​ "Türk milleti zekidir, çalışkandır" / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

"Türk milleti zekidir, çalışkandır"

Atatürk, yüce Türk Milletini nitelendirirken “Türk Milleti zekidir, çalışkandır…” demişti. Ancak ne konuda “Zeki” ve ne konuda “Çalışkan” olduğumuzu söylemedi. O öyle düşünüyordu ki, Türk Milleti her konuda “Zeki” ve “Çalışkan” olmalıydı.

“Şans Nedir?” başlığını taşıyan yazımda da belirttiğim gibi “Görme” yeteneği çok önemli. Fırsat önünüze geldiğinde “Görme” yeteneğinizi kullanamazsanız “Şansınızı” da yitirmiş olursunuz…

Elbette ki “Görme” yeteneğine sahip olmak, beyin fonksiyonlarının da sağlıklı çalışması ile mümkündür.

Eğer beyin fonksiyonlarınız sağlıklı çalışıyorsa, elbette ki “zeki” sayılır ve üzerine de “Çalışkan”lık yeteneğini eklerseniz, başarıyı da yakalamış olursunuz…

Geçenlerde e-posta adresime 13 adet resim atmışlar. Muhtemeldir ki bu e-posta sizlerden bazılarına da gelmiştir. Böylesi resimler “Yurdum insanı” başlığı altında teknolojinin de katkısıyla hemen herkese ulaşılıyor…

Gelen resimlerin içinde o kadar enteresan olanları var ki, gülme ve ağlamayı aynı anda yaşıyor ve Türk milletinin “Zekâ”sına hayran(!) kalıyorsunuz…

Ben burada resimleri de vermek isterdim ama beceremedim... O nedenle canlandırmanızı veya size de geldiyse hatırlamanızı rica ederim.

Bunlardan birisi, adam aracının arka camına koca harflerle, neredeyse camı kapatacak, “November Paşalı” yazmış…

Şimdi bu “Zekâ” değil de nedir?

Bir diğeri de kart adres (Kartvizit) bastırmış.

Büyük harflerle “Biyonik amele – İlyas” yazıyor ve yaptığı işleri de alt alta sıralıyor.

"BAHÇE BELLEME-HARFİYAT İŞLERİ-EŞYA TAŞIMA-YAZLIK SİTE BEKLEME İŞLERİ EKONOMİK ŞEKİLDE YAPILIR- 24 SAAT HİZMET"

Bunda da hem “Zekâ” var hem de “Çalışkanlık” emaresi…

Bir başka resim Trabzon ilinde çekilmiş... Adam evinin kapsına zil butonu koymuş ama zil butonları kapının dışında değil de içinde. Kapıya vardınız zili çalacaksınız ama butona basmak ve zili çalmak için önce ev sahibinin kapıyı açması gerekiyor.

Adam belli ki ekonomik yönden sıkıntı içinde kalmış. Paraya ihtiyacı var ama satacak nesi var ki? O da gazeteye ilan vermiş “Sahibinden takma diş. 2. el temiz.”

Belediye başkanı, umumi helânın duvarına bir duyuru asmış. Çok ilginç olan duyuruda şöyle diyor: “Lütfen pantolonunuzun fermuarını veya düğmelerini tuvalet içinde açıp kapatın- Başkan”

Adam, banka hesabından çek kesmiş. Rakamla 500.000.000 yazdıktan sonra çekin yazı ile bölümüne “Eski beşyüz milyon” yazmış ve imzalamış…

Adam evinde “Şu çılgın Türkler” kitabını okuyor. O sırada biri çağırmış olmalı ki, kitapta okuduğu yeri kaybetmemek için arasına, ayağından çıkardığı terliği koymuş.

Tuvaletin içine iki tane tuvalet taşı konulmuş. Ancak arasında her hangi ayıracak duvar veya pano yok. İki kişi yan yana oturup def-i hacet edecekler. Hiçbir mahzuru yok anlaşılan…

Tabi bu anlattıklarımın resmini görmek inanın daha etkili. Ben anlatmakla yetindim.

Bunların hepsi bence, pratik zekânın ürünleri…

İlle ve lakin…

Bu “Zekâ” ve “Çalışkanlık” göstergeleri ile Atatürk’ün “Türk milleti zekidir, çalışkandır” tanımlaması ile uyuşmuyor.

Bunda “Zekâ”nın bazı hallerde “Pratik çözüm” yöntemlerini olarak görebiliriz. Oysa Atatürk, milletini “Zeki ve çalışkan” olarak görürken, ülkesine yapacağı hizmetler ile geleceğe ait olumlu adımlar atabileceklerden söz diyor olmalı.

İşte bize bugün gerek olan “Zekâ” ve “Çalışkanlık” nitelikleri de bu…

27 ŞUBAT 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..