- Kategori
- Güncel
"Manevi kardeş"

Gül ailesi Çankaya'da farklı bir imaj sergilemek istiyorlar. Köşk bütçesinin belirgin oranda artırılması, ilk sinyaller olarak algılandı. Ardından, küçük oğullarına "manevi kardeş" haberi gündeme geldi. Yenilerini de bekleyebiliriz.
Toplum, Cumhurbaşkanının kişiliğine ve makamına duyduğu saygıdan dolayı onların yaşam koşullarını iyileştirmede sınır tanımaz. Hele, köşk'e şirin görünmek isteyenler devreye girerler ki; onlar için "yok" yoktur... Böyle durumlarda mütevazi sınırı belirlemek "Gül" ailesinden beklenir.
Dünyada devlet başkanlarının farklı yaşam düzeyleri vardır. Bunların bir kısmı "hanedan" devleti olup, kendilarini "mülk" ün mutlak sahibi gibi görürler. Halkın sefaletine aldırmadan krallar gibi yaşarlar. Bazıları ise ısrarla lüx ve şatafattan kaçınırlar.
Sayın Gül ailesinin, ülkemizin olanaklarına göre örnek bir yaşam tablosu oluşturacaklarına dair kanaatlerimin boşa çıkmamasını umut etmekteyim.
Gelelim "manevi kardeş" konusuna:
Her öneri ilk anda parlaktır... Sonradan bazılarının cilâsı düşer... Böyle bir uygulama gerçekleşirse toplumdan aşağıdakilere benzer sorular gelebilir:
Bunca ilgiye muhtaç çocuk varken, bir tanesi ile vitrin oluşturmak doğru mu?
Erkek oğlunuza, kız kardeş mi, kız arkadaş mı alıyorsunuz?
İleride doğabilacek duygusal ve ailevi sorunları düşündünüz mü?
Böyle bir uygulama (öz çocuğu olmayan) Atatürk'ten sonra tekrarlandı mı?
Hiç çocuğu olmayan Cumhurbaşkanlarının böyle bir şey düşünmemeleri değerlendirildi mi?
Bayan Gül (SHÇEK) ile ilgilenip, tüm kimsesiz çocuklarımızın manevi annesi olamazlar mı?
Diğer çocuklar, Köşk'e yerleştirilen şanslı kızımızı kıskanmazlar mı?
Girişimler tasarlanırken, Köşk' ün toplum gözünde örnek olma niteliği gözetiliyor mu?
Bireysel iyileştirmelerin, reklâm ve gösterişi aşamıyacağı dikkate alınıyor mu?
Köşk'ün tüm imajı ile, öncelikle güncel sorunları kucaklayıcı özelliği öne çıkarılıyor mu?
Toplum, Cumhurbaşkanının kişiliğine ve makamına duyduğu saygıdan dolayı onların yaşam koşullarını iyileştirmede sınır tanımaz. Hele, köşk'e şirin görünmek isteyenler devreye girerler ki; onlar için "yok" yoktur... Böyle durumlarda mütevazi sınırı belirlemek "Gül" ailesinden beklenir.
Dünyada devlet başkanlarının farklı yaşam düzeyleri vardır. Bunların bir kısmı "hanedan" devleti olup, kendilarini "mülk" ün mutlak sahibi gibi görürler. Halkın sefaletine aldırmadan krallar gibi yaşarlar. Bazıları ise ısrarla lüx ve şatafattan kaçınırlar.
Sayın Gül ailesinin, ülkemizin olanaklarına göre örnek bir yaşam tablosu oluşturacaklarına dair kanaatlerimin boşa çıkmamasını umut etmekteyim.
Gelelim "manevi kardeş" konusuna:
Her öneri ilk anda parlaktır... Sonradan bazılarının cilâsı düşer... Böyle bir uygulama gerçekleşirse toplumdan aşağıdakilere benzer sorular gelebilir:
Bunca ilgiye muhtaç çocuk varken, bir tanesi ile vitrin oluşturmak doğru mu?
Erkek oğlunuza, kız kardeş mi, kız arkadaş mı alıyorsunuz?
İleride doğabilacek duygusal ve ailevi sorunları düşündünüz mü?
Böyle bir uygulama (öz çocuğu olmayan) Atatürk'ten sonra tekrarlandı mı?
Hiç çocuğu olmayan Cumhurbaşkanlarının böyle bir şey düşünmemeleri değerlendirildi mi?
Bayan Gül (SHÇEK) ile ilgilenip, tüm kimsesiz çocuklarımızın manevi annesi olamazlar mı?
Diğer çocuklar, Köşk'e yerleştirilen şanslı kızımızı kıskanmazlar mı?
Girişimler tasarlanırken, Köşk' ün toplum gözünde örnek olma niteliği gözetiliyor mu?
Bireysel iyileştirmelerin, reklâm ve gösterişi aşamıyacağı dikkate alınıyor mu?
Köşk'ün tüm imajı ile, öncelikle güncel sorunları kucaklayıcı özelliği öne çıkarılıyor mu?