​ (MİM) Modamod yazmakla başladı herşey! / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '09

 
Kategori
Blog
 

(MİM) Modamod yazmakla başladı herşey!

(MİM) Modamod yazmakla başladı herşey!
 

Saltanat kayığındaki blog yazarı


Sevgili Beenmaya arkadaşımın beni mimlemesi ile blogda ilk yazımı yazdığım günün heyecanını bir kez daha yeniden yaşadım ve bu ilk yazımı sizlerle yeniden paylaşmayı seçtim. O zaman beni hiç kimse tanımıyordu ve bu yazıma yorum yapanların sayısı çok azdı. Bugün MB dostlarımın sayısı çok ve bir çoğu ile yakın, samimi ve paylaşımcı beraberlikler yaşıyorum. Tasarım atölyemi ziyaret eden arkadaşlarım Beenmaya, Güher Karslı, Osman Tinkir, Sema Şener, Neşe Evrim, Sema Çürük, Ruksan İldan ve Necip Köni ile sanat ve kültür paylaşımlarım oldu. Düzenlenen etkinliklerde o kadar güzel insanlar tanıdım ki, blog yazmanın yazmaktan daha güzeli bu paylaşımlar oldu benim için. Şimdi daha baştan üç as’ımı belirterek (İlyas Bayram, Ali Nail ve Mehmet Eren) ve mimleyerek blogdaki ilk yazımı sizlerin görüşlerine sunuyorum.

‘’ Milliyet blogda bu ilk yazım. Çok heyecanlıyım. Yazı yazmak için önce ne gerekli diye çevreme bakıyorum ve dikiş iğneleri, toplu iğneler, mezura, makas, kalıplar, mulajlar, dikiş makinaları, overlok, ütü masası, kumaşlar, iplikler bana bakıyor. Haydi yaz. Madem çok istedin. İşini de aşkla yaptığını söylüyorsun. Haydi yaz bakalım. Üstelik yazmak için burada kalem de gerekmiyor. Otur bilgisayarın başına bas klavyenin tuşlarına ve modamod olarak modayı her şeyiyle ve kendi bakış açınla yansıt. Bundan daha kolay ne olabilir ki.

Siz öyle zannedin ah benim saf arkadaşlarım. Bu başka bir şey. İnanın bana, şu an modayı tasarlamak, yazmaktan daha kolay geliyor bana.

Biliyorsunuz; önce zevkime göre çizim yapıyorum. Ve daha sonra kalıp ve mulajları hazırlıyorum. Kumaşı seçtikten sonra oturup bir güzel kesiyorum. Dikiş makinam ve overlok benim bu kestiğim kumaşları harika dikiyor. Diktiklerimi bazen kendi üzerimde bazen de bana gelen 38 beden arkadaşlarımın üzerinde prova ediyorum. En sonunda ilik ve düğme işlerini bitirdikten sonra askıya asıyor ve zevkle orta kahvemi içiyorum; ama yazı yazmak bu kadar kolay mı? Binlerce blog yazarının karşısına çıkıp ‘’hey, bakın ben de yazıyorum’’ demek her babayiğit kadının harcı mı? Şimdi göreceksin başına gelecekleri. Ordan buradan gelen yorumları, şu eksik, şu fazla, şu nedir, bu nedir? Aklın karışacak. Oysa ne güzel dikiyordun 14 yaşından bu yana sessiz sedasız, müzik gibi geliyordu dikiş makinasının sesi. Ünlü bir modacı olma hayaliyle daha hızlı basıyordun dikiş makinasının pedalına ve bir anda ortaya çıkıyordu elbiseler.

Hiç ünlü bir yazar olmayı düşlemiş miydim? An ve an tek düşlediğim moda dünyasının o kırmızı halılı ve ışıltılı gecelerinden birinde moda oskarını almaktı. Ve dünyanın ünlü modacılarıyla kahve içmekti. Şimdi otur yaz bakalım, sana bunun için kim kahve ısmarlayacak. İnsanın kendine ettiğini hiç kimse edemezmiş. Ve bunu sen istediğine göre bu yaz sıcaklarında ne yazayım diye bol bol terleyeceksin. Neyse artık moral bozmayı bırak, blog yazarlarına ilk ‘’hoşbulduk’’ yazısını tamamlamaya bak. Editörlerin seni bekliyor. ‘’Hımmm. Bu yeni üye ne yazmış bakalım. Alsak mı, almasak mı?’’ Ne zor sınav bu. Ama her şeyin bir ilki vardır. Bir iki yazıdan sonra ben de kendimi Tolstoy gibi hissetmeye başlarım. Yaşamak zaten bu değil midir; monoton giden hayatına birden adrenali yükselten bir olay getirirsin ve beden kimyan değişir. Yaşamın keyifli yanı da bu değil mi? Oh be.. İlk yazıda ne yazsam derken yazının sonuna gelmişim bile. Şimdi blog yazarlarını selamla bakayım. ‘’Hoşbuldukkk’’

 
Toplam blog
: 54
: 1526
Kayıt tarihi
: 21.06.07
 
 

23.05.1974 İstanbul doğumluyum. Mediha Yener Moda Okulu'ndan stilistlik ve modelistlik sertifikaları..