerek çocuklarımızın kitaplığına kazandırmanın yanı sıra “Samanadam” kitabını da kaleme alarak çocukların dünyasını zenginleştirmiştir.

Sevgili dostum Anooshirvan Miandji’nin çocuklara ve gençlere verdiği değeri en çok bilenlerden biriyim sanırım. Bilimsel çalışmalarından fırsat buldukça her seviyedeki okulların “kitap günlerine” , söyleşilerine katılır, bu vesilelerle bıkmadan usanmadan çocuklarımıza doğru düşünmeyi, felsefeyi, bilimi anlatır. Bir eğitimci olarak, onun çocuklarımızın eğitimine olan katkısını takdir etmemek olanaksızdır.

Bize düşen görev ise onu bu çabalarında yalnız bırakmamak ve iyi bir gelecek için geleceğimiz olan çocuklarımıza doğru düşünme yetisi kazandırmak olmalıdır. Her anne ve babaya öncelikle kendi çocuklarına bu kitapları okutmalarını ve çevrelerinde iyi yetişmesini istedikleri çocuklara hediye etmelerini öneriyorum.     

 
Toplam blog
: 41
: 2690
Kayıt tarihi
: 29.04.12
 
 

Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi'nden 1984 yılında mezun oldum.  Ardından Ankara Üniver..