​ "Kürt olduğunu" söyleyen ya da "Kürt olduğunu hisseden" vatandaşlarıma çağrımdır... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
 

"Kürt olduğunu" söyleyen ya da "Kürt olduğunu hisseden" vatandaşlarıma çağrımdır...

"Kürt olduğunu" söyleyen ya da "Kürt olduğunu hisseden" vatandaşlarıma çağrımdır...
 

Bu ülke hepimize yeter; ayrılmaya ve bütünden kopmaya ne gerek var...?


-- "Kürt açılımı",

-- "Demokratik açılım"

-- "Kardeşlik açılımı"

-- "Çözüm süreci"

-- "Etnik kimlik"

-- "Türkiye halkı"

-- "Türklük ve Türkiyelilik"

-- "Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı"

Bu kavramlar altında, özelde Türk ve Kürk insanını ve genelde de tüm Türkiye halkını, "etnik kökeni", "dini", "siyasi" ve "sosyal görüşü" ve "felsefi düşüncesi" ne olursa olsun, bir "birliktelik" ve bir "bütünlük"  içinde yaşaması gerektiğini öne çıkaran çok sayıda blog yazdım...

Şimdi, yukarıda değindiğim gibi, düşüncemin "ana fikrini", "felsefesini" ve "toplumsal özünü" ve "uygulama yöntemini", Kürt vatandaşlarıma ve etnik kökeni farklı diğer insanıma, bir çağrı ile tekrarlıyorum...

-- İster, "Türkiyeli" olduğunuzu,

-- İster, "Türkiyeli Kürt" olduğunuzu,

-- İster, "Kürt kökenli Türkiyeli" olduğunuzu,

-- ister, Türkiyeli "Kürt vatandaşı" olduğunuzu,

-- İster, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı" olduğunuzu,

-- ister, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt" olduğunuzu,

-- İster, "etnik kimliğinizi" söyleyin; isterseniz söylemeyin.

EĞER; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütünlüğünden yanayasınız,

EĞER; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütünlüğünün ve bağımsızlığının simgesi olan bayrağımıza saygılı iseniz,

EĞER; "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak" diyebiliyorsanız,

EĞER; Bu ülkenin devamlılığı ve tüm halkın refahı için canınızı vermeyi kabul ediyorsanız,

EĞER; Size tanınan "kültürel haklarınızı", hukuksal ve siyasal bir zemine" çekip, en fazla "eyalet sistemi"(X) öngören bir idare dışına çıkarak bütünden kopmak istemiyorsanız,

EĞER; Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığını içinize sindirebiliyorsanız,

EĞER; Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi, bu topraklar uğruna can verdiğinizde, etnik köken ayrımcılığı yapmadan aynı şehitliklerde yan yana, koyun koyuna  yatmayı istiyorsanız...

BEN DE SİZLERİ KUCAKLARIM VE SİZLERLE BİRLİKTE YAŞAMAKTAN MUTLU OLURUM...

"VATAN" denen bu topraklar hepimiz yeter; "MİLLET" denen bu birliktelik hepimizi içinde barındırır; "BAYRAK" denen bu simgenin gölgesi, hepimizi serinletir...

cdenizkent

------------------- :

(x) Bu sistemi de şunun için öneriyorum...Altında M. Kemal(ATATÜÜRK)'ün imzası olan 1921 Anayasası "Vilayet Şuraları" idare sistemini kabul etmiştir. Bu anayasanın, 11-12-13 ve 14. maddeleri altında bu sistem ayrıntılı bir şekilde yazılmıştır. Maddelerin genel olarak özeti: "Vali halk tarafından seçilir; manevi şahsiyeti  ve muhtariyeti haizdir". Vilayet Şurası, harici ve dahili siyaset, şer'i, adli ve askeri, beynelmilel iktisadi münasebet dışında, "Evkaf, Maarif ,Sıhhiye, iktisat, Ziraat, Nafia, Muvanetei İçtimaiye işlerinin tanzim ve idaresi Vilayet Şuralarının salahiyeti dahilindedir".

Keşke, yeni yapılacak Anayasa da, bu kadar nitelikli olsa...

Bu arada, şunu da söylemem gerekir; bu anayasa yürürlükte olduğu zaman 1876 Osmanlı Anayasası da yürürlükte idi...1924 Anayasası kabul edildiğinde, hem 1876 Osmanlı Anayasası hem de 1921 Anayasası yürürlükten kaldırıldı.

İki anayasa arasındaki uçurum gibi derin farklılıkları görmek için okuyucularımın, bu iki anayasayı(1921 ve 1924) karşılaştırarak okumalarını öneririm...Türkiye'nin yapılması düşünülen yeni anayasası hakkında görüş ileri sürebilmek için....

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..