Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

24 Ekim '08

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

'Finans Ekonomisi' Sanal Ekonomi Olunca

'Finans Ekonomisi' Sanal Ekonomi Olunca
 

Finansal ekonomik potansiyel reel ekonominin önünde kontrolsüz şişmesi, balon gibi patlamasına neden olmuştur. Kapitalizmin kar hırsı reel sektörün ihmali ile finansal alandaki sanal ekonomik dünyanın yaratılması, bilgi ve düşünsel sermayenin bilişimdeki büyüme dopingi reel sektör yerine finansal sektörü öne çıkarmış bu sektörün alt yapısı yere basmayınca patlayan balon, global hava kirliliği ile finansal ilişkilerin içinde olan tüm globalleşen ekonomileri etki altına almıştır.

Bizde kaçınılmaz olarak bu finansal rant ekonomisinin etkisinde olarak inancımızın tersine alın teriyle alakası olmayan ekonomik düzenin içinde sıcak para ve dış krediler dopinginde ferah günler görünümünde giderken, Nerede yürüdüğümüzü unutarak inancımızı dünyevi sisteme adapte ederek mağdur olacak halkın geleceği unutulup, Allah yerine mevcut durumlara şükür edebiyatları üretip pembe tablolar çizerken. Şunu göz ardı ettik ki; Bu tür krizler maliyetini genelde halka çalışanlara ve reel sektöre çıkarmaktadır.

Krizin atlatılması maliyetinin düşürülmesi için, 2001 yılı krizleri ile yapılandırılan ekonomik tedbirlerin bu süreçte erozyona uğratılıp deforme edilmemesi dikkat edilmesi gereken konudur. Bu alınan tedbirlerdir ki bu gün ekonomimiz önceki kriz zamanlarına göre sağlam durumda denilebiliyor.

Elbette bu ekonomik disiplinli politikalar AKP'nin değil önceki dönemin son günlerinde alınan ekonomik tedbirlerdir. Tabii ki kendi rüştümüz ile değil uluslar arası para finans ve ekonomik çevrelerin mümesilliği altında devam etmiştir. Şimdi görülüyor ki " S&P, Türk ekonomisinin geçmiş dönemde aldığı önlemlerden dolayı görünümünü değiştirmedi ve durağanda bıraktı.S&P'nin bu kararı uluslararası yatırımcıların Türk ekonomisine ilgisinin devam ettiği şeklinde algılandı."

Ancak ekonomimizin makro yapı ve görünümü, kendi rüştümüzün kanıtlanması güvenilirliğini ispatlamış değildir. Yaklaşan seçimler nedeniyle daha serbest hareket etmenin düşüncesi olacak ki IMF ilişkileri askıda beklemektedir.

Elbette dış bağımlılık ve borçlanma sonlandırılması gereken konu olmakla beraber, TUSİAD Başkanı; ekonominin istikrarı için bu ilişkilerin sürdürülmesi ve gereken önlemler için, "reel sektöre destek istemekten çok, bir iki senedir yapılması gereken ama yapılamayan birçok şeyin yapılmasını istediğini belirten Arzuhan Doğan Yaçındağ: “Onları daha önce yapsaydık, bugüne daha kuvvetli girerdik” diyerek. Bunlardan birinin IMF anlaşması olduğunu ifade ederek; “IMF anlaşmasını zaaf gibi algılamamamız lazım. Güveni sağlamak açısından son derece önemli. Bu anlaşmanın bir kredi paketiyle birlikte yapılmasının daha doğru olduğunu düşünüyoruz." Ekonominin siyaset dışındaki istikrarını öne çıkarmak istemiştir.

TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun da, "Benim en çok zoruma giden, ağırıma giden ülke olarak başkasından talimat almak'' "Uluslararası Para Fonu (IMF) ve AB'ye herkesin kızdığını, ancak ülkenin de oraya mahkum edildiğini söylemesi ile Hisarcıklıoğlu,nun "Olmaz böyle bir şey. Ülkeyi borç almaktan, emir almaktan kurtarmak lazım, hedefimiz bu'' dedi. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye de, güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi olmak üzere iki güçlü çıpa olması gerektiği"ni söylemekle herkesin idealinde olan durumu ifade etmiş. Yoksa sanmıyorum ki ekonominin iktidarın serbest tasarrufu doğrultusunda seçime yönelsin. Uzun vadeli olması gereken strateji hedefini işaret etmiştir.

İşin aslı kar için her şey veya çıkar için her yol mübah felsefesinin hakim olduğu kapitalizmin oyunlarından korunmak için reel üretim sektörünün kuvvetli olması gerekiyor. Her halükarda gayrimenkul demirbaş yatırımları sanallaşamazlar. Aksi halde kendinden de ödünler vererek kapitalist odakların yapmayacağı senaryo yoktur.

Sosyo ekonomik problemler kriz halinde globalleşirse toplumsallığı gereği çığ gibi giderek yıkarak büyür, ve tabii ortamında dağılarak etkisizleşirken orman yangınları da genel bir yayılış gösterince önünde durmak veya durdurmak mümkün değildir. Ancak tabii engellerde sonlanır. O nedenle toplumsal yönü olan ekonomik kriz genel yayılışında engel tanımayacaktır.

Yıkıcılığı azaltmak için yapınızın sağlam ve tedbirlerin zamanında ve etkinliğinde olmalıdır. Ondan sonra etkisizleşmesi halinde hamt etmek sırası geldi demektir.

İlgili blog: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=134276

 
Toplam blog
: 376
: 1841
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara