Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
753
 

"Onursal" Mertebeli Sabih Kanadoğlu!

"Onursal" Mertebeli Sabih Kanadoğlu!
 

Birilerinin nazariyetinde ilaha bürünenler, kamuoyu karşısına çıktıklarında, etmiş oldukları iki kelam lafla, o ilahi olma mertebesinin dibine doğru kulaç atmaya başlarlar. İşte böyle birisi oldu Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu benim nazarı itibarımda.

Aracımın ön koltuğuna oturup, keyifle direksiyon çevirirken, açmış olduğum radyodan o ne söylediği belli olmaz ifadeleri ile Sabih Kanadoğu sesi yankılanıyordu zihnimde. “Ne konuşuyor, ne söylüyor?” diye merakıma mazhar olmuşken, karşısındaki ince, naif, kendine güvenen ve net tavır ve anlatımları ile ciddi bir akademisyen olduğu belli zat, Sabih Kanadoğlu’na hukuk dersi veriyordu.

Kim olaki bu genç sesli, güvenli ve ciddi bir akdemiysen olduğu her kelimesinden belli olan muhterem?

Programın sunucusu Balçiçek Pamir’di ama nedense Balçiçek Hanım, bir türlü o ciddi kıvamdaki hukukçunun adını söylemiyordu ve o ciddi hukukçu, bir eğitimci edası ile Sabih Kanadoğlu’nu o duvardan alıp, öbür duvara çarpıyordu.

En sonunda adını lütfen söyleyiverdi Balçiçek Hanım bu genç hukukçunun. Tabi Balçiçek Pamir’e sitem etmiyorum, program başladıktan sonra açmıştım radyomu. Osman Can’dı bu isim ve o radyoda hukuk üzerine etmiş olduğu laflarla, gönlümde taht kurmayı başarmıştı Osman Can. Sabih Kanadoğlu tık nefes dinlemek zorunda kalıyordu bu hukukçuyu, çünkü bu hukukçu, hiçbir şeyi kafasından atmıyordu, hiçbir şeyi uydurmuyordu ve söylediği her kelimenin arkasında durduğunu her defasında ifade ediyordu. Batık, yamuk ve çarpık, çurpuk vaziyetteki hukuk sistemimiz içerisinde bir yudum su misali kalmış olan bu hukukçulara sahip çıkmak pek tabiki evladır.

Hukuku, adalet kavramının dışına taşımak olası değildir ama, o hukuku devleti korumak adına dizayn etmeye kalkarsanız ki, bizim bu husus ve hadiselerde elimize mümkün mertebe su dökülmemiştir ve halen bir darbe anayasası ile yönetilmek durumunda kalmışız ve o darbe anayasası, bireyi arkalara gönderirken, tek mutlak gücün devlet olduğunu zihinlere öyle veya böyle çakmıştır. O çakma sürecinin yapı taşlarını döşeyen Sabih Kanadoğlu örneğindeki hukukçular sayesinde, hukukun hak ve adalet şiarları, yerini devletin keyfiyetinin kutsanmasına bırakmıştır. Ve işte günler geçmiş, o günün biri geldiğinde Sabih Kanadoğlu örneğindeki hukukçular, Osman Can misali hukukçuların karşısında diz çökmek durumunda kalmıştır. Çünkü hukuk hukuktur ve keyfiyetinize göre o hukuku eğip bükmeye kalkarsanız, vatanınıza ve o vatan üzerinde yaşayan bireylere en büyük ihaneti yaparsınız. Nitekim o hukuku, eğip bükmekte beis görmeyen memleketin asli varisleri, farkında olmadan ve farkında olarak vatanlarına en feci düzeyde zarar verenler mertebesine ulaşmıştır.

Velmar Anayasası üzerine çıkan tartışmada Osman Can, Sabih Kanadoğlu’na son yumruğunu şu sözlerle vurmuştu.

“Siz, Velmar Anayasasının hiçbir maddesini bilmiyorsunuz Sayın Kanadoğlu, siz Velmar Anayasasının hiçbir maddesini bilmediğiniz gibi siz Velmar Anayasasının ne olduğunuda bilmiyorsunuz.”

“Onursal”

mertebeye ulaştırılmış olan bir hukukçu için, genç bir akademisyenin bu lafları yenilir vede yutulur cinsten değildi ama maalesef Sabih Kanadoğlu temelsiz söylemlerinin karşılığını bu şekilde almak durumundaydı ve Osman Can gereğini yapmıştı.

Tabi benim derdim Osman Can’ı anlatmak değildi. Bir süreden beri izlemek durumunda kaldığım Sabih Kanadoğlu’ydu benim derdim. Geçtiğimiz ay “Siyaset Meydanı” programınında konuğuydu Sabih Kanadoğlu. Karşısında son derece güçlü iki isim vardı. Prof. Doğu Ergil ve Prof. Mithat Sancar. Bu iki akademisyen karşısındada benzer bir duruma düşmüştü Sabih Kanadoğlu. Hukuk adına söyleyebildiği tek bir kelimeye dahi şahid olamamıştım gecenin o yarısında. Gerek Doğu Ergil ve gerekse Mithat Sancar, adeta hukuk dersleri veriyorlardı. Sabih Kanadoğlu henüz yeni okula başlayan öğrenci misali, bu iki değerli hukuk adamı karşısında, hukukun, insan haklarının, adaletin ve devletin en olması gerektiğini dair söylemleri tık nefes dinliyordu. Koca program boyunca dikkatimi çeker oldu, memleket sınırları içerisinde hangi vasıfları öne çıkartılarak, kendisine “Onursal” ünvanlı bir paye biçilmiştir Sabih Kanadoğlu’nun, doğrusu anlamakta zorlanmadım dersem yalan olur.

İşte bu bağlamda, Sabih Kanadoğlu ve türevleri hukuk adamlarının, hukukun altından girip, üstünden çıkarak, bir memleketin gidişatına nasıl yön verdiklerini ve bu hukuk adamlarının laflarını kendilerine rehber edinen siyasetçilerin, memleketi nasıl bir akıbete doğru sürüklediklerini görünce hicap duymadığımı söylersem yalan olur.


Türkiye rahat bir nefesmi almak istiyor? İşte o zaman yapılması gereken en yalın davranış biçimi, Sabih Kanadoğlu ve türevleri hukukçuların rehberiyatından kendimizi kurtarmaktır.

Aksi halde gün yüzü göremeyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Nihat Yıldız Bey, Sabih Kanadoğlu'nun söylediği ve / veya yapmış olduğu hangi şey (lütfen 1 tane belirtiniz) sizi ve ülkemizi rahatsız etti. Lütfen gerekçeleri ile belirtiniz. Tşk. ler....

arif dolgun 
 10.02.2010 11:16
Cevap :
Sayın Doğan 367 gibi bir hukuk zorlaması kimin eseridir acaba? Ya son yapmış olduğu yine temelsiz çıkışı, “Anayasayı AKP tek başına yapamaz” vecizesi. Oysa Kanadoğlu gibiler 1982 Darbe Anayasasını savunurken % 47 oy almış olan AKP’nin neden Anayasa yapmasına karşı çıkarlar? Ciddi bir çelişki değil midir? Bunlar ilk akla gelenler ama bence daha net olarak Kanadoğlu ile ilgili bir takım fikirlerin sahibi olmak istiyorsanı Siyaset Meydanındaki tartışmanın videosunu izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.  11.02.2010 6:44
 

Size yakıştıramadım diyemem.Ancak Onursal başkan Sabih Kanadoğlu hakkındaki fikirlerini Tayyip Erdoğan ile paylaşsa idin daha iyi olurdu.Hukuğu devlete bırakan siz,nasıl oluyorda devletin varlığından söz edebiliyorsunuz?Kaldımı?Sizce iktidar gerçekten Hak,Hukuk,Adaleti devletin idaresine bıraktığınımı söylemek istiyorsunuz.BİRAZ AYIP OLMUYORMU?

Orhan Nehir 
 10.02.2010 11:13
Cevap :
Bana yakıştırdığınıza göre Orhan Bey daha önce neler yazdığımı takip etmişsiniz. En nihayetinde Kanadoğlu benim nazarımda hukukçu kimliği sorgulanan bir isimdir. Çünkü devletmi, adaletmşi sorusuna verdiği yanıt Kanadoğlu'nun hukukçu kimliğinin sorgulanması için yeterli bir nedendir.  20.02.2010 7:42
 

Bahse konu bloğunuzla alakalı bir programda M.Ali Birad'a konuk olmuşlardı. "Onursal" payeli Hukukçumuz ve Sayın Doç.Dr. Osman CAN ve ne mutlu ki, ben o programı seyretttim. Ve bir dönemin (kapanması gereken, hatta kapanmasının geç kaldığı) nasıl kapandığına şahitlik ettim. Hep derler ya! Partilerde "Liderlere Biat" geleneği var ve bu bitmelidir diye... Bunu savunan belli bir zümrenin aynı zamanda "Onursal"a biat edilmesi gerektiğini de dile getirirler... Ben ise; sorgusuz, süalsiz ne "Lider"lere biat edelim, ne de "Onursal" payeli "Hukukçu"lara biat edelim diyorum. Doğru neyse Hak neyse o savunulmalı doğurusunu savunmaktayım... İşte Sevgili Ülkemin durumu; Sevgili Ülkem'de ne demokrasi var, ne de demokrasi esamesi, olsa olsa bunun adı "Yargı Erk"idir. Ve nihayet, Yargı Erki sonlanmak üzeredir. Eşitlik, sadece eşitler arasında geçerlidir diyen sözde hukukçuları kınıyorum. Ve bu düşüncelerimi dile getirmeme vesile olduğunuz için size teşekkür ediyorum... Sağlıcakla Kalınız...

Yorum Dükkanı 
 10.02.2010 10:37
Cevap :
Sayın Yorum Dükkânı yapmış olduğunuz değerli yorumunuzla yazıma sağlamış olduğunuz katkıdan dolayı teşekkür ederim. Aynı düşünceleri paylaşmakta olduğumuzu görmekteyim. Zira Türkiye'nin en ciddi sorunu olan yargı erkinin vesayeti vesayetin bir kanadını oluşturması ülkeyi ciddi sorunlarla karşı karşıya getirdi. Sizinde dediğiniz gibi bu erk yıkılma sürecine girmiştir.  20.02.2010 7:45
 

Benim de duygularımı dile getirdiğiniz için size, sizin yazınız aracılığı ile de şişirilmiş hukukçuların gerçek yüzlerini afişe eden gerçek hukukçularımıza teşekkür ederim. Selam ve saygılar.

akar 
 10.02.2010 10:34
Cevap :
Rica ederim Sayın Akar. Yorumunuz ile yapmış olduğunu katkıdan dolayı bende size teşekkür ederim.  11.02.2010 6:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1138
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster