​ "Gri" güzeldir / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

"Gri" güzeldir

"Gri" güzeldir
 

Beğenilerini çerçeve içine koyan insanlar vardır. O çerçeve dışındakiler, isterse dünyanın 7. harikası olsun, ya da “ağzıyla kuş tutsun” dönüp bakmazlar. Beğenmedikleri de aynı anlayışla, başka bir “karakutu” içindedir. Böylesi insanlar için, siyah ve beyaz vardır bu dünyada, gri yoktur..İnsan , şehir, ülke, eşya, politik görüş...ya beyazdır ya da siyah.

Beyaz ve siyah da yerine göre saflarını almalılar..Örneğin, dürüstlük her zaman beyazdır, şiddet her zaman siyah...Bana göre gri olmak, uyumlu olmak anlamına geliyor. Yani olaya, çevreye, insana bakış açımız esnek olmalı .....

Çok mükemmel dediğimiz bir insanın da zaman zaman hatalarını gözlemleyebiliyoruz. Buna karşın, geçimsiz, kötü alışkanlıkları olan birinin de öyle güzel bir davranışına rastlıyoruz ki öteki huylarını anında örtüveriyor.

Karşımızdaki kişiyi hiç sevmeyebiliriz. “yıldızımız barışık değildir” onunla...Ama, onu dinlerken doğru bulduğumuz fikirlerini sırf onu sevmediğimiz için dinlemek istememek bizim katı görüşlülüğümüzün sonucudur. Ülkemizde sağ-sol kavramlarının ortaya çıkmasından bu yana futbol takımı tutar gibi, parti tutar insanlarımız.Oysa her iki zıt görüşten de, beyazlar da var karalar da...

Ülkemizin din haritasını çıkaranlar, türban takanların, takmayanların oranlarını saptamışlar. Her ikisi de yüzde kırk civarında. Ama ilginç olan; başını örttüğü halde, namaz kılmayan hatta inançsız kadınların olması. Bunun yanı sıra, başını örtmediği halde namaz kılan, Kur’an okuyan inançlı kadınların varlığı. İşte grilik....Başını örten Müslüman, örtmeyen cehennemlik diye düşünen toptancı düşünceye sahip insanlar, umarım bu anket üzerinde biraz düşünürler.

Geleneklerimize bağlı olmak; kültürümüzü yaşatmak, bireyler arasındaki ilişkileri sağlamlaştırmak adına, olumlu bir yaşam biçimidir. Ama modern dünyanın getirdiği, uymak zorunda kaldığımız koşullar, geleneklerimize harfiyen uymamıza engelleyebiliyor.

Güncel olması nedeniyle bayram tatillerini örnek vermek istiyorum.Bir aile düşünün, karı-koca çalışıyor. Çocuklar küçük. Ve ailelerinin bulunduğu şehirlerden uzakta yaşıyorlar. Bayram günlerinde, çekirdek aile olarak evlerinde dinlenmek veya başka bir şehre geziye gitmek fikrinde olmaları doğaldır. Aileleri, ille de “bizim yanımızda olmalısınız bayramda” diye mi diretmeli. Yoksa “onları özledim ama bırakalım dinlensinler” şeklinde mi düşünmeliler. O aileler ki işlerine geldiği zaman modern dünyanın nimetlerinden olabildiğince yararlanırlar. Ama kendi keyifleri öyle istiyor diye; bayramı anne-baba yanında geçirmek beyaz, kendi evlerinde olmaları siyahtır onlar için.

Kuşak çatışmaları diye adlandırılan olay, genelde her iki tarafında empati yapmamasından kaynaklanıyor. Gençler de haklarını savunurken, görevlerini pas geçmemeliler diye düşünüyorum.

Yukarıda örnek verdiğim olayda, gençler, anne babadan ayrı geçirmeyi planladıkları bayram dolayısıyla “biz böyle uygun gördük” diye kestirip atmaları da uygun değil kanımca. Yıllık izinlerinde birlikte olacaklarını söyleyip, telefonla da olsa gönül almalı, griyi tercih etmelidirler...

Yaşamımızın her döneminde, her anında, esnek olmalıyız. Bir insanın, bir görüşün, bir nesnenin tamamıyla “tu- kaka” olamayacağı gibi, kusursuz olmama olasılığını da düşünmeliyiz derim.

Kendimize yanılma payı bırakmalıyız her zaman. Çirkinlikler, yanlışlar hatta hatalar içinde de doğrular, güzellikler bulabiliriz .

Beyazlarımız, siyahlarımızla birlikte grilerimiz de olsun.Böyle olursa hem dost sayımız fazlalaşır, hem de hayatla daha uyum içinde oluruz.

Selamlarımla...

 
Toplam blog
: 307
: 1382
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..