- Kategori
- Basın Yayın / Medya
"Şehide sansür" ne demek?

Hükümet Hakkari’deki son saldırı olaylarıyla ilgili haberlere yayın yasağı getirdi. Bazı Basın kuruluşlarının sansür olarak nitelediği olay, bilinçsiz öfkenin kuralsız olarak yayılmasına engel olması açısından genelde normal karşılandı.
Sansür… Bu zamanda kulağa hiç de hoş gelmeyen bir kelime… Bazı şeylere niye yasak konur ki? Çocuğumuzun oynamak en doğal hakkıyken, niye onu istediği kadar oyundan mahrum ederiz?
Hasta da olsa bir insanın canının istediğini yemesi içmesi en doğal hakkı değil mi? Niye aklı başında koca insanların istediği gibi hareket etmesini engelleriz?
Yasaklar elbette bilinçsizce ve mantıksızca, bir dayanağı olmadan, keyfi bir iradenin ürünüyse, bunu kabullenmek elbette mümkün değil. Ama normal şartlarda, yasak diye bir kavram vardır ve yeri geldiğinde uygulanır. Hele insanlar kendi yaptıkları hataların farkına varmazlar ve sınır çizmeyi bilmezlerse…
Ben Roj TV’de yayınlanan rehin askerlerimizin görüntüsünü yayınlamayı ülke için faydalı bir gazetecilik hareketi olarak görmüyorum. Ben bir kısım askerlerimizi şehit eden, bir kısmını rehin alan PKK’nın Türk ordusundan daha güçlüymüş gibi gösterilmesine sebep olan haberlerin verilmesini de yararlı bulmuyorum.
Hele bilinçsizce sokağa dökülüp “teröre lânet” adı altında, neredeyse başka bir terör yaratmaya yönelik gösterileri de doğru bulmuyorum ve bunun karşı karşıya kaldığımız problemin çözümüne katkıdan çok engel olacak bir kaos yaratabileceğinden de endişe ediyorum.
Güneş gazetesi haberi “Şehide sansür” başlığıyla vermiş. Bu kısıtlamayı böyle algılayan kaç vatandaş var merak ediyorum.
Ne yazık ki Cumhuriyet gazetesinin “Sansüre sığındılar” manşeti, hem iç siyasete yönelik, hem de bir suçlama niteliğinde… Sığınan kim, bu tespiti yapıp söyleyen kim? Hani teröre karşı el birliği, ülkü birliği, güç birliği içindeydik? O zaman bu gruplaşmanın anlamı ne?
Sürmanşette “F-16’lar o sabah vurdu” başlığıyla sınır ötesine uçaklarımızın bomba yağdırdığını bildiren Akşam gazetesi “Kahreden fotoğraflar” manşeti altıda, PKK’nın rehin aldığı askerlerimizin resmini de yayınladı.
Bugün gazetesi uğurlanan şehit cenazelerinin ardından “Unutmayacağız” derken, Hürriyet gazetesi terörü lanetleyen kalabalıkların fotoğrafının üstüne “Tek millet, yek vücut” manşetini attı. Milliyet gazetesinin temennisine ise katılmamak mümkün değildi: “Bu son olsun.”
Posta gazetesi, “Elveda şehidim” diyerek Türk milletinin duygularına tercüman olurken, Star gazetesi “Güle güle Mehmedim” diyor, böyle büyük bir acı karşısında milletin olgunluğunu Yeni Şafak gazetesi “Büyük metanet” olarak adlandırıyordu…
*****
Türkiye bir taraftan siyasi platformda soğukkanlılıkla neler yapılabileceği konusunda görüşmelerini sürdürürken, bir taraftan da Hakkari’deki olayın detaylarını aydınlatmaya çalışıyor.
Sabah gazetesinin “Hedefteki katil” manşetiyle verdiği habere göre, olayı planlayanlar ve gerçekleştirenler birer birer tespit edilip gereken istihbaratlar yapılıyor.
Radikal gazetesindeki “Irak’tan somut altı talep” başlıklı haberde, Türkiye’nin Irak’a, terör örgütünün topraklarınızı kullanmasını önleyin, lojistik desteği kesin, faaliyetlerini durdurun, hareket alanını kısıtlayın, liderlerini tutuklayıp Türkiye’ye iade edin, PKK kamplarını kapatın, şeklinde son sözünü söylediği belirtiliyor.
Türkiye gazetesinde cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Tanriklere kapılmayın” uyarısı var.
Bush’un “Siz durun, biz vuralım” önerisini sürmanşetten veren Vatan gazetesi, ABD’ye tanınan 72 saatlik sürenin de bu akşam dolduğunu hatırlatmış.
Bu arada Hürriyet gazetesinde ilginç bir üst başlık var. Yapılacak bir operasyonda ABD’nin kendi askerinin ve peşmergelerin zarar görmesinden korktuğu belirtilerek, Türkiye’nin “Teröristi göster, dostunu vurmayalım” dediğine dikkat çekiliyor.
*****
Spor basınında Fenerbahçe’nin güzel bir oyunla PSV karşısında dik durması ve son 25 dakika 10 kişi kalmasına rağmen galibiyete yakın olan taraf olması ile ilgili haberler var.
Fanatik “No problem” manşetli haberinde İngiliz hakemin Deivid’i oyun dışı bırakmasıyla Fener’i yıkamadığını anlatıyor.
Fotospor maçın kilit adamı Carlos’u ön planda göstererek haberi “Tamamdır abi” başlığıyla vermiş.
İngiliz hakemin kararlarını eleştiren ve galibiyetimize engel olduğunu düşünen Fotospor ise 0-0’lık sonucu, “Yolumuza Webb lalesi çıktı” şeklinde değerlendirmiş.
*****
Bugünlük de bu kadar. Yarın yeniden birlikte olabilmek umuduyla…