Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '12

 
Kategori
Çocuklar ve ilkler
Okunma Sayısı
151
 

“İnsan olma” ihtiyacında olan yeni bir nesil

“İnsan olma” ihtiyacında olan yeni bir nesil
 

Bugün önümüzde ilk defa, içindeki “insanı” keşfetme ve onu geliştirme ihtiyacını taşıyan bir nesil var. Henüz biz bunu anlayamasak da bu neslin çocukları çok özeller çünkü daha önceki nesillerle karşılaştırdığımız zaman görüyoruz ki onlar ilk defa farklı bir arayış içindeler: “insan olma” arayışı. Bugünün çocukları, bu farklı arayışı gerçekleştirebilecek doğal bir yapıya sahipler. Bu sürece içsel olarak hazırlar ve aslında bizim tahminimizden daha olgunlar. Dolayısıyla, onlara çocuklarmış gibi değil de olgun kişilermiş gibi davranmamız, onlarla olan ilişkilerimizi olumlu şekilde etkileyecektir.

Eğer çocuklarımızın kalplerine dokunabilmek, onlarla doğru iletişim içinde olmak istiyorsak, öncelikle onlardan ne kadar farklı olduğumuzun farkına varmalıyız. Onların bizi olduğumuz gibi, değişmeden kabul etmelerini ve bizi sevmelerini beklemek yerine, mümkün olduğunca kendimizi onlara uyumlu kılmak için çaba göstermeliyiz.

Genç nesle baktığımızda gördüğümüz durum oldukça düşündürücü. Onlar her şeye sahipler, fakat buna rağmen hiçbir şey onları tatmin etmiyor. Neden hiçbir şeyden tatmin olmuyorlar? Neden hiçbir şeyle gerçekten ilgilenmiyorlar? Neden uyuşturuculara yöneliyorlar? Çünkü onlar daha önceki nesillerin yaşadığı gibi bir yaşamdan zevk almıyorlar, alamıyorlar. Çünkü onlar daha önceki nesillerin ilgilendiği kavramlarla artık ilgilenmiyorlar. Çünkü onlar gerçek mutluluğu arıyorlar.

Onlar, “insan olma” arayışı içinde oldukları için, yetişkinlerden öğrenecek bir şeyleri varmış gibi hissetmiyorlar. Aslına bakarsanız, “Sabah kalk, okula git, sonra işe git, evlen, çocuk sahibi ol ve her şey yolunda olacak,” diyen insanlardan gerçekten de ne öğrenebilirler ki…?

“Çocuklar küçük, onlar ne biliyor ki? Ne anlıyor ki?” diyebilirsiniz. Ancak asıl dikkate almamız gereken onların bilgileri ya da zekâları değil, ruhlarıdır. Ruhun ise yaşı yoktur.

Genç nesil global bir dünyaya doğdu ve bu global dünyanın arzuları ve koşulları ile gelişmekte. Dolayısıyla, bu neslin çocuklarına artık eski tavırlarla, bildik yöntemlerle yaklaşamayız. Bugünün genç insanı çok daha nitelikli bir eğitime ihtiyaç duyuyor, ancak şu an mevcut olan eğitim sistemi bu kaliteyi sağlayamamakta. Bu nedenle eğitim sisteminin tepeden tırnağa değişmesi gerekmektedir.

Genç neslin eğitimi, günümüzdeki global yapıya uygun şekilde, zorlama olmaksızın ve insanın özüne dair açıklamalar yaparak olmalıdır. Ancak böyle bir yaklaşım başarılı olabilir.

Eğitim, sadece davranış kurallarını öğretmek değildir. Aslında eğitim, yaşamın özüne dair bir açıklama olmalıdır, kişinin kendi kişiliğine, ruhuna ait nitelikleri fark etmesini sağlayacak bir yol olmalıdır.

Mevcut eğitim sistemindeki sorun şudur: Çocuklara insan olmaları için eğitim verilmiyor. Onlara bir takım bilgiler veriliyor, ama kelimenin tam anlamıyla eğitilmiyorlar. “Eğitmek” demek, çocuklara kendileri ile ve başkaları ile nasıl doğru bir şekilde ilişki kuracaklarını, nasıl tam bir insan olacaklarını öğretmek demektir. Ancak, bunun yerine onlara sadece teknik bilgiler veriyoruz ve yaşama dair bir donanım kazanmalarına imkân vermeden onları kendi yollarına yolluyoruz. Hayatlarını nasıl doğru bir şekilde yaşayacaklarını onlara öğretmiyoruz. Bu nedenle de gerçekten mutsuz bir nesille karşı karşıyayız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 422
Kayıt tarihi
: 01.11.11
 
 

Yaşam yolculuğu hepimizi farklı duraklarda indiriyor. Bu duraklara varmak için çeşitli eğitimler ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster