- Kategori
- Felsefe
“İnce düşünen insanlar hep inciniyor “

“ İnce düşünen insanlar hep inciniyor “
İnce düşünmenin yerine alternatif çözümler aramış insanoğlu. Arayışının sonunda dünyayı ve hayatı çok ciddiye aldıklarını fark etmişler daha hafif düşünmüşler. Bundan dolayı ince düşünmenin edebiyattaki karşılığı hafif ya da derin düşünebilme olarak isimlendirilir. Derin düşünmek için derin bir bakış açısı gereklidir bunu unutmamalı. Bir şairin dediği gibi “çay kaşıkları mesela, kupaların içinde kaybolmayacak uzunlukta olsalar, dünya benim için daha yaşanılır bir yer olurdu “cümlesindeki derin bakış tamamen bir ince zekâ ve ince düşünme olarak örneklendirebilir.
Toplumda derin düşünmenin insana zarar vereceği yönünde yaygın bir inanış vardır. Öyle ki insanlar birbirlerini “ fazla düşünme delirirsin “ , “ fazla derine dalma boğulursun “ gibi sözlerle uyarırlar. Elbette bu, dinden uzak insanların uydurdukları batıl bir düşünceden başka bir şey değildir. İnsanın kaçınması gereken şey düşünmek değil, olumsuz düşünmek, kuruntulara ve vesveselere kapılmaktır.
Düşünme yeteneğimizi geliştirmenin çeşitli yolları vardır. Bunlardan bazıları okumak ve araştırmaktır. Bunlarbile başlı başına yeterlidir ve vergisiolmayan tek kazanç düşünmektir vergisizdir yani bedava ve masrafsız.
Toplum olarak masrafsız her türlü kazancı sever ve isteriz, düşünmekte bunların en başında gelir ve sürekli gelişir. Böylesi bir kazancı reddetmek bence yapılacak en büyük hata olur ki, hata yapmak ve bu hatanın farkına varabilmek bile düşünmektir aslında.
Hata yapmak deyince aklıma gelen bir şiir var;
“Hata yapmafırsatını Âdem’e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda”
Havalar soğudu, ince düşünmeyin, üşütürsünüz diyenlere aldırmadan üşüteceksek düşünerek üşütelim diyerek ve düşünmeden kazananlara tebessüm edip yürümeye devam edelim duası ile eyvallah