- Kategori
- Siyaset
'Onur-Gurur' meselesi

Nereden başlasak?
Onur ve gurur nedir, neye benzer?
Daha çok nerelerde, kimlerde bulunur, pahalı mıdır?
Eskiden, en vahimi ayak altına alınabilen 'onur-gurur' ikilisinin
şimdi de satılabilen 'oy' versiyonlu modeli mi çıktı?
Çıktıysa bu modeli en çok kimler kullanır?
Her ne pahasına olursa olsun, 'onurlu ve gururlu' olup 'oy'unu satmayanların veya
yine 'onurlu ve gururlu' olduğunu söylediği halde,
'oy'unu satmak mecburiyetinde bırakılanların yüzde hesabıyla oranı kaçtır?
Hep merak etmişimdir; acaba şimdiye kadar böyle bir araştırma yapılmış mıdır?
Ya da böyle bir araştırmanın yapılması mümkün müdür?
Mümkünse kriterleri nelerdir, nasıl tespit edilir, belirlenir?
Erdoğan, "Neymiş; kömür, un, cumhuriyet altını dağıtıyor, varoşları istismarediyormuşuz...
Bu millet bir çuvalkömüre, bir çuval una oyunu satmayacak kadar onurludur, gururludur"
Erdoğan'a muhalif olanlar ise, "Devlet' in olanaklarını 'oy'a dönüştürme çabasındalar, bunun yarışı içindeler. El açmaktan utanmayan yeni bir kitle oluştu"
Çok kısaca bunları diyorlar.
Bu iki karşı görüşün, yukarıda bahsettiğim 'onur-gurur' hesabıyla gerçekten bir ilişkisi olabilir mi?
İlişki varsa, bahsettiğim araştırmaya katkısı olur mu?
Mesela; bir çuval un ne kadar 'gurur' yapar? 'Onur'lu bir cumhuriyet altını ile on torba kömür alınabilir mi?
Beş kiloluk un alınınca geriye ne kadar 'onur-gurur' kalır?
Gıda yardımı 'onur' hesabından mı, 'gurur' hesabından mı düşülür?
Doğalgazla ısınanların 'onur-gurur'u işe yaramaz mı? (Onlara da fert başına birer battaniye dağıtılamaz mı?)
Teslimatlarda, "oyunu kime vereceksin?" sorusu; 'onur-gurur' gereği midir, değilse neden sorulur?
Yardım almayan, alamayanlarda 'onur-gurur' problemi mi vardır?
Başkasının 'onur ve gurur'una talip olmak, satın almaya kalkışmak ne anlama gelir,
insan 'onur' ve 'gurur'unun pazara çıkartılmasına yardımcı olmanın amacı ne olabilir?
Havuz problemleri bir, yüzde hesapları iki, 'oy' hesapları üç,
oldum olası bunlara aklım ermemiştir.
Biraz da saflık eklenince böyle oluyor insan(!)
Baksanıza; yazının hemen her cümlesi sorudan, soru işaretinden geçilmez oldu.
"Sormak değil, öğrenmemek ayıp"
Bağışlayın lütfen...