- Kategori
- Seçim
“Gökçek gidecek, sol gelecek.”

Özgür ansiklopedide sol: “Politikada, sol-kanat, siyasal sol veya sol; iyileştirme arayan veya varolan sosyal hiyerarşiyi (insanlar arasındaki sosyal yapıdan kaynaklanan üstünlük) kaldırmak isteyen ve zenginliğin ve imtiyazların eşit dağılımını destekleyen politik harekete karşılık gelen terimdir. Terim ilk olarak, Fransız devrimi sonrasında kurulan meclisteki oturma düzeninden esinlenilerek oluşturulmuştur.” şeklinde açıklanıyor.
Gerçek böyle iken Türkiye’de sol, emperyal güçlerin yönlendirmesiyle sağ siyasetçiler tarafından çok farklı biçimlerde anlatıldı ve halkın bilinçaltında korkunç bir ucube yaratıldı.
Bu gün bile sol denilince pek çok kişinin bilincaltında;
“Solcuların dini, imanı kıttır. Onlar oruç tutmazlar, namaz kılmazlar.
Uzun saçlıdırlar, favorileri uzun ve L şeklindedir. L Lenin demektir.
Bütün solcular teröristtir.
Komünistlerde namus kavramı yoktur. Şapkanı asar girersin.
Sol demek yokluk, kıtlık, karne demektir.” algısı yatmaktadır.
Solun eksikliği kendini doğru tanımlayarak ve uygun bir dille halka anlatarak bu algıyı yıkamayışıdır. Konuları sistem yaklaşımı içinde dile getiremeyişidir.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında doğrudur ülkemizde kıtlık yaşanmıştır. Ama o yıllarda dünyada savaş nedeniyle milyonlarca insan sadece aç kalmamış, ölmüştür. Bir çok devlet yıkılmış, işgale uğramıştır. Türkiye savaşın dışında kalmayı başarabilmeseydi muhtemelen işgal edilecekti.
Olayın bu yönü üzerinde hemen hiç durulmadı ve o dönem sadece karne ile anılan bir dönem haline getirildi sağ siyasetçilerce.
Rahmetli Ecevit’e de halk arasında “kıtlık kuşu” derlerdi. O da emperyal güçlere rağmen Kıbrıs’a çıkartma yapmış, Afyon ve tütün ekim alanlarınının daraltılması istemi karşısında Türk köylüsünün hak ve çıkarlarını korumaya kalkışmıştı. “Sen misin bunu yapan?” Bir anda şeker, yağ, mazot kuyruğu başlayıvermişti ülkede.
Şimdilerde geçmişte yaratılan bu ucubeden yeniden yarar umuluyor. Başbakan her fırsatta İnönü dömemindeki karneleri hatırlatıyor.
Ankara’daki bilbooartlarda “Gökçek gidecek, sol gelecek.” sloganlarına yer verenlerin amaçları da benzer olsa gerek. Karayalçın “bilbooartlarda yazılanların bizimle ilgisi yok.” dediğine göre. Acaba onca parayı ödeyerek bu işi kim yaptırmış olabilir?
Sakın Melih Gökçek ve yandaşları olmasın. Ankara halkına ölüm gösterilerek sıtmaya razı edilmeye çalışılmasın. Nede olsa “iktidar için her yol mübahtır.” felsefesine inanıyorlar.